Geçmişin Öfkesi
İsmim Ares Cruse, eskilerden herkes beni bilir, fakat kimse geçmişimi bilmez. Yüksek sicilden dolayı uzun zaman underground takılmak zorunda kaldım.. Zamanın da Skimask ve Totti'nin bulunduğu motosiklet çetesini tek ailem olarak görüyordum, ailem için her şeyi yaptım, onları ayakta tutmaya çalıştım, fakat Vice şehrinin ayakta güçlü durmayanı dizlerinin üzerine çöktürmesi gibi bir huyu vardır. Bu kötü huy beni ailemden ayıran tek neden olmuştu. Ailemi kaybettikten sonra içim de yanan ateşi söndürmek için vice sokakların da aracım ile terör estirmeye başlamıştım, bir süre sonra şehirdeki herkes adımı duymaya başlamıştı. İlk başlarda bu serseri hayatı yaşamak hoşuma gidiyordu, hem şehir de bir saygınlığa sahiptim, hem de gerçekten kafamı boşalta biliyordum. Fakat bir süre sonra anladım ki kaybettiğim ailemin yerini başka bir şeyle doldurmaya çalışıyordum... Gün geçtikce ailemi kaybetmenin acısı öfkeye dönüşmeye başlamıştı, o boşluğu bir türlü dolduramıyor, kendime hâkim olamıyordum. Bu süreçte hayatımın bir çoğu metal parmaklıklar arkasında geçmişti, artık polis departmanın da bana ayrılmış bir köşeye sahiptim, ne kadar trajikomik... İlk defa aranma kaydım yokken sokaklarda aracım ile geziyordum, ardından bir siren sesi duydum ve arkamda bir polis aracı gördüm, polis megafondan "Ares, sağa çok yoksa kötü olacak." tarzında bir cümle kurdu, şaşırmıştım. Ardından sağa çektim ve bekledim, aracın içerisinden bir teğmen indi ve bana doğru yürüdü, araçtan inmemi söyledi. Araçtan indikten sonra yapılı vücudu ile beni tek hamlede araca yasladı ve bileklerime kelepçe geçirdi, bir suçum olmadığı için sakinliğimi korudum ve konuşmama hakkımı kullandım, teğmen aracını departmanın garajına çekti, beni araçtan indirdi ve duvara yasladı, o an sakinliğimi korumaya çalıştım. Teğmenin o sözlerini asla unutmayacağım. "Bak Ares, senin serseriliğinden bıktım, eğer bir daha suçlu veya suçsuz karşıma çıkarsan seni içerden çıkarmam, bu da tanrıya sözümdür." İşte, şehirden kaybolana kadar yaşadığım olayların bir kısmı bunlar, şimdi asıl konuya gelelim Number "9" Cruse. 16.07.2021 tarihinde tekrardan sokaklara döndüm, bu sefer amacım terör estirmek değil, o boşluğu dolduracak, kendime güçlü bir ekip kurmaktı. Claimer ve Alvera benimle beraberlerdi, kardeşlerimide yanıma alarak "aile" diyebileceğim bir ekip kurmaya başladım. Yüksek sicilimden dolayı çok fazla sokaklarda aktif olamazdım, bu sebepten dolayı bana göre bu dünyadaki en zeki kadın olan Bianca'ya ihtiyacım vardı. Bianca'yı ikna etmem üzerine kendisini Vice şehrine getirebilmeyi başardım. Önceden her ne kadar duygusal bir ilişkimiz olsa da sonradan arkadaş kalmayı başarabilmiştik. Number "9" Cruse ekibi için en çok ona ihtiyacım vardı, tam bir lider yeteneğine ve üst seviye zekaya sahip bir kadındı, ekibin genel işleyiş sorumlusu Bianca olacaktı. Underground takıldığım zamanlar Kojiro Kobayashi ile tanışma fırsatım olmuştu, kendisi ile kısa bir zamanda yakınlaştık. Mekaniker ve motosiklet yarışı anlamında gerçekten tecrübeliydi, kendisini ikna etmem sonucu ekibin yarış ve mekaniker sorumlusu olmuştu. Bu değerli insanlar, ekibin yapıtaşı olacaktı... Bir insan katiliyle fotoğraf çekinir mi? İşte biz böyle sevdik! |
 |