Bu Chapter1, genel olarak 9 ay önce yaşanan olayları, Urosevic yapılanmasının Vice şehrine yeniden dönüş sürecini anlatmaktadır. Chapter2: ise zamanla Centilmenler Masası'ndaki (hood onaylı) konumuna yükselişini ve savaşların devamını konu almaktadır.CHAPTER:1
Mijat Urosevic, Sırbistan'dan Vice şehrine geldiğinde dengeli ve kontrollü bir siyaset yürütüyordu. Gece kulüpleri, toz trafiği ve şehirde dönen yasa dışı ticaret ağlarını kontrol altına almak isterken, aynı zamanda Vice içerisindeki aktif ticareti kendi yapılanmasının eline geçirmeyi hedefliyordu. Şehre ilk adım attığı andan itibaren ekibinin durumunun da farkındaydı. İhanetler, zayıflayan bağlar, Sırbistan'daki düzenin burada işlememesi ve menfaat üzerine kurulu dostluklar... Vice şehri, alışık olduğu düzenden çok farklıydı. Mijat ise bu şehrin güven değil, güç üzerine kurulduğunu kısa sürede anlamıştı.
Daha sonrasında şehirdeki toz trafiğini kontrol altında tutan Alman Krakouer yapılanması ile karşı karşıya gelmeleri kaçınılmaz hale geldi. İki taraf arasında başlayan gerginlik kısa sürede düşmanlığa dönüştü.
Krakouer yapılanması, bir gece Mijat'ın Las Colinas'daki evine gelerek açık şekilde rest çekti. Yapılan konuşmada, Urosevic ekibinin toz trafiğindeki yerini kabul etmesi gerektiğini söylediler. Ancak bu teklif bir ortaklıktan çok, onları kendi ticaret ağlarında ayakçı olarak kullanma girişimiydi.
Mijat ise Vice şehrine boyun eğmek için değil, düzen kurmak için geldiğini biliyordu. Bu görüşmenin ardından iki taraf arasındaki sessiz savaş resmen başlamış oldu.
Ardından Mijat Urosevic, kendi ekibi içerisindeki düzensizliğin, kontrolsüz aksiyon isteğinin ve en önemlisi yaklaşan ihanetlerin farkındaydı. Vice şehri, sadakatin uzun sürmediği bir yerdi ve Mijat bunu herkesten iyi biliyordu.
Finans işlerini emanet ettiği ve yıllardır güvendiği isimlerden biri olan Lara ise, ekibin içerisindeki en büyük kırılma noktası olacaktı. Mijat'ın para akışını, bağlantılarını ve ticaret düzenini bilen Lara, zamanla Alman Krakouer yapılanmasıyla temas kurmaya başladı. Almanların amacı yalnızca ticareti ele geçirmek değil, aynı zamanda Urosevic yapılanmasının içine sızarak içeriden çökertmekti.
Ve beklenen ihanet gerçekleşti.
Lara, Mijat'ı satarak taraf değiştirdi. Gücün yanında olmayı seçmişti. Urosevic ekibine ait bilgileri Almanlara aktarmasıyla birlikte şehirdeki dengeler tamamen değişmeye başladı. Bu haberi alan Mijat adeta öfkeye boğuldu. Yıllardır aynı masaya oturduğu, güvendiği birinin kendisini arkadan vurması kabul edilemezdi. O gece tek bir şey yaptı.
Lara'ya bir mesaj gönderdi.
Ve beklenen gün sonunda gelmişti.
Mijat Urosevic, Vice bulvarındaki en güvendiği adamlardan biri olan Zlatan'ı görevlendirdi. Mijat'ın tek bir isteği vardı: Sessiz, temiz ve iz bırakmayan bir son. Artık bu mesele yalnızca bir ihanet değil, Urosevic soyadına atılmış açık bir darbeydi. Mijat günler boyunca bütün planlamayı kendi yaptı. Lara'nın hareketleri izlendi, Almanlarla olan bağlantıları tek tek öğrenildi ve doğru an beklendi.
O gece Lara, Alman bulvarında Zlatan tarafından kıstırıldı. Ne siren sesi duyuldu ne de etrafta karmaşa çıktı. Her şey birkaç dakika içerisinde sona ermişti. Vice şehrinde bir kişi daha tarafını seçmenin bedelini ödemiş oldu. -Lara'nın ölümü yalnızca bir infaz değildi. Bu, Mijat Urosevic'in şehirde hâlâ kontrolü elinde tuttuğunu gösteren açık bir mesajdı.
Zlatan işi kusursuz şekilde halletmişti. Ortada ne tanık vardı ne de doğrudan bir iz. Ancak Almanlar, bu işin arkasında Sırp hattının olduğunu anlamakta zorlanmadı.
Beklendiği gibi şehirdeki tansiyon daha da yükseldi. Almanlar ve Sırplar arasında açık bir savaş başlamasa da, iki taraf sessiz ve tehlikeli bir sakinlik dönemine girdi. Sokaklarda her şey normal görünüyordu fakat arka planda bütün ticaret neredeyse tamamen durmuştu. Urosevic hattı bu süreçte faaliyetlerini geri planda yürütmeye başladı. Garajlar, tamirhaneler ve küçük işletmeler üzerinden bağlantılarını koruyarak güç kaybetmemeye çalışıyorlardı. Mijat, görünürde geri çekilmiş gibi dursa da şehir içerisindeki kontrolünü kaybetmek istemiyordu. Almanlar ise Vice şehrinde eskiden varlık göstermiş, fakat uzun süre ortalıkta görünmeyen Yahudi yapılanmasıyla yeniden temas kurmaya başlamıştı. Bu ittifakın şehirdeki dengeleri tamamen değiştireceği konuşuluyordu.

Urosevic takımı, Sırbistan'daki yetimler ve evsiz çocuklar adına büyük bir yardım gecesi düzenledi. Vice şehrindeki birçok ekip geceye katılım sağladı. Masalar dolmuş, bağışlar yapılmış ve uzun süredir ilk kez şehirde kısa süreli de olsa sakin bir atmosfer oluşmuştu.
Fakat gecede dikkat çeken bir detay vardı.
Yahudi yapılanması geceye katılmış olmasına rağmen hiçbir yardımda bulunmadı. Sadece masada oturup çevreyi izlediler ve kısa süre sonra mekândan ayrıldılar. Bu durum Mijat'ın gözünden kaçmadı. İnsanların çıkarları için aynı masaya oturup, iş fedakârlığa geldiğinde geri çekilmelerini bir kez daha görmüş oldu.
Ertesi gün şehirde ipler yeniden gerildi.
Zlatan, doğrudan Yahudilerin mekanına giderek açık bir şekilde yüz bin papel haraç talep etti. Mesaj netti: Eğer ödeme yapılmazsa, sokakların kana bulanacağı söylendi. Mekânın başındaki Abraham ise sakinliğini koruyarak, İsrail'de bir okul açtırdığını ve elindeki fonun büyük kısmını bu işe harcadığını söyledi. Bu yüzden istenilen parayı vermeyeceğini açıkça belli etti. Yapılan görüşmenin ardından taraflar arasında gerilim daha da arttı. Vice sokaklarında artık herkes aynı şeyi konuşuyordu: Haraçlar, ihanetler ve yaklaşan kanlı hesaplaşma.
Ve Mijat'ın beklediği yüz bin dolar hâlâ gelmemişti. Yayınlarda Yahudi hattındaki kişiler, Mijat'ın yardımsever olmadığını öne çıkararak kendilerini daha çok ön plana çıkarıyor, özellikle açtıklarını söyledikleri yetimhane üzerinden sürekli propaganda yapıyorlardı.
Zlatan ise ekibini toplayıp istenen miktarı almak için harekete geçti ancak girişimi sonuçsuz kaldı; parayı temin edemeden geri dönmek zorunda kaldı.
Zlatan, istediği miktarı alamayınca Sırp hattına doğru yola çıktı. Ancak yol üzerinde Almanlar tarafından sıkıştırıldı ve kısa sürede yakalanarak kendi mekânlarına götürüldü.
Almanlar, Yahudilerin uzun zamandır yapmak istediği şeyi çoktan gerçekleştirmişti. Mijat'ın ekibinde üst konumda bulunan bir adam, Almanların mekânında tutuluyordu.
Kısa süre sonra Almanlardan Yahudilere bir telefon açıldı ve mekânlarına gelerek onlara bir "hediye" vereceklerini söylediler. Mijat ise tüm bu yaşananlardan henüz haberdar değildi, ancak içten içe büyük bir endişe hissediyordu.
Ardından Zlatan'ı Yahudiler ve Almanlar darp edip tehdit ettiler, ardından Mijat'ın bulvarına bıraktılar.
Zlatan'ın bu halini gören Mijat Urosevic, öfkesine hâkim olamadı. Durumu ekibine aktarıp derhal hazırlık yapılmasını istedi. Rakip gruba unutulmayacak bir ders vermek için planların hızla devreye sokulacağını, herkesin pozisyonunu alması gerektiğini sert bir dille vurguladı.

Zlatan:
Mijat Urosevic bizzat operasyonun başındaydı. İlk hedef olarak rakip organizasyonun araç ticareti yaptığı şüpheli noktalar belirlendi. Ekipler koordineli şekilde bölgeye ilerledi ve planlı bir baskın başlatıldı. Tüm hareketler disiplin içinde yürütülürken, uzun namlularla galerileri mermi kurşunlarına dizildi.
Ardından Abraham'ın Kültür Cafe'de bulunduğu ve ekibinin de bölgede olduğu bilgisi Mijat'a ulaştı. Durumu değerlendiren Mijat, operasyonun yönünü bu noktaya çevirdi. Sırp hattından iki araç hızla bölgeye sevk edildi. Ekipler, hedef bölgeye ulaşarak planlı bir müdahale için pozisyon aldı ve operasyonu başlattı. Abraham uzun namlularla mermi yağmuruna tutuldu.
Devamı Chapter:2