İçeriğe geç

erwin calloway

+42 119 yanıt 8,440 görüntülenme Açan fudoin ·
OOC · Oyuncu fudoin
Game AdminDestekçiVIP+Lead AdminVCPD
İleti
3,834
Karakter
3
2019'dan beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
9.695 sa
Başarım
23/36
Yetenek
110/110
Roleplayer

OOC · Oyuncu fudoin
Game AdminDestekçiVIP+Lead AdminVCPD
İleti
3,834
Karakter
3
2019'dan beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
9.695 sa
Başarım
23/36
Yetenek
110/110
Roleplayer


OOC · Oyuncu fudoin
Game AdminDestekçiVIP+Lead AdminVCPD
İleti
3,834
Karakter
3
2019'dan beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
9.695 sa
Başarım
23/36
Yetenek
110/110
Roleplayer






OOC · Oyuncu · Çevrimiçi gilgeous
ModeratorHelperVCPD
V3 dönemi oyuncusu2026 Yılbaşında Oyundaydı
İleti
2,413
Karakter
3
2020'den beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
3.593 sa
Başarım
10/36
Yetenek
22/110
Roleplayer

OOC · Oyuncu el conquistador
OyuncuYasaklı
V3 dönemi oyuncusu2025 Yılbaşında Oyundaydı
İleti
365
Karakter
0
2023'ten beri şehirde
IC · Karakter Onaylı karakteri yok
bir ara rol yapmalıyız

OOC · Oyuncu fudoin
Game AdminDestekçiVIP+Lead AdminVCPD
İleti
3,834
Karakter
3
2019'dan beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
9.695 sa
Başarım
23/36
Yetenek
110/110
Roleplayer


OOC · Oyuncu fudoin
Game AdminDestekçiVIP+Lead AdminVCPD
İleti
3,834
Karakter
3
2019'dan beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
9.695 sa
Başarım
23/36
Yetenek
110/110
Roleplayer
27 EYLÜL 2025 — AYNADAKİ ADAM

Yağmurun ince damlaları Vice şehrinin dar sokaklarına usulca vururken, şehir loş bir neon ışığında nefes alıyordu. Barların tabelaları yanıp sönüyor, sokak lambalarının altında su birikintileri kıpırdanıyordu. Bu şehir, herkesin kendine ait bir günahı olduğu dev bir mezarlıktı. Erwin Calloway'in günahları ise, aynadaki yabancının yüzüne kazınmıştı.

Evin kapısını kapattığında sessizlik üzerine çöktü. Yalnızlık, kalın bir duvar gibi sardı etrafını. Ağır adımlarla banyoya girdi. Işığı açtığında yüzüne vuran soğuk beyaz ışık, onu olduğundan da yaşlı gösteriyordu. Aynanın karşısında dikildi, dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme belirdi. Fakat bu gülümseme acıyla çatladı. Çünkü karşısında gördüğü kişi kendisi değildi. Aynada duran o adam, yalanların, cinayetlerin ve kayıpların toplamıydı. Millhouse'un ölümü, Juvente'nin kanı, sokaklara gömülen onlarca sır... Hepsi bu yüzü şekillendirmişti. Lavabonun kenarında duran Millhouse'un fotoğrafına göz attı. Fotoğrafın kenarları yıpranmış, rengi solmuştu. O karede hâlâ gülümseyen bir dost vardı. Erwin, tabancasını çıkardı; soğuk metalin ağırlığı ellerini uyuşturdu. Çenesinin altına dayadı, aynadaki o yabancıyla göz göze geldi. "Sen kimsin?" diye fısıldadı. Dudakları titredi, nefesi kesildi. Tetiğe yaklaşan parmağı, sanki taş kesildi. Ama çekemedi. Cesareti değil, korkusu ağır bastı. Sessiz bir iniltiyle silahı lavabonun üstüne bıraktı ve başını öne eğerek derin derin nefes aldı.

Yatak odasına geçtiğinde ışık loştu, odada tek düzenli şey yatağın üstüne serilmiş koyu renkli battaniyeydi. Ceketini çıkarıp kenara bıraktı, iş telefonunu kapattı. Şahsi telefonunu eline alırken parmakları titriyordu. G. Kennedy ile olan şifreli sohbetine girdi. Son mesajlara göz gezdirdi; kelimeler sertti, emir doluydu. Bir süre ekrana baktıktan sonra başını iki elinin arasına aldı. Düşünceler beynini kemiriyordu. Tam o sırada ekrana bankadan yeni bir bildirim düştü. Gözlerini kısmışken masanın üzerinde duran şarap şişesine uzandı. Bardakta kalan son kırmızı şarabı doldurdu. Soğuk cam dudaklarına değdiğinde, boğazından geçen acı tat içini yaktı. Sanki içtiği şarap değil, içini kemiren pişmanlıktı.

Telefonunun ekranında bir başka fotoğraf belirdi: kız kardeşiyle kemoterapiye gitmeden önce çektikleri bir kare. Onun gülümseyen yüzünü görünce, dudaklarının kenarında belli belirsiz bir tebessüm belirdi. Ama kısa sürdü. Fotoğrafı usulca kapattı, sessizliğe gömüldü. Aynanın önünde toparlandı, ceketini giydi. Yorgun bakışlarını toparlayıp yüzüne bir maske taktı. Çünkü Vice şehrinde, erkek ancak yapması gerekenleri yaptıktan sonra istediği adam olabilirdi.

Ve Erwin Calloway, kendi istediği adamı çoktan kaybetmişti.




OOC · Oyuncu fudoin
Game AdminDestekçiVIP+Lead AdminVCPD
İleti
3,834
Karakter
3
2019'dan beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
9.695 sa
Başarım
23/36
Yetenek
110/110
Roleplayer

OOC · Oyuncu Hasmımyaşamaz
OyuncuYasaklı
İleti
513
Karakter
0
2024'ten beri şehirde
IC · Karakter Onaylı karakteri yok
Alıntı yapılan: Scealten - 27.09.2025 04:56
27 EYLÜL 2025 — AYNADAKİ ADAM

Yağmurun ince damlaları Vice şehrinin dar sokaklarına usulca vururken, şehir loş bir neon ışığında nefes alıyordu. Barların tabelaları yanıp sönüyor, sokak lambalarının altında su birikintileri kıpırdanıyordu. Bu şehir, herkesin kendine ait bir günahı olduğu dev bir mezarlıktı. Erwin Calloway'in günahları ise, aynadaki yabancının yüzüne kazınmıştı.

Evin kapısını kapattığında sessizlik üzerine çöktü. Yalnızlık, kalın bir duvar gibi sardı etrafını. Ağır adımlarla banyoya girdi. Işığı açtığında yüzüne vuran soğuk beyaz ışık, onu olduğundan da yaşlı gösteriyordu. Aynanın karşısında dikildi, dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme belirdi. Fakat bu gülümseme acıyla çatladı. Çünkü karşısında gördüğü kişi kendisi değildi. Aynada duran o adam, yalanların, cinayetlerin ve kayıpların toplamıydı. Millhouse'un ölümü, Juvente'nin kanı, sokaklara gömülen onlarca sır... Hepsi bu yüzü şekillendirmişti. Lavabonun kenarında duran Millhouse'un fotoğrafına göz attı. Fotoğrafın kenarları yıpranmış, rengi solmuştu. O karede hâlâ gülümseyen bir dost vardı. Erwin, tabancasını çıkardı; soğuk metalin ağırlığı ellerini uyuşturdu. Çenesinin altına dayadı, aynadaki o yabancıyla göz göze geldi. "Sen kimsin?" diye fısıldadı. Dudakları titredi, nefesi kesildi. Tetiğe yaklaşan parmağı, sanki taş kesildi. Ama çekemedi. Cesareti değil, korkusu ağır bastı. Sessiz bir iniltiyle silahı lavabonun üstüne bıraktı ve başını öne eğerek derin derin nefes aldı.

Yatak odasına geçtiğinde ışık loştu, odada tek düzenli şey yatağın üstüne serilmiş koyu renkli battaniyeydi. Ceketini çıkarıp kenara bıraktı, iş telefonunu kapattı. Şahsi telefonunu eline alırken parmakları titriyordu. G. Kennedy ile olan şifreli sohbetine girdi. Son mesajlara göz gezdirdi; kelimeler sertti, emir doluydu. Bir süre ekrana baktıktan sonra başını iki elinin arasına aldı. Düşünceler beynini kemiriyordu. Tam o sırada ekrana bankadan yeni bir bildirim düştü. Gözlerini kısmışken masanın üzerinde duran şarap şişesine uzandı. Bardakta kalan son kırmızı şarabı doldurdu. Soğuk cam dudaklarına değdiğinde, boğazından geçen acı tat içini yaktı. Sanki içtiği şarap değil, içini kemiren pişmanlıktı.

Telefonunun ekranında bir başka fotoğraf belirdi: kız kardeşiyle kemoterapiye gitmeden önce çektikleri bir kare. Onun gülümseyen yüzünü görünce, dudaklarının kenarında belli belirsiz bir tebessüm belirdi. Ama kısa sürdü. Fotoğrafı usulca kapattı, sessizliğe gömüldü. Aynanın önünde toparlandı, ceketini giydi. Yorgun bakışlarını toparlayıp yüzüne bir maske taktı. Çünkü Vice şehrinde, erkek ancak yapması gerekenleri yaptıktan sonra istediği adam olabilirdi.

Ve Erwin Calloway, kendi istediği adamı çoktan kaybetmişti.




Sen beni bul

OOC · Oyuncu fudoin
Game AdminDestekçiVIP+Lead AdminVCPD
İleti
3,834
Karakter
3
2019'dan beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
9.695 sa
Başarım
23/36
Yetenek
110/110
Roleplayer