İçeriğe geç

| Julya & Irina Yalenchka |

+55 869 yanıt 24,425 görüntülenme Açan BiA ·

/// Yalnız IC mesajlar Yalnız görselli ve [ic] mesajlar, karakter adıyla. OOC konuşmalar gizli.

Julya YalenchkaBiA
#0 · 4 yıl önce


Julya & Irina Yalenchka - PART |1| - BAŞLANGIÇ

Tarihler 29.07.1994'ü gösterdiğinde gece saatlerinde dünyaya gözlerini açan Julya Yalenchka, ailenin tek kız çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Babası Sawa Yalenchka sıfırdan kurduğu ve inşasına kadar yer aldığı Yalenchka M&D şirketinde kurucu pozisyonunda yer almıştır. Babası uzun yıllar sonucu tek hayali olan modacılık şirketini faaliyete geçirmesi ile birlikte, açılışı ile beraber problemler getirmesi ailenin huzurunun kaçmasına neden olacaktır. Sawa uzun yıllar sonucu hayalini kurduğu şirketi artık yavaş yavaş büyütmek ve ekonomik anlamda daha rahat olabilmek adına her Çarşamba şansına güvenen ve bunu paraya dönüştürmek isteyen Sawa bir kumarhane gecesi baskına uğrayacağından haberi dahi yoktu. SWAT ekipleri kumarhaneyi bastıktan hemen sonrasında masada bulunan bütün paraları çantasına yükleyerek kaçmayı tercih etmiş ve oracık da yakalanmıştır. Julya henüz 6 yaşındayken babasının parmaklıkların arkasında olduğunu dahi bilmiyordu. Annesi Irina Yalenchka bu durumdan haberdi; aslına bakarsanız Sawa'yı ihbar edende oydu. Nasıl? Neden? Irina çok uzun zamandır Sawa'nın kumarhane gecelerinde hayatının büyük bir vaktini geçirdiğini çok iyi biliyordu, saatler 04:21'i gösterdiğinde Sawa daha yeni eve adımını atıyor, sabah 10:30'da işe gidiyor ve daha sonrasında gününün çoğunluğunu kumarhanede geçiriyordu. Sawa evine her ne kadar gizli bir şekilde ve fark ettirmeden gelmeye çalışsa da Irina her şeyi biliyordu. Hayatında duymadığı yalan kalmamış, kocasına karşı olan nefreti ve onu bu aileye tek bağlayan şeyin Julya olduğu gerçekleri değiştirmiyor. Sawa, Julya doğduktan sonra paragöz bir insan olduğu ve hiçbir şeye gözü doymayan bir adam haline gelmişti. Irina bu durumdan çok rahatsız oluyordu, haklıydı da. Irina o kadar akıllı ve uyanık bir kadındı ki olan biten her şeyden haberdardı. Sawa'da bir o kadar saf ve yardımsever bir adamdı. Irina'nın bu kadar uyanık olduğu ve günün birinde kendisini ihbar edeceğini dahi düşünmüyordu.Düşünmezdi de. Julya 13 yaşına henüz adım basmışken babasının ortalıkta olmaması onu hayal kırıklılığına sürüklüyordu. Babasını henüz 6 yaşındayken parmaklıklar arasına göndermiş ve toplam 7 yıl boyunca doğum gününde dahi görememiş olması bir kız çocuğunun yaşayacağı en büyük acılardan birisi. Annesi Irıina, Julya'ya hem anne, hem baba olması ile birlikte maddi, manevi her türlü desteği kızından yana kullanmıştır. Sawa 2007 senesinde parmaklıkların arkasından, önüne geçmiş ve daha rahat ve sakin bir yaşam sürmek üzerine yemin etmiştir. Yalenchka ailesinde başrol olmadan da her daim bir joker oyuncu vardır. O joker işte Irina'ydı. Sawa bu hikayede bir süre sonra devamlılığını bitirmiş, hapishaneden çıkması ile birlikte eline bir adet mektup ulaşmıştır. Mektubun içerisinde:  Uzun zaman oldu, Sawa. Günün birinde severek evlendiğim, kendimden dahi daha çok sevdiğim bir adamı ihbar edeceğim aklıma dahi gelmemişti. Evet, o gecenin sorumlusu bendim. Ben ihbar ettim. Ve asıl garip tarafta bundan hiç pişman olmamamdı Sawa. Seni her daim sevdim, her şeye rağmen. Beni aldatmalarına rağmen. Bunların hiç birine karşı gelmedim, çünkü seni ne kadar sevdiğim tarif dahi edilemezdi. Fakat söz konusu kızımız, Julya olana kadar. Kızımızın geleceği ile oynaman senin suçundu, kızımızın senin yolundan gitmesini; şeref duygusu olmayan bir kişiye "baba" demesini istemiyordum. Kendinden başka hiç kimseyi, beni hatta kızımızı dahi düşünmüyordun. Ve hiç bir zaman düşünmedin de. Her ayrılığın güzel bir sonu vardır fakat bizimkisi pek öyle olmuyor görünüşe bakılırsa, kızımdan ve benden uzak dur. Kızımızın her yaş gününde "anne, babam gelecek mi?" demesinden artık hoşlanmıyorum, beni hayal kırıklılığına sürüklüyor. Fakat artık onunda gerçekler ile yüzleşmesi lazım. Biz seni hafızamızdan sildik, sen de bizleri silsen iyi olur. Bir daha görüşmemek adına. Hoşca kal.



Julya & Irina Yalenchka - PART |1| - AYRILIK


Mektubu okuması ile birlikte göz yaşlarına boğulan Sawa'nın hikayesi bir nevi burada sonlanmıştı bile. Ne de olsa boyundan büyük işlere bulaşılmaması gerektiğinin dersini çok iyi almıştı. Artık o bir suçluydu, her ne kadar bir cinayet işlemese de. Irina ve Sawa'nın boşanmasının ardından uzun bir zaman geçmiş ve Julya artık genç bir kız olması ile birlikte babasının yolundan gitmeyeceğine dair annesine karşı yemin etmiştir. Annesi ondan pek emin bir sözle "sana güveniyorum kızım, kendimden bile çok güveniyorum, beni hayal kırıklılığına uğratmayacağını da çok iyi biliyorum." Babasının yokluğuna alışmıştı artık Julya, öyle de olması gerekiyordu. Eğitim hayatını başarılı ile tamamlayan Julya, Radyo ve Televizyon bölümünden yüksek lisans yaparak eğitim hayatını burada sonlandırmıştır. Doğduğu ülke olan Rusya'da pek fazla basın hayali kuramayan Julya sırasıyla pek çok ülke gezmiş ve her birini denemiştir. The Shirohime adında bulunan şirkette stajyer olarak görev almış ve daha sonrasında terfilendirilmesi sonucu şirketin kurucusu Bayan Shirohime'nin şirketi kapatma kararı sonrası çalışanlarını yüzüstü bırakmıştır. Japonya'dan, İngiltere, Çin, Ukrayna, Portekiz, Fransa, Almanya, Belçika ve son durağı olan Amerika'ya uçak bileti alması ile birlikte hayatının daha yeni başlayacağını kim bilebilirdi? Dışarıdan bakıldığında annesi ile pek fazla görüşmüyor olsa da aslına bakarsanız gerçekler bunları göstermiyor. Annesi ve Julya bir nevi birer öz kardeş gibiler. Irina kızına anneliğin ve babalığın yanı sıra bir arkadaş, bir kardeş olabiliyor. Bence bir aileyi asıl güzelleştiren tarafta burası. Sawa'nın yokluğunu dahi hissetmeyen bu ikili günün birinde "kim bilebilir Sawa şimdi ne yapıyordur?" sorusunu soracaklarını dahi düşünmüyorlardı bile. Amerika'nın başkenti Washington'da bir süre bulunmasının ardından annesininde kızı ile birlikte yaşama kararı an itibari ile ikiliyi daha çok birbirine bağlamış ve kördüğüm artık ayrılmaz olmuştur. Julya nereye gitse annesi de orada, bundan şikayet duygusu dahi beslemeyen Julya hayatından epey memnun olması annesini daha da mutlu ediyor. Her ne kadar hikayenin kahramanı eksik olsa bile, aslına bakarsanız hikayenin başrol oyuncusu gibi gözüken kişilerin, başrol olmamaları. Günün birinde kapısına bir zarf bırakılan Julya'nın bundan haberi dahi yoktu. Ta ki zil çalınana kadar. Kapıyı açtıktan sonra zarfı açıp bütün dikkatini yazılanlara vermiş olan Julya, nereden bilebilirdi ki hayatının dönüm noktası olacağını? Teklif Amerika'nın Florida şehrinde yapılanmasını sürdüren ve dünyaca ünlü basın şirketi olan Vice News şirketinin davetini reddedemezdi bile. Julya tek bir saniye düşünmeden teklifi kabul etmesi ile birlikte annesinin yardımı sonucu Florida'ya yerleşmek adına gün içerisinde ki ilk uçak biletini almış ve apar topar Florida'ya uçmuşlardır. Kim bilebilir, belki asıl hikaye burada başlıyor. Florida'ya yerleşme kararında pişmanlık duygusunu dahi beslemeyen bu ikili evlerini dahi tutmuşlardı. Vice News'de stajyer olarak başlayan Julya'nın terfi alması o kadar da uzun sürmemişti, ne de olsa öncesinde dünyaca ünlü Bayan Shirohime ile çalışması bunda önemli pay sahibi olmasını sağlamıştı. Birden fazla kültür gördüğünden ötürü pek fazla yabancılık çekmeyen bu ikili şehre hızlı bir süreçte alışmışlardı. Geldiklerinden bugüne kadar birden fazla önemli dostluklar kazanmıştır. İrına kocasından kalmış şirketinin başına geçebilirdi fakat o bunu yapmadı, sıfırdan kurmak istediği, kendi ayaklarının üzerinde durabileceğini göstermek adına Goldstar adında ve altında birden fazla departmanın bulunduğu bir moda şirketi kurmuş ve faaliyete geçirmiştir. Şirketin asıl departmanları moda ve tasarım olmak üzere yapılanmasını sürdüren Goldstar şirketi önemli şirketler arasında gösteriliyor. CEO pozisyonunda yer alan Julya ve Irina artık bir şirket yönetiyorlardı, şirkette oldukça fazla miktarda çalışan sahibi olan bu ikili, dostlarının da yardımı ile birlikte bu işinde üstesinden geleceklerdi. Florida'da her şey çok güzel ilerliyordu, ta ki Julya bir Rus mafyası ile tanışana kadar. Mafyadan birkaç kişi ile tanışması sonucu şehrin karanlık yüzüne tanıklık etmiş ve burada daha güzel işler başarabileceğini inanıyordu fakat annesine verdiği sözde hiçbir zaman aklından çıkmıyordu. Babasının yolundan gitmeyeceğine dair söz vermiş fakat kendisine hakim olamıyordu. Goldstar Moda ve Goldstar Tasarım şirketlerini yöneten İrına ve Julya parasal anlamda hiç problem yaşamıyordu fakat daha fazla paraya aç olan Julya, Deepweb üzerinden Goldstar.onion şirketini faaliyete geçirmişti. Irina'nın bu durumdan haberdar olmaması ile birlikte hiçbir zaman araştırma duygusuna dahi kapılmamıştı, Irina. Çünkü kızına güveni sonsuzdu. Fakat nereye kadar süreceği bilinmiyordu. Kime ne zaman, ne sözler verilse günün sonunda o sözler havada uçuk gidiyor, Julya ve Irina'nın arasında sözler de öyle oldu. Irina kızı ile birlikte kurduğu ve faaliyete geçirdiği Goldstar şirketi ile meşgulken, Julya hem Vice News, hem de Deepweb'de yer alan Goldstar.onion şirketi ile daha da meşgul. Artık şehrin karanlık yüzüne de şahit olan Julya, günün sonunda mutlu olan taraf olacaktı. Peki ya annesi? Julya'nın gece hayatına düşkün olduğu ve verdiği sözlerden kaçması ile birlikte günün sonunda mutlu olan taraf mı olacakdı? Yoksa üzülen taraf mı? Ya da iki duygu bir arada babasının yolundan mı gidecekti? Bunu zaman gösterecek.



Julya & Irina Yalenchka - PART |2| - YÜZLEŞME


Elbet günün birinde üzülen taraf Julya olacaktı fakat hiçbir kimse bunun var olacağına dair öngörüde bulunamıyordu. En azından öngörmek istemiyordu, yıllar sonrasında Vice News'de destan tarihlerini baştan yazan Julya, genel koordinatör olarak görevini sürdürüyor, bir zamanlar Temple'da ki villalarda yaşayan ve terfinin olumlu getirisiyle birlikte Richman'da ki villalardan bir tanesini satın almış, hayatına huzurlu bir şekilde devam ediyordu; ta ki bir isim ile karşılaşana kadar. Geçmişte sadece bir arkadaştan ibaret olan Caine "Volkov" Blackhand. Bir dönemler sadece iş ortaklığında bulunan bu ikili, gelecekte ne tür darbelere birlikte göğüs geleceklerini, ne tür dayanışmalar da bulunacaklarını hiçbiri dahi bilemezdi. Her şey Henry Dunkirk'in bir dönemler mimarisini kurduğu ve fazlasıyla istikrar ile Vice Şehri sakinleri gözü önüne sunduğu "Yüzde Yüz Vice" programı ile başlamıştı. Yıllar öncesinde aralarında yaşanan bir tür ilişkiden ötürü birbirlerini her daim kollayan ve destekleyen bu ikili; Henry'nin evlenmesi ile birlikte, birlikte yürüttükleri trenin terk olmasıyla arkadaş kalmaya karar vermişlerdi. Henry'nin eşi ile birlikte California'ya yerleşmesi kararı üzerine Julya'ya yapılan bir teklifin de çağırısıydı. Televizyon trendlerinde her vakit bir numarada yer alan "Yüzde Yüz Vice" televizyon programı; Julya'nın önderliğinde devam etmesi ve format değişikliğine gidilmesi konusunda başta Henry olmak üzere, tüm Vice News yönetim kurulu üyeleri de bu duruma razıydı. Her hafta Julya Yalenchka önderliğinde sunulan program, trendlerde ki bir numaralığını koruyordu ancak buzdağının görünmeyen kısmında ki çatlamalara kadar. Her bir bölümde fazlasıyla ismini duyurmuş, potansiyel vaad eden isimleri, marka sahiplerini, şirket sahiplerini konuk bulunduran ve programına eş olabilecek kimlikleri yan koltuğunda barındırıyordu. Bunlardan bir tanesi Caine "Volkov" Blackhand'idi. Her şey bir Cuma akşamı Caine'i aramasıyla başlamıştı aslında. Programına ücretli bir şekilde eşlik edecek olan Caine, birçok kez Yüzde Yüz Vice'a Julya Yalenchka önderliğinde konuk olmuştu, ikilinin arasında sadece iş ortaklığından başka bir şey barınmamasıyla birlikte, zamanın eş doğrultuda akıttığı su ile bu döngü bozulacaktı. Bozuldu da, oysa hiç kimse bunun farkında değildi. Bir kişi hariç. Henry Dunkirk. Her ne kadar eski sevgilisine karşı duyduğu özlem ile birlikte Caine'in çevresini, en yakın dostlarına kadar tanıyordu. Lucifer Pyatrov ile bir dönemler sıkı dostluğunu sürdürmüş, her bir durumdan haberdar olmasına referans olan Lucifer, Henry ile dostluğunu yürütmekte hoşnut kaldığı bilinenler arasındaydı. Oysa ikinci basamağa adım atana kadar. Programlarda birbirlerine sempati besleyen ikili, bundan böyle program arkasında da devamlı vakit geçirmeye başlamışlardı bile. Sabahları birlikte kahve yudumlar, akşamları ise birlikte yemeklerini paylaşırlardı. Devamlı arkadaşlıktan öte bir dostluğa adım atan ikili, asla tahmin edemezlerdi günün birinde evlenip birbirinden çocuk sahibi olacaklarını. Yüzde Yüz Vice 6. bölümü adına hazırlıklarını stüdyo aracı eşliğinde sürdürürken, Huntley marka aracında yayınlarının sunumunu gerçekleştiriyorlardı. Programın ilerleyen dakikalarında bir tür çatışmaya konuk olan Julya ve Caine ikilisi, sürücü koltuğunda Lucifer'ın bulunmasıyla, hayatlarının dönüm noktasının olacağını tahmin edemiyorlardı. Program boyunca dikiz aynasından kontrol sağlayan Lucifer'ın bir nevi olacakları öngörebiliyordu ve kendince bir çeşit plan yaratmıştı bile. Oysa Caine ve Julya'nın bu durumdan haberleri dahi yoktu. Çatışmanın burun kanamaması ile son bulduğu ve sadece Huntley marka aracın kurşun izleri ile delik deşik olması ile belanın ilk adımı son bulmuştu. Güvenliğin departman görevlileri tarafınca şehir içinde sağlanmasıyla birlikte, yayın Julya Yalenchka önderliğinde son bulmuştu. Yayın devamında Vice Social'dan açıklama yapan Vice News ekibi: "Şirketİn Genel Koordinatörü sevgili Julya Yalenchka'nın herhangi bir burun kanaması dahi geçirmediği, departmanlar tarafınca güvence altına alındıkları ve bundan sonra ki yayınlarda maksimum güvenliğin sağlanacağına dair garanti eden bir paylaşım bulunuyordu." Yayın sonrasında üst yönetim kurulunun da Julya'ya desteklerini esirgememesi ile birlikte, polis memurlarına durum ile ilgili rapor vermesiyle gün son bulmuştu. Bundan böyle yaşantısını sürdürdüğü evine teklonojik kameranın takılmasıyla birlikte, Julya şirket ve departman görevlileri tarafınca güvence altına alınmıştı. Oysa sadece şirket güvenliği ve departman görevlileri bu durumda Julya'nın arkasında bir tek onlar yoktu. Caine'in günden güne Julya'ya karşı bir tür sempati beslemesiyle kanı git gide ısınmaya başlamıştı bile. Artık ona karşı bir şeyler hissediyordu fakat her şey onun için platonikti. Caine'in yeraltı işlerini birlikte yürüttüğü "ailesi" olarak benimsediği RONIN ekibinin de bundan böyle Julya'yı aileden biri olarak görmesi gerektiğini ekipte bulunan tüm dostlarına bildiriyordu. O geceden sonra devamlı olarak bölgede devriye atan polis memurlarının yanı sıra, RONIN ekibinin Sultan marka araçları da devriyeye eşlik ediyordu. Ertesi sabah Caine'in sabah kahvaltısına garajına Julya'yı davet etmesi belki de hayatlarında ki bir dönüm noktasına daha şahit olacaklarının çağrısıydı. Julya bu teklifi narin bir şekilde kabul ettiği ve yüzünü evinde yıkamasıyla birlikte kapıdan dışarı adımını attığı an Caine'in kapı önünde Julya'yı sabaha kadar beklediği, garaja kadar ona eşlik etmesi çiftin artık tek iletili değil de; çift iletili bir pas aktarımının olacağının bir tür çağrısıydı. İkilinin birlikte garaja adım atmasıyla birlikte Caine'in ekibinde bulunan her bir dostunun Julya'yı tanımasını fazlasıyla istiyordu ve sabahın erken saatlerinde tüm ekibi koordine etmiş bir şekilde Julya'yı karşılamak üzere bekleyen bir RONIN ekibi vardı sahada. Julya o gün RONIN ile iç, dış olmuştu bile. Herkesin sempatisini kazanan Julya, Caine'e karşı günden güne bir şeyler hissetmeye başlamıştı bile. Fakat göz önünde Caine'in gece hayatı olunca, içerisinde platonik yaşamaya kararlıydı.   



Julya & Irina Yalenchka - PART |2| - CESARETİN KÂBUSU


Öncesinde Lucifer'ın da ekipte var olması ve sözü geçen birilerinden olmasından ötürü Henry ile devamlı olarak iltibat halindelerdi. Olan bitenden direkt olarak Henry'e aktarım sağlayan Lucifer, Julya ile olan dostluğunu devam ettirmekte kararlı bir şekilde sürdürüyordu, sürdürdü de. Julya'nın artık sadece dostu Caine değildi, artık tüm RONIN ekibiydi. Bunların başında, Leroy, Orrel, Tiffany, Harold, Lucifer ve son olarak Diego vardı. Tümüyle özel olarak iletişimde kalmaya devam eden ve bundan hiçbir vakit pişmanlık duygusu beslemeyen Yalenchka, her daim dostlarının da arkasında olduğunun farkındaydı. Bir dönemler Caine ve ekibinin günümüzde Burnout Garage'ın sahibi Ryan Godrone ile iş ortaklığının yanı sıra bu ortaklığa artık Julya'da dahil olmuştu bile. Öncesinde Burnout Garage'ın baş mimarisi haline gelen sevgili Kylan Drake'in; Caine eşliğinde Yüzde Yüze Vice akşamından sonra direkt olarak Julya'yı akşam yemeğine davet eden ve onun ofisine kadar zahmet uygulayan Drake, uzun zamandır şehir içerisinde ve  dışarısında tüm Dünya'da faaliyet gösteren K&D Şirketler Grubu'nun içerisinde ünlerce isme Julya'nın da dahil olması adına bir teklifte bulunmuştu. Aslında o dönemler Caine'de bu şirkete ortaktı. O günden itibaren artık Julya'da K&D Şirketler Grubu'na ortaklığını sürdürüyordu. Günden güne yeni yeni ünlü isim ile ortak masada buluşup, akşamında yemeğe davet edilmesiyle birlikte şehrin her bir köprüsünde bağlantı kuran Julya, artık "tanınan ve halkın sempatisini kazanmış bir basın mensubu" haline gelmişti bile. Sadece Vice News içerisinde değil, tüm legal alanlarda rekorlarını günden güne kırmasıyla takdir toplayan Julya, başta tüm basın kuruluşlarının gözdesi haline gelmişti, öncelikle Vice News'in bir süre içerisinde; Bay Valachi'nin şirketi satın almasıyla "Valachi Corporation'a" dahil olması, Julya'nın kariyer grafiğinde on kat daha değer ve önem arz ediyordu. Artık Vice News değil, Valachi Corporation genel koordinatörlüğünü sürdürüyordu. Valachi Corporation alt departmanlarında: Başta Vice News, devamında Valachi Security, Didiersachs ve Studio departmanlarını barındırıyordu. Julya adına Valachi Corporation tamamen daha fazla sorumluluk ve şöhret demekti. Ve bu yolculuğa sadece tek bir isim ile devamlılık sağlayabilirdi, onun için manevi baba değeri ve anlamı yükleyen "Sir Randolph Mitchell". Mitchell Julya'nın en zor zamanında dahi bu yolculuğunda yalnız bırakmayan nadir isimlerden bir tanesi. Kendisinin yaşantısında yalnızlığını benimseyen bir kimlik haline gelse dahi asla Julya'yı yarı yolda bırakmayanlardan bir tanesi olarak kaldı, ta ki Cumartesi gecesine kadar. Her şey iyi gidiyordu, hem de her şey. Her alanda destanları baştan yazan Julya, tarihlerini sürdürüyordu desek yeridir. Goldstar, aile ilişkileri, dostları, şirketler ile olan bağlantısı ve ortaklığı, günden güne ünlü isimler ile birlikte olması onu tamamen motive eden etkenlerden bir tanesiydi. Fakat artık kendisini bir aile içerisinde görmekte olduğu Valachi Corporation yönetim kurulunun ve hissedarlarının ona karşı sırt dönmesi onun motivesini yerle bir edecek, ve karanlık bir odaya giriş sağlayacağının belirtisiydi, kim bilir? Birçok ünlü isim, marka ve şirketler ile birlikte ortak gözlemlenen Julya Yalenchka, en çok da RONIN ekibi ile kurduğu ilişkiyle medyada paylaşımları sürüyordu. Tüm vatandaşların göz önüne batan bu ilişki, akıllarda bir soru işareti kapsamaya sürükleyen etkenlerden bir tanesiydi. Acaba; Caine ve Julya'nın o dönemler arasında dostluktan da öte bir sevgili ilişkisi var mıydı? İkilinin bu durumdan henüz haberdar olmaması ile birlikte, pek fazla önemsemiyorlardı, ikisi de çoğunlukla şartların bir araya gelmeyeceğine emin bir şekilde kariyerlerine önem yüklüyorlardı. Ta ki Caine'in Julya'nın arkasından iş çevirene kadar. Ekibin de sözü geçen dövmeli kimliklerden oluşan bir tür palyaço kostümlü iç grubun bir araya gelmesi ve eylemler yaratmasıyla başladı. Şehirde fazlasıyla ilgi ve alaka gören bu grup, tamamen ilgi ve alakayı aynı vakitte tüm bunların getirisinde parayı da sağlıyorlardı. Julya'nın bir tür kandırılmasıyla birlikte palyaçolu grubun belirli konumlarda ve tarihlerde gerçekleşeceği bilgisi bilinmeyen bir e-posta üzerinden Julya'ya mail yoluyla iletiliyordu. Fakat Julya, bu grubun Caine ve ekibinin başı altından çıkacağını dahi hiç göz önünde bulundurmak dahi istemiyordu, Caine ile alakalı palyaçolu grubun bir köprü haline geldiği konusunda aklında birçok soru işareti vardı fakat tüm bu olumsuz dolu etkenleri göz önünde bulundurmak istememesinden ötürü soruşturmayı tamamen kesmişti. Devamlı olarak palyaçolu grubun haberlerini ve yayınlarını televizyon ve medyada tarafınca hazırlanıp sergileyen Yalenchka. Tüm bunların aslında bir RONIN oyunu olduğunu ancak Cumartesi gecesinde kadar öğrenmiş olacaktı. Öğrendi de. Hiçbir vakit tüm bunların RONIN parçası olduğunu göz önünde bulundurmamaya özen gösterecek davranışlar sergileyen Yalenchka, artık Caine'e tamamen sevdalı bir biçimde bakınıyordu, bu bakış tek taraflı değil, aksine çift taraflıydı ve ikili asla birbirlerinin olumsuz davranışlarını göz önünde bulundurmamayı tercih ediyordu. O geceye kadar Julya tarafınca tamamen durumlar bundan ibaretti oysa başta Chappie Welcox'un Julya'yı bir toplantı odasında "terörist olarak" ilan etmesine kadar. Tüm suçlamaların aslında, Julya önderliğinde yürütüldüğü dedikodusunu yaratan kişiliklere eşlik eden Valachi Corporation yönetim kurulu ve hissedarları o toplantı odasında bulunuyorlardı. Başta manevi babası Sir Mitchell bile. Bir dönemler flört ilişkisi sağlayan Welcox. Şirket içerisinde terfilendirilmesinde başrol oynayan Venus Krisfaren bulunuyordu. Bir nevi artık her bir kimliğin ona karşı destek sağlamadığını, oysa onlara güvenemeyeceğini anlamış olan Yalenchka, o geceden sonra artık bir tür uykudan uyandırılmış gibi gözlerini dört bir yana açmıştı bile. Gecenin ardından direkt olarak 05:27'de Caine ile şehir dışında bir çöl arazide tüm gerçekleri öğrenen Julya, tüm bu ilişkinin başlamasına etkin adımını atmıştı bile. O gece itibariyle tüm gerçekleri Caine tarafınca yüze vuran Yalenchka, artık uykusundan uyanmıştı ve geleceğinde hayatını adayacağı adama dair güvenini sağlamıştı. Ne tür bir zihin yapısına sahip olduğu kestirilmesi zor bir çiftin hikayesi bu. Her bir köprü de soru işareti kapsayan bir çiftin hikayesi. Tüm bunların öncesinde şirket yönetim kurulu Julya'ya açık bir ses tonuyla; "ya bir süre izin alır kendini toparlarsın, ya da şirketin hissesini daha arttırabilecek olanaklar gerçekleştirirsin" diyerek Julya'nın şirkette kalmasını sağlamışlardı. Ne de olsa tüm basın kuruluşlarının göz bebeği haline gelen Yalenchka. O günden itibaren şirketin hissesinin yükselmesi adına tüm hızıyla eylemlerini gerçekleştirmişti. Gece itibariyle palyaço ekibi de artık bir süre ortalıktan yok olmuşlardı, henüz nereye gittikleri ve kaybolduklarının bilinmemesiyle birlikte akıllarda soru işareti bırakmıştı. Aslına bakarsanız Julya hiçbir illegal eyleme eşlik etmemişti, onun tek bir ihlali; Caine ile medya gözü önünde devamlı olarak iletişim sağlaması. Caine ile gece saatlerinde kimi zaman Las Venturas, kimi zaman San Fierro'da buluşup tüm olayları tartışıp ve artık şehrin illegal yapısına tanıklık etmeye tamamiyle başlamıştı. Aylar sonrasında tekrardan şirket yönetim kurulunun her ne kadar ona karşıt birçok soru işaretleri besleseler de bir o kadar iş konusunda güveniyorlardı. Çünkü Julya'nın basın departmanında elinden gelmeyecek hiçbir şey yoktu. Bunun farkındaydılar. Aylar sonrasında üst yönetim kurulu üyelerinin de bir tür toplantıya dahil olmaları sonrası, odada bulunan onlarca ünlü ismin arasında Adrian Lombardi'de vardı. Belki de şirket içerisinde ki artık sağlam temel taşını gece itibariyle atmıştı Julya. Toplantının hemen ardından Lombardi ile kafetarya da bira eşliğinde bir anlaşmaya varan Yalenchka. Artık Valachi ailesine de bir adım atmıştı. Lombardi Julya'nın istediğini verecekti, Julya'da Lombardi'nin istediğini. İki tarafta alışverişli bir şekilde hayatlarına devam ettiler. Bir süre devamlı olarak birlikte medyada görüntülenmelerinin yanı sıra devamlı olarak gündüzleri ve akşam saatlerinde birlikte oldular. Birlikte geçirdikleri vakitten haz alan ikili, artık patron, çalışan ilişkisinden öte bir dost olmuşlardı. Tüm bunların içerisinde Lombardi artık Julya'yı koruyordu. Ancak istediğini aldığı sürece.



Julya & Irina Yalenchka - PART |2| - KURTULUŞ


Aklından devamlılıkla hatırlamaktan asla hoşnut duyamayacağı o Cumartesi gecesini bir türlü çıkaramıyordu. Ne de olsa hayatını emanet edeceği başta manevi babasına karşı güvenini tamamen kaybetmişti. O gece sonrasında artık annesi de Florida'ya, Julya'nın yanına yerleşmeye karar vermişti. Mitchell'i çok iyi tanıyanlardan bir tanesi sadece o değildi, başta Henry ve devamında annesi Irina Yalenchka'idi. Bir dönemler Vice Üniversitesi Basın ve Medya departmanında akademisyen olarak görev alan ikili, devamlı olarak görüşmüyorlardı ancak birbirlerinden haberdar olabiliyorlardı. Tüm bu süreç içerisinde Julya'nın yanında başta annesi olmak üzere Caine ve ekibi aynı vakitte Lombardi ve Valachi'de vardı. Fakat Lombardi ile yapılan görüşme asla gün yüzüne çıkmadı. Valachi Corporation yönetim kurulu ve hissedarlarından Krisfaren ve Mitchell'e dahi. Devamlı olarak köprü altında bir sır olarak kalmaya devam etti. Günden güne Valachi'nin gözü önünde devamlılıkla takdir toplamaya devam eden Yalenchka. Mutlu bir akşam, Mitchell eşliğinde Lombardi'nin davetini kıramadılar. Bay Valachi tarafınca bir tür Rolex ve parfüm hediyesinin onlar tarafınca aslında bir oyuncaktan ibaret olduklarının da belki de farkında değillerdi. En azından Julya değildi. Her ne olursa olsun daima saatini yanında bulunduran ve her kıyafetinin üzerine parfümünü esirgemeyen Julya, gerçekten de Valachi'ye karşı ayrı bir sempati ve hoşnut duygusu besliyordu. Hayatı artık bir düzene girmişti. Ta ki bir daha dönüm noktasına gelene kadar. Şehirde uzun bir süre yapılan ve organize edilen tüm illegal faaliyetlerin mimarisi haline gelen Dick Hendricks'in eyalet hapishanesinden kaçmasıyla birlikte, bir tür tehdit varsayılan Hendricks, Julya'nın başta tüm sevdiklerini elinden alıyordu. Öncesinde hayatının düzene girmesiyle birlikte Caine'e karşı ayrı bir sempati beslemeye devam ediyordu, duygu aktarımı yaşayan çift, mutlu bir akşam yemeğinden sonra kendileri adına bir tür itiraf gecesi ilan etmişlerdi ve devamında sevgili olmaya, kısa bir süre sonrasında da evlenmeye baş koymuşlardı. Birbirlerini artık çok daha iyi tanıyan çift. Geri kalan kâderlerini paylaşmaya karar vermişlerdi bile. Evlendikten sonra belli bir zaman geçiren çift, mutlu bir gecenin ardından artık fidanlarının ağaç olduğu ve yakın zamanda çift bir meyve vereceklerinden haberdar olmuşlardı bile. Julya hamileydi, başta Caine'in ve ekibinin daha sonrasında annesinin de bilgi dahilinde olmasıyla birlikte tebrikleri gönlünde besler hale gelmişti. Tüm Vice Şehri sakinlerinin artık takdirini daha fazla toplamaya devam ediyordu. Her şey onun için iyiye gidiyordu oysa ki Hendricks'in eyalet hapishanesinden C.R.A.S.H eşliğinde kaçtığı vakte kadar. Kaçışından birkaç saat sonrasında Randolph Mitchell ve bir Vice News kameraman ekibinden personeli bilinmeyen bir konum üzerinde esir almasıyla tüm televizyon programlarının son dakika haline gelmişti; yayın esnasında birçok kişiyi öldüreceğini bunların başında Caine ve ekibini, Lombardi ve dahasını toprak altına göndereceğine dair yemin etmişti bile. O gece sonrasında şehir içerisinde birçok kaos ortamı yaratılmıştı bile. Devamlı her gün ve her dakika silah sesleri şehrin dört bir yanından patlıyordu. Julya'nın karnında barındırdığı çift meyvesiyle ve eşiyle (Caine Blackhand) ile birlikte şehri bir süreliğine terk etmeye ve tatile çıkmaya karar vermişlerdi. Eşsiz ülke ve şehire adım atan çift, mutlu bir iki hafta geçirmişlerdi ta ki geri dönene kadar. Döndüklerinde Lombardi, eski Valachi Security bünyesinde sözü geçen kimliklerden Enzo Rubiano'nun kaybı, devamında birbirinden değerli isimlerin Hendricks tarafınca toprak altına gönderilmesi çift ve aile adına tamamen bir tür tehlike arz ediyordu. Belli bir vakitten sonra şehir içerisinde fazlasıyla hizmet sunan RONIN ekibinin faaliyetleri bir tür bilinmez grup tarafınca son verilmişti. Artık Caine ailesine daha fazla vakit ayırmak adına tüm hizmetlerini sonlandırıp geriye kalan birikimi ve devamlı olarak para akışını sağlamasıyla birlikte Julya ile taze bir sayfaya adım atmışlardı. 



Julya & Irina Yalenchka - PART |2| - KADER


Lombardi'nin Hendricks tarafınca katledilmesi sonucu bundan böyle Valachi Corporation'da ve genel olarak iş hayatında birçok şeyin olumlu ilerlememesi sonucu, aktif olarak genel koordinatörlüğünü sürdürdüğü Valachi Corporation'dan bir Yüzde Yüz Vice akşamında istifa etmiş, yaklaşık bir ay gibi bir süredir Goldstar'da ki tüm hizmetlerini bir süreliğine duraksamış ve geriye kalan tüm köprü hizmetlerini de bir süreliğine sonlandırmıştır ta ki tarihler bir Pazartesi sabahını gösterene kadar. Lombardi'nin ölümü sadece iş hayatında değil, devamında bir tür maneviyat duygusunu da zedelemesi, Hendricks'e olan korkusunu daha da körüklemişti. Ne de olsa sevdiklerini elinden alabilecek sayılı güçlerdendi Hendricks. Tüm kimliklerin korkulu rüyası haline gelen Dick Hendricks, bundan böyle Julya'nın da bir tür korkulu rüyası haline gelmişti. Kim bilebilirdi, belki de kara sularda yüzmenin getirdiği bir tür çağrıdır hepsi...



Julya & Irina Yalenchka - PART |3| - KÂZÂ


Belki de Yalenchka ailesinin bir dönüm fermanının nefesi, kendilerinin yüzlerine bizzat vuruluyordu. Fakat başta Julya ve Irina olmak üzere bunun henüz farkına varamamışlardı. Ta ki Julya, Blackhand'den tamamen ayrılana kadar. Tüm gerçekler tek bir gece içerisinde deftere yazıldı. O gece bir dönüm noktasına daha adım atmak üzereydi Julya. Oysa dönüm noktasının başlangıcını Vice Community Medical Center (VCMC)'e iş başvurusunda bulunmasıyla başladı. Adalet İşci Partisi genel kurul başkanı Bayan Bernadette Tiefenbruner'ın önderliğinde yürütülen proje, Başhekim Madelyn Adelina tarafınca faaliyetini sürdürdü. Kadrosunda birbirinden deneyimli ve işini hakkıyla gerçekleştiren deneyimli personeller bulunuyordu. Bunlardan birisi Xavier Lopez'idi. Bir diğeri ise Alina Mishenka. VCMC'nin internet sayfasından gerçekleştirilen iş başvurularının arasında Julya Yalenchka ismi göze çarpıyordu. Oysa onu tanımayan yoktu. Bunların arasına Lopez'de dahil olmak üzere; ikili birbirleri ile aynı çatıda, aynı üniforma altında çalışmaya sabırsızlanıyordu. Oysa ki VCMC'nin internet sitesi üzerinde ki başvuruların birçoğu tek bir gece içerisinde kabul oluyordu, bunların arasına Julya'da dahil olmak üzere, iletişime geçen ilk isimlerden bir tanesi Bayan Tiefenbruner olmuştu. Tiefenbruner o dönemler Vice Şehri Belediyesi başkanı olarak görev alıyordu. Belediyenin ve Adalet İşci Partisi'nin de hastaneye yönelik desteğiyle birlikte günden güne hastane içerisinde ki yönetim tarzı ve tüm basamaklar yerleşiyordu. Julya'nın Tiefenbruner ile görüşmesinin ardından anlamıştı ki; onun için yepyeni bir sayfa olacaktı VCMC. Uzun dönemler Vice Şehri'nin medyanın yüzü olarak gündeme gelse de, onu bambaşka bir serüven bekliyordu. Madelyn ile görüşmesinin ardından yüz yüze iletişim sağlamak adına randevu alan Yalenchka, günden güne kalbi daha hızlı atmaya başlamıştı. Yeni sorumlulukların, yeni sayfaların ne tür bir geri dönüş getireceğini hiç kimse bilemezdi. Kendisi de dahil olmak üzere anı yaşamak istiyordu sadece. Geçmişin de yaşadığı birçok yüküm ve bedeller itibariyle anı yaşamak; onun için tek bir hayat felsefesi haline gelmişti. VCMC açılışının kabul gecesinde Temple Gas üzerinde Vice Şehri Belediyesi tarafınca bir konser düzenlenmişti. Birbirinden etkili, şahane, deneyimli ve tanınmış yüzlerin bulunduğu bu konserde, gözleri üzerine çeken kuşkusuz MetalVice ekibi oldu. Konserin sonlanmasıyla iş görüşmesini sürdüren Madelyn ve Julya ikilisi, arasında sempatik ve ilginç bir bağ kurmuştu. Direkt olarak kanları birbirine ısınan bu ikili, anlamıştı ki bir geleceği, bir yolu birbiriyle baş koyacaklarının farkındaydılar. Görüşmenin akabinde Julya resmi olarak bir sağlık personeli ile anılıyordu. Ki bakarsanız öyleydi de. Paramedik departmanını önceliği altında bulunduran, yoğunlukla sahada aktif kalmak isteyen bir potansiyele sahipti. Böylece stajyer paramedik olarak görev aldı. Aslına bakarsanız görüşmenin akabinde Başhekim Madelyn Adelina, Julya'nın eğitim şefini, o dönemler Saha Şefi olarak görev alan Alina Mishenka'yı atamıştı. Adelina ile görüşmesini sonlandırdıktan sonra direkt olarak yeni bir sayfaya karşı heyecanına yenik düşen Julya için her şey bir saniye gibi geliyordu. Mishenka ile arasında bir bağ kuran Julya, yoğunlukla bu bağı iş ilişkisi olarak değerlendiriyordu. Ki öyleydi de. Mishenka aracılığıyla hastanede ki birçok işleyişe hâkim olmuştu. Fakat asıl şefinin o olmadığını kendisi de biliyordu. Hastanenin lobisinde her şeyden habersiz adımlıyorken telefonuna bir mesaj geldi. Mesaj Xavier Lopez'e aitti. VCMC Paramedik Şefi Xavier Lopez. Aynı departmanda bulunmalarının sebebiyle devamlı olarak aynı vakte denk düştüler, süreklilikle çalışmayı özenle sürdüren bu ikili, tek bir gece de her şeyi kavramıştı aslında. Lopez, Julya için gerçek bir şefti. Arkadaşlıkları eskiye dayanan bu ikili; daha öncelerde Country General Hospital (CGH)'ın PR çalışması üzerine bir araya gelmişlerdi. Fakat o süreden bu vakte kadar herhangi bir şekilde iletişim sağlayamayan bu ikili, bugüne kadar bu zinciri noktalamıştı bile. Lopez ile Julya devamlı olarak birimleri paylaşıyordu, ikisi de aynı çatı altında çalışmasıyla birlikte günden güne ikilinin birbirine karşı olan ilgisi ve alakası yoğunlaşıyordu. Artık bir iş arkadaşı değil, aynı zamanda bir ortak haline gelmişlerdi. Gerçek bir ortak! Julya iki gün içerisinde stajyerlik dönemini tamamladı. Başhekim Madelyn tarafınca yeni rozetine ve terfisine tüm hastane personelleri arasında kavuştu. Kendini gerçekten kanıtlamış olsa ki, terfisinin üç gün ardından Acil Servis Şefi olarak görev almaya başlamıştı. Anlayacağınız o ki iki rütbe birden atlamıştı. Performansı dillere layık denilebilirdi. Günden güne çevresinden tebrik mesajları ve söylentilerine şahit oluyordu. Oysa ikilinin birbirine karşı olan ilgisi ve alakası birbirlerine karşı bir bedel yansıtacağının farkında dahi değillerdi. Belirli bir zaman sonrasında her şey tek bir gecede yüz seksen derece (180) yön değiştirmişti. Asıl başlangıç, Julya için; bu andı. Çarşamba gecesi saatler 00:43'ı gösterirken Lopez, Julya ile sivilde görüşmek istedi. İkili öncesinde Market Caddesi'nde bir kahve içtikten hemen sonra Blueberry kasabasının yakınlarında bir duraksama yaşamışlardı. Lopez, tek bir  gece içerisinde tüm geçmişini ve kimliğini Julya'nın gözü önüne sürmüştü. Lopez; Kasparov ile yaşadığı tüm geçmişi, ne tür projelere âlet olduğunu ve dahasını Julya'ya tüm samimiyetiyle aktarmıştı. Bu dakikadan itibaren sadece manevi olarak ortak denilemezdi, artık kalben de ortaklardı. Kalpleri aynı anda, aynı ritimlerle atmaya devam ediyordu. Gece, Lopez'in itiraflarıyla son bulmamasının yanı sıra; Julya'da tüm geçmişini ve kimliğini Lopez'in gözü önüne sermişti. Artık ikilisi gerçek anlamda birbirlerini tanıyordu. Fakat tüm bunların ileride bir bedel çağrısı olacağının farkında dahi değillerdi.



Julya & Irina Yalenchka - PART |3| - Geçmişin Silinemez Hataları


Aslında tüm bu serüven Julya'nın yeni bir sayfa açma isteğiyle birlikte başlamamıştı. Tüm her şey, Valachi Corporation'daki çalışma masasını toplamasıyla başlamıştı. Uzun bir süre boyunca aynı çatı altında bulunduğu eski meslektaşı Madelyn Caron ile birlikte East Beach taraflarında bir akşam yemeği yiyorlardı. Oysa ikilinin kafasında silinmez bir hatıra olarak yer alıyordu o gece. Hesabının tuzlu gelmesinin ve tüm bir yolu yâd etmenin hemen ardından Caron'ı eve bırakmasıyla birlikte Valachi Corporation'a yol alan Julya Yalenchka, odasında son dakikalarını geçiriyordu. Bir dönemler stajyer olarak başladığı şirkette, direkt olarak genel müdür, akabinde Valachi Corporation'da genel koordinatör olmasıyla birlikte görevine son vermişti. Odasında ki tüm eşyalarını toplayıp bir kutu altına alan Julya, kutuyu aracının bagajına yüklemesiyle birlikte Richman'da ki villasına yol almıştı. Oysa hiç tanıklık etmemesi gereken bir olaya tanıklık etmişti. Evine yaklaşmasının ardından ondan önce gelen birkaç Sultan ve yeşil giyinimli, yüzleri açık, beyaz tenli ve uzun siyah saçlı birkaç şahıs bulunuyordu. Julya'nın garajına doğru yaklaşmasının ardından evinin etrafından bir hayalet gibi kaybolmuşlardı. Oysa bilinmiyordu ki; hayaletler her zaman kaybolmuşcasına sanılır, fakat yanı başınızdadır. Julya'nın hayaletleri, onu her dakika izlemeyi sürdürüyorlardı. Julya'nın bu durumu çok geç fark etmesiyle elinden gelebilecek hiçbir şey yoktu bile. Karnında ikiz çocuk barındıran genç kadın, bagajına yüklediği kutuyu kavrayıp evine adımlamasıyla, eşyalarını yerleştirmesi bir anda son buldu. Ta ki o televizyonda keyif çatana kadar. Televizyonu açmasıyla bir anlık şoke olması bir oldu. Julya'nın hayaletleri kilitli kapıyı çeşitli yollar dolayısıyla açmasıyla birlikte Julya'nın gözlerine kadar her yerini bağlamışlardı. Julya anlık şoke olmuştu. Kimliği bilinmez hayaletler eşliğinde bir kırmızı Sultan ile birlikte Las Venturas'da bilinmez bir bölgeye getirmişlerdi. Bir çiftlik denilebilir, bir dönemler GLM Garage, Team75 ve daha birçok illegal yarış topluluklarının faaliyetlerini sürdürdüğü ve illegal yarışların gerçekleştirildiği bir tür bölgeye getirilmişti. Gözleri o bölgeye ulaşımının ardından açıldı ve karşısında maskeli dört şahıs gördü. İspanyolca konuşuyorlardı ki denilenlerinin hiçbirini anlamıyordu Julya. O gece geçmişiyle yüzleşmesi gerektiğinin farkındaydı, ki çok da geç olmadan yüzleşecekti de. Kimliği bilinmez hayaletler tarafınca geçmişi nedeniyle birçok tehdide kurban giden Julya'nın iki çocuğu, hatta rahmi o gece son bulacaktı. Karnına karşı iki Desert Eagle marka silah ile birlikte açılan ateş dolayısıyla karnında ki ikiz bebek Dünya'ya gözlerini açmadan hayatlarına son bulmuştu. Ölüm ile burun buruna gelen Blackhand kimliğini sürdüren Julya Blackhand. Jefferson'da bir ara sokağa atılmasıyla birlikte ölüm ile burun burunaydı. Ta ki bir El Corona'da faaliyetlerini kısa bir süre de olsa sürdüren Meksikalı gruba denk gelene kadar. Bölgede rutin dolaşımını sürdüren Meksikalı ekip, Julya'yı bir ara sokakta bulmuş ve direkt olarak ilkyardımlar sonucunda hayatta kalmasına sebep olmuşlardı. El Corona'da ki evlerine sevk ettikten hemen sonra Julya'ya anestezi uygulanmış ve hayatta kalması üzerine rahmini almak zorunda kalmışlardı. O gece hiçbir şekilde gözlerini açamayan Julya, ertesi sabah gözlerini açtığında karnında koca bir sargı görüyordu. Hayata zor da olsa tutunmuştu, daha yüzleşmesi gereken çok şeyin olduğuna o da tanıklık etmişti. Geceyi bir türlü aklından çıkaramayan Julya, bu işin peşini asla bırakmadı. El Corona'da ki evden dışarı adımladıktan hemen sonra etrafına göz gezdirdi ve bir taksi aracılığıyla Richman'da ki villasına yol almıştı. Evinin ter temiz ve toplu olduğunu görünce şaşıran Julya, çeşitli yollar sonucunda hiçbir parmak izine dahi rastlamamıştı. Belki de birçok kişinin bu durum sonucunda polise başvurmasını tahmin edebilirsiniz, fakat o bunu yapmadı, çünkü yapamazdı. Başvurduğu an C.R.A.S.H bağlantısına rast geleceğinin farkındaydı. Bağlantıya her dahil olan memurun kimliklerine hâkimdi. Güveneceği ve koruyucu meleğinin yaşamını yitirmesiyle birlikte hiçbir şekilde Caine'e o süre zarfında ulaşamadı, haber alamadı. Ve tek bir mesaj ile o gün yıkılmasına neden oldu: Caine tarafınca evinin paspasında bir mektup bulunuyordu: Artık bitti... Mesajı gördükten hemen sonra göz yaşlarına hâkim olamayan Julya, telefonunun titremesine tanıklık edeceğinin farkında dahi değildi. Birkaç dakika sonrasında telefonu bilinmez bir numara tarafınca çalınan Julya, telefonun bir ucunda yeni bir koruyucu meleğinin olduğunu aklının bir ucunda dahi geçiremiyordu, çünkü insanlara güvenemiyordu. Arayan Meksikalı grubun lideri Joaquin Quintero'idi. Bizzat Julya'nın ameliyatına kadar elini sürdüğü ve tüm bu olanlardan ötürü özür dilediğini defalarca gün yüzüne aktaran Joa, Julya ile birlikte bir dostluğun hatta bir birlikteliğin farkına dahi varamamıştı. Her şey henüz şimdi başlıyordu. Olaydan birkaç gün sonrasında VCMC kariyerinin başlamasıyla, tek bir mottosu vardı, ve hep böyle kalacaktı: "Kendi hayatımı kurtaramadım, en azından başkalarının hayatını kurtarayım." Mottosuyla fazlasıyla yol kateden Julya, Idlewood üzerinde devriyesini sürdürürken telefonunun Joaquin tarafınca çalınmasıyla birlikte El Corona'da devriyesini sonlandırdı, ve ikili ilk kez karşı karşıyaya geldi. Tüm gerçeklerini birbirinin yüzüne vuran ikili; artık an itibariyle yeni bir koruyucu meleğin çağrısı olduğunun farkına varmıştı. Julya'nın koruyucu meleği Lombardi'nin ölümünden sonra artık Meksikalı El Corona lideri Joaquin Quintero'idi.  Görüşmenin sonlanmasıyla birlikte devriyesini sürdüren Julya, günden güne daha iyi olmaya başlamıştı. Karnında ki dikişi aldırmasıyla birlikte artık geçmişinin silinmesi gerektiğini fakat yapması gereken son bir şeyin olduğunun farkındaydı; Lucifer Pyatrov ile karşı karşıyaya gelmek. Asıl doğru adres kendisindeydi. Şehrin Palomino Creek üzerinde ıssız bir çiftlik kasabasında karşı karşıyaya gelen ikili; birbirininin yüzüne tüm geçmişi ve doğruları vuruyordu. Lucifer; tüm dürüstlüğü ve samimiyetiyle Caine'in aslında tüm amacını Julya'ya o gün aktarmıştı. Caine'in aslında Julya'yı habersizce sex kasedi altına alıp, onu tüm kasetle suçlamayı ve faaliyetlerini Julya'nın üzerinden sürdürmeyi düşünüyordu. Fakat işler Lombardi'nin Julya'ya karşı olan samimiyeti ve ilişkisiyle birlikte son bulmuştu. Lombardi, Caine için bir göz dağıydı. Ve bu dağı asla aşamayacağını ikili de farkındaydı. Geçmişin aslını yüze vuran tek Lucifer olmadı. Julya'da sabırlı ve tüm dürüstlüğüyle birlikte gerçekleri gün yüzüne vurdu; aslında tüm her şeyin bir operasyon dahilinde gerçekleştiğini fakat beklenmedik komplikasyonların oluştuğunu vurguladı. Bunlardan bir tanesi ise Julya'nın her şeyin son buldu fikriyle rahmini kaybetmesiydi. Aynı zamanda çocuk sahibi oluşu. Tüm bu olanların akabinde Julya'nın aslında bir Valachi ajanı olduğunu, ve Caine ile olan tüm bağlantısını Lombardi'ye bilgi aktarımında  bulunmasıyla, Lucifer ve Julya arasında ki bağ yürürlülük kazandı. Caine'in aslında bir dost katili olduğunu o gün itibariyle öğrenen Julya, aslında Harold'ın ölümünün tamamen Caine sebebiyle oluştuğunu vurgulamaktan kaçınmadı. Harold'ın bir aile ortamına adım atmasını dilediğini ve tüm illegal faaliyetlerden çekilmesini bir dövmeli olarak aktarmıştı. Fakat Caine'in bunu reddettiği ve tereddüt dahi etmeden Harold'ın cansız bedenine sebep olması, tek bir yaş damlasına dahi yol açmamıştı. Aslında Caine ve Julya arasında tamamen bir operasyon olduğunu ikili de artık farkındaydı. Lucifer'da bir koruyucu melek denilebilirdi, ne de olsa birçok kez Julya'yı korumuş ve onu avuç içine almıştı, en önemlisi hayatını bağışlamıştı. Ve gün, tek bir söz ile son buldu. Julya; Lucifer'a tüm bu kaçırılma olayının ve çocuklarını kaybetmesiyle gerçekleşen sinirini ve öfkesini tükürmesiyle birlikte, asla tüm bu olanların peşini bırakmayacağını Lucifer'ın yüzüne vurmuştu. Fakat bir nebze de olsun Lucifer'ın tarzından ve jest, mimiklerinden öngörmüştü. Tüm bu olanların sebebinin Lucifer olduğunun farkındaydı, fakat bir öfke kusması gerektiğinin yanı sıra ona teşekkür etmesi de gerekiyordu. Çünkü tüm bu olanlar, artık bir Blackhand defterinin kapanmasına yol açmıştı. Gün, tek bir teşekkür ile son bulmuştu. Yeni bir sayfa an itibariyle Julya için başlamıştı. Joa ile günden güne ilerleyen ilişkisiyle birlikte, ikili arasında enteresan ve şahane bir bağ oluşmuştu.



Julya & Irina Yalenchka - PART |3| - Yepyeni Bir Sayfa


VCMC'de ilerleyen tüm başarılı bir serüvenin ardından, dostlarının kaybolması Julya için asla son bulmayacaktı. Bir süre sonrasında El Corona'da faaliyetini sürdüren Meksikalı grup, tüm işleyişlerini sonlandırıp, ülkelerine, geldikleri yere geri dönmüşlerdi. Tekrar bir başına kalan Julya, koruyucu meleğinin bir o kadar yakın olduğunun da az çok farkındaydı. Yeni bir koruyucu melek. Ve belki de, son bir koruyucu melek. Xavier Lopez ile sıradan bir devriye gününün ardından mola için Willowfield'da bir kafetaryayı tercih etmesiyle yeni bir bedel onları bekliyordu. Fakat bilmiyorlardı ki, şehre uzun bir süre sonrasında tekrardan ayak basan Kasparov ve yoldaşlarının bölgede bulunduğunu ve faaliyetlerini sürdürdüklerini fark etmeleri, pek de geç olmadı. Kafetaryaya adımlarını attıktan hemen sonra Kasparov'un tanınan iki ismiyle karşılaşan ikili, belalarının yakın olduğunun farkındaydı. Timur ve Ghugas'idi. Lopez'in FDI ile birlikte Kasparov'un çökertilmesine neden oluşunun tek farkında olan Julya ve Lopez ikilisi değildi. Kasparov, her şeyin farkında ve bilincindeydi. Timur ve Ghugas ile yüzleşen Lopez, Julya ikilisi, pek fazla kalmadan laf sürtüşüne girmeleriyle bölgeden uzaklaştılar. Yeni bir geçmişin çağrısıyla karşılaştıklarının farkındaydılar. Ansızın bir gece Lopez'i kimliği bilinmez bir beyaz Premier'in kovalamasıyla birlikte tehdit unsuru oluşturuldu, gecenin güvenli bir bölgede son bulması üzerine ilk tercihi ortağı, meslektaşı Julya'yı aramakla soluğu buldu. İkili bir süre sonra tekrar bir araya geldi. Tüm bu olanların Kasparov'un başı altında çıkmasıyla birlikte artık hiçbir güvencelerinin olmadığını ve Kasparov ile yüzleşemeyeceklerinin farkındaydılar. Dolayısıyla ilk iş hastanenin genel kurul başkanı, Vice Şehri Belediye Başkanı Bernadette Tiefenbruner ile randevulaşmak oldu. İkili tüm dertlerini üstü kapalı ve öz bir şekilde aktardıktan sonra Tiefenbruner'a olan tüm güvençleri aslında tek bir söz ile son buldu. Üçlü vedalaşırken, Tiefenbruner: Tüm bu süreçte elimden gelenin en iyisini yapacağıma söz veriyorum, VCPD ile birlikte tüm bu sürecin komplikasyonlar ile son bulmasına izin vermeyeceğim. Demesiyle, Julya ve Lopez ikilisi, Tiefenbruner'a güvenemeyeceğinin farkındaydı. Belirli bir zaman sonrasında çok geçmeden yeni terfisiyle ve rozetiyle kavuşması, pek de zaman almamıştı Lopez'in. Artık o bir Uzman Saha Şefi olarak görev alıyordu. Süreci kutlamak üzere saha devriyesini Willowfield taraflarında sürdüren Lopez, kısa bir süre geçmemesinin ardından devriye esnasında kimliği belirsiz, Sultan marka siyah araçla birlikte, Desert Eagle ve MAC-10 aracılığıyla ambulans içerisinde tonlarca kurşuna kurban gitmesiyle, son nefesini vermişti. Bölgeden direkt olarak uzaklaşan kimliği belirsiz katiller, artık bir bedelin daha ve geçmişin, belki de bir nefesin son bulmasına neden olmuştu. Yalenchka'nın asla bu olayın peşini ve sorumlusunun gizemini asla bırakmayacağına dair kendisine bir söz vermişti. Olayın üzerinden üç hafta gibi kısa bir sürenin geçmesinin hemen ardından Julya'nın, bebeklikten bu yana birlikte büyüdüğü aynı zamanda biyolojik olarak kardeş olmasalar dahi manevi olarak "kardeş birlikteliğini taşıyabilecek" çok anlam ve değer yüklediği birisi şehre an itibariyle ayak basmıştı. Kuzeni; Vespera Yalenchka. Vespera, onun için her şey denilebilirdi. Kaybedecek bir şeyi varsa, o da başta Vespera'idi. Daha sonrasında annesi, akabinde babası. Kuzeninin şehre ayak basmasıyla ilk soluğu Julya'nın yanında alacağı tahmin edilebilirdi, öyle de oldu. İkili bir araya geldikten hemen sonra tüm geçmişi tekrar yâd ettiği ve birlikte tüm bu yolculuğa baş koyacaklarına dair kendilerine birer söz vermişlerdi. Vespera, Julya ile Richman'da ki villasında kalmasıyla birlikte, Vice Şehri Bürosu'na başvurusunu yapmayı pek fazla vakit almadı. Vespera, Julya ile günden güne iyi giden aile ilişkisini sürdürüyorken geleceğin getireceği tüm sorumlulukların yanı sıra bedellerin de farkında değildi. Tek bir gece de Garza'nın liderlerinden Rafael Calleja ile tanışmasıyla, mesleki olarak üzerinde bulundurduğu hak ve sorumluluk neticesinde an itibariyle Garza'nın avukatı olarak görev alıyordu. Kısa bir süre içerisinde ismini tüm şehre duyuran genç avukat, serüveninin kardeşi diyebileceği, kuzeni ile birlikte paylaşacağının farkında dahi değildi. Julya bu süre zarfında VCMC'de önce Saha Şefi, akabinde Uzman Saha Şefi ve son olarak Başhekim Yardımcısı olarak görev alıyordu. Fakat VCMC'de Lopez'in ölümünden sonra hiçbir şey yolunda gitmemeye başlamıştı bile. Yönetimsel ekonomik krizler, raporların gecikimi, personellerin maaşlarının yatmamasıyla birlikte birçok problemin ana kaynağını bir türlü bulamamalarıyla birlikte Julya'nın bir yolu VCMC ile yürütemeyeceği kesin bir karardı. An itibariyle hastane tekliflerine kapısını açan Julya, ilk teklifi ve soluğu bir süredir görüşmesini sürdürdüğü Di Piazza'nın yanında aldı. Piazza'nın sözcülerinden, akıl hocası Serviliano Vecchio tarafınca açık ve net bir teklifin sonucunda teklifi tereddüt dahi etmeden kabul etmişti. Akabinde Piazza ile tanışmasını sürdüren ve bağını oldukça kuvvetlendiren Julya, bu sürece kuzeninin de gireceğini tahmin dahi edemiyordu, en azından buzdağının görünmeyen kısmına. Piazza'nın ve tüm ekibinin buzdağının görünmeyen kısım faaliyetlerine tanıklık ve şahit etmiş, her ne kadar şehrin perde arkasıyla olan ileşiğini kesmeye çalışsa dahi başaramamasıyla birlikte anladı ki; artık silinmez bir geçmişe sahip. Bu süre zarfında geçmişte oluşan yaralarını bir yara bandı ilişkisiyle kapatmaya çalışsa dahi, başaramamış olması gün yüzüne vurdu. Vecchio ile günden güne iyi giden birlikteliğini sürdüren ikili, kısa bir süre sonrasında Julya tarafınca Vecchio'nun defalarca hayatını kurtarılmasıyla, birbirine karşı olan teşekkür borçlarıyla bir yüzüğü, parmaklarına geçireceklerinden dahi habersizlerdi.  İkilinin kâderinin ortak yazılmasıyla oluşacak tüm engebeli yollardan birlikte geleceklerine dair ansızın bir gün söz vermelerinin ardından ilk adım Vecchio'dan geldi. "Benim ile evlenir misin?" Yalenchka tek bir an dahi düşünmeden, yara bandını çıkarıp çöpe atmasıyla, geçmiş tüm ilişkilerini sonlandırması tek bir söze denkti: Evet! Artık bir Vecchio'idi. Dişi bir akrep, dişi bir Vecchio. Serviliano Vecchio, bir diğer ismiyle "Akrep", artık eşinin de bir "Dişi Akrep" olduğunu hatırlamasıyla, tüm yolları birlikte aşacaklarına dair söz veren ikili, gelecek tüm sayfalardan habersizdi, oysa anı yaşamak için kararlılığını sürdüren Yalenchka. Artık yeni bir koruyucu meleğine sahip olduğunun farkına varması, pek de zaman almamıştı. Evliliğini resmiyete kavuşturan ikili, kısa bir süre sonra Piazza'nın ve Vespera'nın önderliğinde düğünü öngörmeye ve planlamaya başlamışlardı. Ki tüm bunların yanı sıra, belirli bir vakitten sonra faaliyete girecek olan "Di Piazza Medical Center"'da bizzat hissedar olarak görev alıyorlardı.



Julya & Irina Yalenchka - PART |3| - Geleceğin Yoldaşları


Ansızın bir gece vaktinde, yakın bir zamanda  faaliyetini sürdürecek "Di Piazza Medical Center (DPMC)" hissedarları ve genel kurulu eşliğinde bir toplantı düzenlendi. Las Venturas'da bir malikânede gerçekleşen şehrin önde gelen isimlerinin de bulunduğu toplantıda Yalenchka kardeşler de toplantıya dahil olan isimlerdendi. Vespera, sürecin tamamen sorumlusu ve hukuki değerlendirmelerin başında gelen isimlerden olmasının yanı sıra, Julya'nın da hastanenin bir kısmının hissedarı olacağını ve aynı zamanda "başhekim" olarak görev alacağı netleştirildi. Sürecin ekonomik ve genel çalışmanın aktarılmasıyla birlikte yeni bir serüven artık Yalenchka kardeşleri bekliyordu, oysa o gece itibariyle ikilinin de perde arkasına şahit olduğu netleştirildi. Julya, Vespera'nın da perde arkasında önemli bir rol oynamasının farkına varmasıyla, artık güvenebileceği insan sayısına artı bir kişi daha eklendiğinin farkına vardı. Artık tüm sırlarını ve geçmişini, aynı zamanda planlarını ona aktarabilirdi, çünkü kendi canından dahi çok seviyordu Vespera'yı. Toplantıdan kısa bir süre sonrasında Vespera'nın Kasparov'dan önde gelen isimlerinden Ghugas ile birlikte bir tür ilişki yaşadığı ve evlenme fikrine sahip olduğunu bizzat kardeşi, kuzeni Julya'ya aktarmıştı. İkili bir araya geldikten hemen sonra bu süreci ve geleceğin getireceği bedelleri ve sorumlulukların farkına varmak üzere bir netleştirme yaptı; akabinde Julya; Ghugas'ın gerçekten nasıl birisini olduğunu ve nasıl bir karakteristik özelliğe sahip olduğunu altını çizerek Vespera'nın yüzüne vurdu, oysa kuzeninin böylesine bir hataya boğulmasına göz yumamazdı. Ghugas ve Vespera ikilisinin evlenmeyi kararlaştırdığı fakat Julya'nın Vespera'ya karşıt sözleriyle birlikte evlenme fikrini ve ilişkilerini sonlandıran Vespera, Ghugas ikilisi. Tamamen birbirinden bağımsız birer birey olarak yollarına devam etmişlerdi ki, Ghugas'ın Vespera ve Julya'ya karşı olan korkutucu tehdit sözcüklerine kadar. Ki bunu; ilişkinin bitirilmesine son bir gün kala evlenme teklifi alan Vespera, Market Caddesi'nde faaliyetini uzun bir süredir Kasparov tarafınca sürdüren bir gece kulübünde kutlamaya kararlıydı. İlk soluğu Julya'nın yanında almasıyla birlikte, sevgilisi Ghugas'ı da dahil etmişti. Gece kulübünde Vespera ve Julya'nın devamlılıkla bitmeyen netleştirici ve sorgulayıcı konuşmaları bitmek bilmiyordu, Julya gerçekten bir hatanın başlangıcına karşı adım atacağını kuzenine defalarca söylüyordu fakat Vespera bunu geç de olsa anlamıştı ki, evlenmekten geri dönmüştü. Julya ile Vespera gecenin devamında eğlencelerini sürdürürken gece kulübünün içerisinde patlayan silah sesleriyle birlikte anlık olarak Julya; GSW vakası üzerinden departman görevlilerine ve SWAT ekibine acil çağrıda bulunmuştu. Bölgeye intikal etmesi pek fazla zaman almayan SWAT ekipleri, Yalenchka kardeşleri güvenceye alarak operasyonu ilerletti. Gecenin sonunda tonlarca suçlu ve beraberinde tonlarca ağır tarruz makinelerinin VCPD memurları tarafınca el konulmasıyla, son buldu. Julya, Kasparov'a büyük bir darbe de bulunmuştu. Bir nevi kimilerine göre Ghugas'a bir mesaj da denilebilirdi. Akabinde Vespera'nın ilişkiye tamamen son vermesi ve yüzüğü bir anda çöp kutusuna basmasıyla tüm başlayacak olan bedelli serüven son buldu. Artık önlerinde yeni bir gelecek vardı, DPMC. Onlar için aylardır çalıştıkları bir proje olsa gerek ki, fazlasıyla önem arz ediyordu. Çünkü Vice Şehri'nde bu zamana kadar faaliyet gösteren birçok özel hastanenin devamlılığını sürdürememesi, ve bu artık son şanslardan bir tanesi olduğunun farkında olan bir genel kurul vardı. Ve şartlar, koşullar aynı zamanda amaçlar ortak bir yolda paylaşılıyordu. Her vedanın bir başlangıcı olduğu gibi. Tıpkı; Yalenchkaların bir serüvene Moskova'da son vermesiyle, kim bilebilirdi ki; ailenin ansızın bir gece vakti tekrar yollarının kesişeceğine.

Julya YalenchkaBiA
#1 · 4 yıl önce







Julya Yalenchka - Karakter Özellikleri

                               
                                                                                                                                                                             
Gündelik programlarını harfiyen uygulayan fazlasıyla prensip dolu birisi, her bir işe girişimci ve atılganlık duygusuyla geçinmekte.
Rus kültürü, milli değerlerine ve geleneklerine aşırı derecede bağlı bir kişiliğe sahip, her bir gün, bir diğer veyahut evvel günü kapsıyor.
Söz konusu sevdikleri olunca hayatta kaybedeceği çok şey var, dolayısıyla her kişiyle aşırı samimiyet kurmuyor, kurmaktan kaçınıyor.
Geçmişiyle alakalı her daim soru işaretlerini kapatmakla yükümlü, her bir dakika kafasında farklı farklı sorulara cevap arıyor.
Dışarıya karşıt fazlasıyla tutumlu ve agrasifdir, geçmişinden ötürü insanlara kolay kolay güvenmez. Güvenemez.
Söz konusu erdem ve aile olunca, onun için ne olursa olsun başka hiçbir şey ifade etmez.
Aile kavramının sadece bir biyolojik kavramdan olmadığını düşünüyor. İnsanlara karşı güven beslediği vakit onları aileden sayabilecek kapasitede.
Hıza karşı ayrı bir tutkunluğu mevcut, genel olarak hızlı araçlar ve çift tekerli motorlar sürmeye alışkan. Kimilerine göre profesyonel.
Geçmişin de bir süre spor yapmasından ötürü devamlı ağırlık kaldırmaya, kaslarını dışarıya, insanlara karşı sergilemekten memnuniyet duyuyor.
Gece hayatına aşırı düşkün birisi, bir dönemler gece kulüplerinde çalışmış.
Geçmişin de birçok mesleği deneyimlemiş ve başarıyla yerine getirmiş birisi, elinden neredeyse her iş gelebileceği düşünülüyor.







Irina Yalenchka - Karakter Özellikleri



Huy olarak kızından kısmen zıt, kitap okumaktan ziyade sabah kalktığında müzik dinlemeye bayılır.
Rus kültürüne ve geleneklerine fazlasıyla hakim değil, kısmen biliyor ve gündelik hayatına yansıtıyor.
Geçmişiyle yüzleşmekten korktuğu gibi, geleceğinde gerçekleşecek olumsuzluklardan kaçınmaya çalışıyor bir nevi korkak.
İçkiler, biralar ve dahası ile arası fazlasıyla meşhur, bir süre barmenlik tecrübesine dayanarak içeceklere karşıt ayrı bir sempatisi var.
Dışarıya karşıt insanlara fazlasıyla sevecen ve direkt olarak güven besleyen birisi
Söz konusu erdem ve aile olunca, onun için ne olursa olsun başka hiçbir şey ifade etmez
Başı belaya gireceği vakit her bir belayı kendi devasıyla çözüm aramaya çalışan birisi. Kolay kolay başkalarından yardım istemez, isteyemez.
Genel olarak üstü açık, klasik arabalardan hoşlanıyor. Hızdan nefret eder.
Gündelik hayatından vakit bulduğu süre zarfında spor yapmaktan çekinmez, sportif takılan birisi. Giyim tarzına da bunu yansıtıyor, dışarıya karşı rahat.
Gece hayatına fazlasıyla düşkün birisi, gece saatlerinde kendisini gece kulüplerinde içerken görmeniz muhtemel.
Grafiti, protestolardan ayrı bir alakası var. Her bir enstrümana karşı yeteneği ve tecrübesi var.






Julya YalenchkaBiA
#20 · 4 yıl önce
Alıntı yapılan: BiA - 23.04.2022 16:08

Anasayfa                        Haberler                        İş Başvuruları                        Programlar                        Reklamlar


F1 Yönetimi ve TF1 kanalı arasında yapılan anlaşma çerçevesinde 2018'den itibaren tüm yarışların özeti ile 4 yarış ücretsiz olarak yayınlanacak. Bu 4 yarış içerisinde Monaco ve Fransa GP'leri de yer alıyor.

Diğer iki yarışın hangileri olacağı henüz doğrulanmadı. Yine de 4 yarışın tamamının ve tüm yarışların özetinin yayınlanacak olması doğru yolda atılan iyi bir adım oldu.

Bu anlaşma ilginç çünkü son senelerdeki paralı platformlara odaklanmanın tersine bir adım oldu. Ücretli platformların F1 yayını için ücretsiz kanallara göre daha fazla para ödeyebildiği kesin ancak bu şekilde, sporun daha fazla kişiye ulaşmasının önüne geçilmiş oluyor. Spor, paralı platformlara sahip olmayan insanların zihinlerinden çıkarılıyor.

F1, Fransa'da 2013'ten beri ücretli platformdan yayınlanıyor. TF1'in ücretsiz yayınladığı dönemde 4-5 milyon kişi F1 izlerken mevut anlaşmasını 2020'ye kadar uzatan Canal+ döneminde izleyen sayısı 750.000'e kadar geriledi.

Fransa bu konu için ilk ve ekstrem bir örnekti. İngiltere'de 2019'a kadar aynı doğrultuda devam edecek ve Sky ile 5 senelik anlaşması var. Sky bunun için özel bir kanala sahip. İngiltere, bir diğer kilit pazar İtalya gibi bugüne kadar paylaşımlı yayın hakkına sahipti. Yarışların yarısı ücretsiz platformda da yayınlanırken diğer yarısının özetleri yayınlanıyordu. Bu İtalya'da oldukça iyi çalışıyor. Sky Italia ve ücretsiz yayınlanan RAI kanallarında son İtalya GP, en yüksek seyirci rakamlarına ulaştı.

TF1 anlaşması, F1'in yeni yönetiminin bu konuda daha akıllıca bir yöntem izleyeceğini gösteriyor. İçeriğin bir bölümü büyük platformlarda ücretsiz olarak gösterilecek ve bunu beğenirlerse, ücretli platformlara üye olmaları sağlanacak.
TF1 CEO'su Gilles Pelisson "Tüm grup, Formula 1'ün büyük kitlelere ulaşmasını sağlamaya çalışacak. Fransa GP'nin efsanevi Le Castellet pistinde tekrar döneceği dönemde, sporun mümkün olan en geniş seyirci kitlesine ulaşmasında yardımcı olacağımız için çok mutluyuz." dedi.

Sky'ın 2019'dan itibaren başlayacak 5 senelik anlaşmasındaki sorun ise yarış özetlerini yayınlama hakkının F1 Grubu'nda değil, tamamen Sky'ın vicdanına kalacak olması. Ve o anlaşmada sadece  tek yarışı, Britanya GP'yi ücretsiz kanalda canlı olarak yayınlamaları gerekiyor.

Şu anda İngiltere'de Channel 4'da ücretsiz yayınlanan yarışları yaklaşık 1.5 milyon kişi izliyor. Ancak 1997 ile 20008 yıllatı arasında BBC ve ITV'nin yarışları ücretsiz olarak yayınladığı dönemde 4 milyon ile 12 milyon arasında kişi F1 yarışlarını canlı olarak izliyordu. Ancak Channel 4'un bu ay zamanında BBC'nin yaptığı Great British Bake Off programı tekrar ilginin artmasını sağladı ve 7 milyon kişi takip etti. Bu da insanların doğru çalışmayla tekrar çekilebileceğini gösteriyor.

Bu açıdan TF1 anlaşması Sky'ın bu konuda düşünüp düşüncelerinin değişmesini sağlayabilir. Sky anlaşmasının F1'e olan yıllık getirisinin 170 milyon pound civarında olduğu düşünülüyor. Bu, Sky/Channel 4 anlaşmalarının kârının neredeyse 2 katı civarında. Bu açıdan Bernie Ecclestone'nun kontrolündeki CVC, F1'i Liberty Media'ya satmadan önce satış rakamını şişirmek için zekice bir anlaşma yapmayı başarmış oldu.

Liberty için erken imzalanan bu anlaşmalar iki sıkıntıya sebep oldu. Öncelikle bu anlaşma sayesinde F1'in değeri arttı ve Liberty normalden daha pahalıya almak zorunda kaldı. İkinci olarak ise F1, İngiltere'de tamamen ücretli platformdan yayınlanmaya başlayınca, tamamen kaybolma riskiyle karşı karşıya kalacak. Normal şartlarda Liberty'nin Fransa'daki TF1 anlaşması tarzında bir anlaşma yapma şansı bulunmuyor.

Sky bu açıdan BBC ile anlaşarak F1 özetlerine ve Britanya GP'ye ücretsiz kanalda erişim sağlarsa, bu kendisi için en mantıklı yaklaşım olur. BBC; ITV ve Channel 4 gibi diğer kanalların aksine paketlerini F1 sponsorlarına satabileceği bir platform.

Ancak BBC Sport'un F1'e olan aşkı 2015'te bitti ve bugün sporda daha farklı önceliklere sahipler. Cinsiyetler arasında daha dengeli bir dağılım yapan kanalda, kadın sporlarına daha geniş yer veriliyor. Böylece hem dışarıdan gelen politik baskıya cevap vermiş, hem de daha düşük bütçelerle kanalı yürütmüş oluyorlar.

Tüm Hakları Saklıdır ©? Vice News, 2021
Julya YalenchkaBiA
#8 · 4 yıl önce
Alıntı yapılan: BiA - 23.04.2022 18:58

Anasayfa                        Haberler                        İş Başvuruları                        Programlar                        Reklamlar

Yepyeni bir pazarlama departmanı ve izleyicilere daha fazla odaklanma ile Formula 1, yeni ve mevcut hayranlar için nasıl daha çekici hale geldi?

Mühendislik çılgınlığı.

Formula 1'i özetleyen bir şey varsa, o da budur. Slogan, 2018'de yeni kurulan pazarlama departmanının buluşuydu ve Formula 1'in markalaşmasının yenilenmesine işaret ediyordu.

Birkaç yıl öncesine kadar dünyanın en küresel sporlarından birinin pazarlama departmanının olmadığını düşünmek şaşırtıcı. Özellikle sponsorluk ve pazarlamanın Formula 1 üzerinde yıllardır sahip olduğu ve devam edeceği etkisi düşünüldüğünde.

LIBERTY Media, 2017'de 4,6 milyar dolarlık bir anlaşmayla Formula 1'in saltanatını devraldığında başlangıçta yaptıkları gerçekten akıllıca bir hareketti: pazarlama ve izleyici deneyimi gibi alanlara odaklanan dijital ve sosyal medya ekipleri kuruldu.

Müşterilerini –hayranları- gerçekten anlamak için zaman harcadılar- ya da en azından anlamaya çalıştılar- ve o zamandan beri cazibelerini genişletmek ve hayranların ilgisini çekmek için bir dizi değişiklik yaptılar. Formula 1'in ayrıca yeni taraftarları elde tutmada zorunluluğu da vardı ve bu taraftarların yaklaşık %62'si 35 yaşın altındaydı ve bu nedenle yeni dijital taktiklerin daha fazla kullanılması, Formula 1'de neredeyse hiç duyulmamış bir şeydi.

Liberty, Formula 1'i sadece bir spor markası olmaktan çok bir eğlence markası olarak görüyor. Markanın odak noktası, müşteri ve mevcut deneyimi geliştirecek mevcut durumlara yenilikler sunmaktır. Buradaki ana fikir, bir taraftarın bir yarışa gidebilmesi, aslında bazı daha az heyecan verici pistlerde -normal şekilde olabilecek-herhangi bir kaliteli yarış görmemesi halinde bile Formula 1 deneyiminin sunduğu diğer her şeyler nedeniyle ertesi yıl geri dönmek için heyecanlı bir şekilde çekip gitmesidir. Bu odak, yarışlardan, sosyal medyaya oradan da ticari ürünlere kadar Formula 1 ürününün tüm yönlerine taşıdı. Lando Norris gibi hayran kitleleriyle etkileşime odaklanan sürücülerin popülaritesinin artmasıyla, F1 daha genç bir hayran kitlesini çekmeye başlıyor ve şirketin arka planda yaptığı iş şüphesiz bunu tamamlıyor.

TARAFTAR ETKİNLİKLERİ VE FESTİVALLER


Bir eğlence markasına dönüşen Grand Prix Haftası'nın sadece bir spor şovu değil, bir deneyim olmasına odaklanmak önemli bir karardı. Bir Grand Prix'e katılma lüksüne sahipseniz, pistin etrafında spor yapabileceğiniz, yemek yiyip içebileceğiniz ve canlı müzik dinleyebileceğiniz taraftar alanları görmüş olacaksınız. Bir bilet ile birçok insanın sadece 2-3 saat gördüğü bir etkinlikte çok daha fazla şeye erişebiliyorsunuz.

Doğal olarak, bu olanaklar bir Grand Prix'e ve bir futbol maçına katılma arasında kalınınca devreye giriyor. Bu seçim, son on yılda başlayan deneyim ekonomisi ve tüketicilerin sahip olunacak şeylerden çok yapılacak şeylere harcama yapmakla daha fazla ilgilenmesiyle bağdaşıyor. Formula 1 bundan yararlanarak ve belki de tüm yarışı izlemeyecek olan veya Grand Prix'yi çok pahalı bulan veya hatta GP'ye katılan ancak biraz daha fazlasını isteyen hayranlara ulaşarak, taraftar festivalleri düzenlemeye başladı.

Planlanmış bir Grand Prix'ye kadar her yıl birkaç önemli şehirde ev sahipliği yapan Miami ve Şanghay gibi yerler; pilot tanışmaları, araba sergileri, marka aktivasyonları ve baştan sona müzik içeren etkinliklere ev sahipliği yaptı. Miami'de 80.000 kişilik etkinlik ile yarış günü katılımıyla karşılaştırılabilir büyük bir kalabalık çektiler. Festivaller bir uğultu oluşturmaya başladı ve Formula 1'i daha önce ulaşamayan ya da ulaşmak isteyen insanların ellerine; arabayı yakından görmelerini, yanan lastiği koklamalarını ve motor seslerini duymalarını sağlayarak verdi. En iyi yanı ne biliyor musunuz aslında? Hepsi ücretsiz.

SOSYAL AĞLAR

Formula 1, sosyal medya platformlarına diğer büyük spor serilerinden biraz daha geç geldi, ancak son yıllarda büyük miktarda büyüme görüldü. 2019'da ana platformlardaki (Twitter, Instagram, Facebook ve YouTube) takipçi sayısı 24,9 milyona (2018'e göre %32,9 artış) ulaştı ve 2020'nin sonunda %25.7 artışla 31,4 milyona ulaştı. Şampiyonlar Ligi ve Premier Lig ile tüm büyük spor organizasyonları arasında en hızlı büyüyen sosyal medya ağına sahip. Bununla beraber, F1'in 15,1 milyon Instagram takipçisi ile Şampiyonlar Ligi (80.9 milyon) ve Premier Lig (49.7 milyon)  karşılaştırıldığında, doğal olarak büyüme için daha fazla yer olduğunu ve sporun 500 milyon potansiyel taraftarına ulaşmak için hala uzun bir yol olduğunu belirtmekte fayda var. Bu aynı zamanda Scuderia Ferrari, McLaren ve Mercedes AMG gibi takımlar için de geçerlidir.

Formula 1 sosyal medya ekibi ayrıca, platformlardaki genellikle daha genç kitle için Formula 1'in 'ciddi' imajını yıkmayı başardı ve yüksek katılımı sağlamak için capsler ve şakalar paylaşıyor. Mercedes ve McLaren gibi takımlar da bu konuda ustalaştı.

YOUTUBE İÇERİKLERİ


Sosyal medya kanallarından biri olan YouTube, düzenli olarak hayranlar arasında popüler olduğunu kanıtlayan içerikle Formula 1'den en fazla yatırımı aldı. Koronavirüs pandemisinden önce, hayranların sürücülerin daha özel içeriklerini görebildiği 'Grill the Grid' serisi gibi içerikler bir gözde oldu, ancak bu seri padok kısıtlamaları nedeniyle 2020'de büyük ölçüde duraklatıldı. Ancak kanalda da boş bırakılmadı; yarış özetleri, 'En İyi 10'lar, sürücülerin yolculukları veya takımlarıyla ilgili hikâyeler ve en popüler olarak takım radyosu ile ilgili önemli anların yer aldığı videolar sunuldu.

Formula 1 YouTube'da yıllar içinde geleneksel TV yerine platformda kısa biçimli içerik sunarak, eğlenceli videolar üreterek ve aynı dili kullanarak birçok genç kullanıcının dikkatini çekti.

SESİN GÜCÜ: PODCAST'LER

Son birkaç yılda büyük miktarda büyüme gösteren bir başka içerik türü de podcast'ler. Formula 1 bu fırsatı değerlendirdi ve 'F1 Nation' ve giderek daha popüler hale gelen 'Beyond the Grid' gibi birkaç farklı seriye sahip. Podcast'i barındıran çeşitli uygulamalarda milyonlarca görüntüleme alan Formula 1, 2019'da 15 milyon dinlemenin keyfini çıkardı.

E-SPOR

e-​Spor, her spor için büyüyen bir alan ve Formula 1 F1 eSports serisi 2017'de oluşturuldu. Mevcut sayısız simülasyon ekipmanları ve pilot kurulumlarıyla pilot olmak isteyenlere belki daha da fazla fırsat sunuyor ve bu nedenle 4. yılında da devam etti. 2020 sezonunda takımlar bu alana odaklanmak ve rekabetçi olmak için daha fazla çaba sarf ediyor. Koronavirüs'ün gelmesi aslında bir alanının gelişmesi için fırsat sundu. Sanal yarışları daha da öne çıkarmak için mükemmel bir fırsat gibi görünüyordu ve birçok gerçek pilot hayranlarını eğlendirmek için simülasyon yarışlarına başladı. Sanal Grand Prix'lerin doğduğu yer burasıydı.

Temsilcimiz Cem Bölükbaşı da e-Spor kökeninden gelerek Formula 2'de koltuk buldu. Bu olay şimdiye kadar ilk kez yaşanıyor ve aslında Formula 1 yönetiminin e-Spor olayını pazarlama açısından da önem arz ediyor.

GİYİM İŞ BİRLİKLERİ



Formula 1, moda dünyasında büyük isimlerle bir dizi marka ortaklığına ev sahipliği olması- örneğin Tommy Hilfiger (Mercedes), Hugo Boss (Mercedes, McLaren) ve Michael Kors (McLaren)- genellikle takım sponsorluğu şeklinde oluyor. Ancak 2018'de durum farklıydı. Formula 1 ilk kez sokak giyim dünyasının devlerinden biri olan A Bathing Ape -daha yaygın olarak Bape olarak bilinen- bir marka ile birliktelik kurdu. İkonik markayla, bir sonraki yıl genişletilen bir dizi koleksiyon oluşturdular. En popüler Bape ürünlerinde olduğu gibi, bu koleksiyonlar da tükendi. Formula 1 logosunu ve markayı Bape kıyafetlerinde görülen özel kamuflaj deseni ile birleştirdiler.

Bape işbirliğinin başarısının ardından Formula 1, daha sonra bir başka popüler sokak giyim markası olan Anti Social Club ile işbirliği kurdu. Yine belirli bir takımla eşleşmek yerine, kıyafetlerde ASSC markasının yanı sıra Formula 1 logoları, uçrak bir parlak pembe renk teması ve damalı bayrak desenlerini kullandılar.

Genel olarak konuşursak, işbirlikleri Formula 1'e genellikle sokak giyimi ve topluluğu ile ilişkilendirildiği gibi 'havalı' bir marka imajı vermeye yardımcı oluyor. Bu markaların hedef demografisinin daha genç olması, ayrılmaya istekli oldukları makul miktarda harcanabilir gelire sahip olması ve genellikle ABD, Çin, Japonya ve Birleşik Krallık gibi kilit pazarlarda yerleşik olması nedeniyle bu işbirlikleri, hızlı bir pazarlama hareketi oluşturuyor. ABD ve Çin, Formula 1'in aktif olarak erişimini artırmaya çalıştığı pazarlar ve bu nedenle etraflarında oluşturulan koleksiyonlar ve çizgiler, sporu daha önce Formula 1'e aktif olarak katılmamış geniş bir kitlenin önüne çıkarmaya yardımcı oldu.

DRIVE TO SURVIVE



Bugünlerde büyük bir hayran grubu, kahramanlarından daha fazlasını yani sadece pist performanslarının ötesini de görmek istiyor. Formula 1 normalde münhasırlıkla örtülürken, belgeseller pilotların ve takımların hikâyelerini ve her birinin arkasındaki fikirleri/olayları hayranlar için sundu. Sadece haber makalelerini veya sıkı bir şekilde yazılmış basın bültenlerini okumak yerine bu serileri izlemek çok daha heyecan verici oldu.

Sevin ya da sevmeyin, Drive to Survive hayranlara padokta perde arkasında neler olduğuna dair bir bakış sundu ve aslında yapılması gerekeni gerçekleştirdi. McLaren, Amazon Prime ile iş birliği içinde kendi 'Grand Prix Driver' serilerini sunmuş olsa da daha önce tüm padokta bu ölçekte ve erişim seviyesinde hiçbir şey olmamıştı. Bu seri ile Amerika ve Ortadoğu pazarında Formula 1 tekrar izlenim oranlarını arttırdı. Teşekkürler Netflix ve Liberty Medya!

Tüm bu girişimler bir araya geldiğinde Formula 1 yeni hayranlar çekmeyi ve kemik kitleyi elde tutmayı başardı. Tabii ki, çoğu taraftarın özlemini çektiği şey daha yakın yarış ve umarım 2022 değişiklikleri de bunu çözecektir en azından çaba bu yönde. Bu arada en önemlisi bu küçük iyileştirmeler müşteri gelirlerini büyük miktarda iyileştirdi.


Tüm Hakları Saklıdır ©? Vice News, 2021
Julya YalenchkaBiA
#13 · 4 yıl önce
Alıntı yapılan: BiA - 27.04.2022 20:53

Anasayfa                        Haberler                        İş Başvuruları                        Programlar                        Reklamlar

Basketbolun altın dönemini belirlemeye çalışmakla çocukluğunun nostaljik yanılsamaları arasında mekik dokuyan kimselerin zihnindeki en büyük hafıza boşluğudur doksanlar.

İlgili soruya yanıt ararken başlığı okuduğunuz düşünce yapısına göre neyi görmek istediğinizi netleştirirsiniz: Söz konusu NBA'in 90'lardaki basketbol dinamikleri olduğu kadar tanımlanan dönemin sosyal dokusu da olabilir.

Nitekim Her Şey NBA'in yaptığı nostaljik paylaşımların hemen hepsinde gördüğümüz bir ifadedir bu: 90'lar daha sert, daha mücadeleci ve daha "iyi" bir dönemdir.

Martin Heidegger'e göre her soru bir arayıştır ve hakiki bir soru, bulunmuş bir yanıtla ortadan kalkmaz.

Söylenmesi gereken söylendi; fakat öncesinde bir tanıma ihtiyacımız var: 90'lar hangi dönemdir?

Doksanların Tanımı

1 Ocak 1990'dan 31 Aralık 1999'a kadar geçen dönemi 90'lar olarak adlandırsak bile ilgili aralığın içerdikleri bu bölümle sınırlı değildir. Örneğin 1991 yılı NBA Finallerinin atmosferi 80'lerden esintiler taşır, benzer şekilde doksanlar dediğimiz dönem de ruhunu 2000'lerin başına aktarır.

Bu sebepten ötürü 2002 NBA Finalleri katı biçimde 2000'ler Finali başlığı altına giremez çünkü oyunun içindeki figürler (Phil Jackson, Kobe Bryant, Shaquille O'Neal) en azından doksanlardan beri varolan ve seyircilerin belleklerinde bu şekilde yer etmiş kimselerdir.

Dolayısıyla 90'lar ifadesi en kapsayıcı tabirle başlangıcında 80'lerin ruhunu içeren, yaşandığı süreç boyunca kendine has özellikler üreten ve bu niteliklerini 2000'lerin ilk yarısına taşıyan dönemdir.

2022'den 32 yıl geriye gidip 10 yıllık süreci zihinlerimizde canlandırmamız için 90'lar NBA atmosferini dönemin genel spor iklimi ve Türkiye'nin sosyoekonomik şartlarıyla ele almak durumundayız.

Nitekim Slavoj Zizek'in dile getirdiği gibi "Gelecek determinist bir evrende yaşadığımızdan ötürü kapalıyken geçmiş, geriye dönük yeniden yorumlamaya açıktır".

Gelinen noktada doksanlara yapılan övgüler, dönemin basketbol dinamiklerini içermek durumundadır.



Oyunun Detayları

NBA 90'larda 4 farklı şampiyon çıkardı. Bunlar:

1990 Pistons
1991-1993 ve 1996-1998 Bulls
1994-1995 Rockets
1999 Spurs
oldu. Şampiyonlar arasında Bulls üçgen hücum prensibini benimsemiş bir takımken Rockets, Hakeem Olajuwon'un merkezde olduğu ve şutörlerle alan açmaya çalışan bir ekipti. Pistons sert oynayan oyuncu grubuna sahipken Spurs ise Duncan-Robinson ikilisinin pota altı savunmasıyla ipi göğüslemişti.

Şampiyonların farklılığı, basketbolun evrimini farklı yorumlamasından kaynaklanıyordu; fakat buna rağmen sonuç benzerdi: Pace Faktörü düştü.

Slow Motion NBA

Pace metriğinin ilk kez ölçümlendiği 1973-1974 sezonunda bir takım maç başına ortalama 107.8 defa hücum ediyordu. 1980-1981 sezonunda 101.8'e kadar gelen değer 1990-1991'de 97.8'e indi ve 1998-1999 sezonunda 88.9 ile dip yaptı.

90'lar NBA için pek çok istatistiğin farklı seyrettiği dönemdi. Bu süreçte bir takım için maç başına:

Hücum ribaundu 14'ten 12.4'e düşmüştür (günümüzde 10.3).
Asist miktarı 25'ten 22'ye düşmüştür (günümüzde 24).
Serbest atış miktarı 27'dir (günümüzde 21.8).
Oyunun yavaş, hücum ribaundu kovalamanın yaygın olduğu, pota altı mücadelesinin yoğun geçtiği ve faullerin sık yapıldığı müsabakaların bir ölçüde sebebi, 90'larda NBA basketbol kurallarının bugüne göre farklılık göstermesiydi.



Yasaklar

Gözünüz son yılların NBA'ine aşina ise 90'larda oynanan bir maçı açtığınızda içiniz sıkılabilir ve kendinizi "neden ikili sıkıştırma yapılmıyor?" sorusunu irdelerken bulabilirsiniz.

Nitekim NBA'in illegal defense ve daha az bilinen illegal offense kuralları günümüzde Warriors'un uyguladığı modern alan savunması modellerini katı biçimde kısıtlıyordu. Kısmi yardım savunması uyguladıktan sonra savunduğunuz ana oyuncuya dönmeniz durumunda illegal defense kararı çıkıyordu. Ya koşarak ikili sıkıştırmaya gitmeniz gerekiyordu ya da rakibin 1'e 1 oynamasına izin vermeniz gerekiyordu.

Bu durumun örneğini 1996 Bulls-Sonics NBA Finalleri 2. maçında 5 defa çalınan illegal defense kararlarında görebilirsiniz. İlgili kural yüzden çocukluğumuzda basket oynarken "1 atış 1 de yandan" tabiri dahi gelişmişti.

Bir diğer sorun da NBA'in kurallarla yasaklamaya çalışmasına rağmen hand-checking (el temasıyla savunma) durumunun sürmesiydi. Bu durum eski basketbolcu Kenny Smith'in açıkladığı videoda görüleceği üzere  bilhassa guardların içeri drive etmesini oldukça zorlaştırıyordu. Haliyle teknik becerisi veya atletizmi yüksek kısalara sahip olmayan takımların başvurduğu güvenli liman, topu bir uzuna emanet edip onun post-up oynamasıydı.

Dönüşüm

Televizyonun yaygınlaşması 90'ların rekabetçi ruhuyla bileşince NBA'in marka yüzü olma görevi Magic Johnson'dan Michael Jordan'a geçti. Aynı dönemde Formula 1'de pilotlarda ibre Alain Prost'tan Ayrton Senna'ya, devamındaysa Michael Schumacher'e kaymıştı.

İngiliz Futbol Ligi ise 1888-1992 arasında oynanan İngiliz 1. Ligi formatından çıkıp Premier League formatına dönmüştü. Bu geçişi lehine çeviren Manchester United ise İngiliz futbolunun bayraktarlığını Liverpool'dan almıştı.

Yaşananlar bize doksanların dönüşüm geçirdiğini gösterir.

Alışkanlıkları Kırmak
Merkezinde olduğu 2 farklı takımla:

İngiliz ligini 6 yılda 5 defa kazanan
6 farklı kupa zaferi tadan
2 kere asist kralı olan
1 defa da İngiliz liginde yılın sporcusu seçilen.
Eric Cantona futbolu 30 yaşında bırakmıştı. Kendisi 90'ların özgün ve doğal bir figürdü.

Benzer şekilde 1992 Avrupa Futbol Şampiyonasını büyük futbol liglerine sahip bir ülke değil, Danimarka kazanmıştı. Müsabakaların başlamasına 10 gün kala Yugoslavya'nın yerine turnuvaya çağrılan Danimarka milli takımında kimi oyuncular tatilini yarıda keserek takıma katılmıştı.

1992 yılı itibarıyla iç savaşın 2. yılını yaşayan Yugoslavya ise 2001'e kadar çalkantılı bir süreç yaşadı, bu esnada 140.000 kişi hayatını kaybetti.

Aynı dönemde Doğu Almanya Devleti'nin yıkılmasıyla beraber 16 milyon Doğu Alman Batı Almanya'ya katıldı. Sovyetler Birliği ise 286 milyonluk dünyanın en büyük 3. nüfusuyla 1991 yılında dağıldı.

Doksanlar sürprizlere açık bir dönemdi.


Ölümlü Dünya

Değer verdiği kimselerin vefatını görmemiş çocuklar olarak sürprizlerin en büyüğünü, televizyon kutusunun içindekilerin ölümlü olduğunu fark ettiğimizde yaşarız.

7 Kasım 1991'de HIV+ olduğunu açıklayan Magic Johnson NBA'i şoka uğratmıştı. Nitekim bu açıklamadan 17 gün sonra Freddie Mercury'nin AIDS nedeniyle ölümü de kamuoyunu etkilemişti. Benzer şekilde Amerikan Tenis Efsanesi Arthur Ashe 1993'de AIDS'ten ötürü hayatını kaybetmişti.

90'lar rap müziğin ve hip-hop kültürünün bilinirliğinin arttığı dönemdi. 80'lerle birlikte popülerleşen müzik türü 90'ların ortasından itibaren hem sözlerinde hem de ikliminde daha çok şiddet içermeye başlamıştı.

Bu müzik türünün önemli figürlerinden 2pac 1996'da, Notorious Big ise 1997'de vurularak öldürülmüştü. Bir başka bilinen müzisyen 50 Cent de 2000 yılında yakın mesafeden 9 defa vurulmasına rağmen hayatta kalmıştı.

NBA'deyse Michael Jordan'ın babası James Jordan 1993 yılında vurulup öldürüldükten sonra MJ basketbola 2 yıl ara vermişti.

Formula 1 dünyasında 80'lerin son dönemi ve 90'ların ilk yarısı Senna, Prost, Mansell gibi şampiyonlar çıkarmıştı. Prost'un emekliliğinden sonra Williams Renault koltuğuna geçen 3 defa dünya şampiyonu Ayrton Senna, 1994 yılında San Marino GP'sinde geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybetmişti.

Günümüzdeyse Lewis Hamilton kalibresinde bir yarışçının, Drake veya Eminem gibi bir müzisyenin, LeBron James veya Lionel Messi gibi sporcuların sürpriz biçimde hayatını kaybetmesi ya da mesleklerine uzun süreli ara vermesi bize olağandışı gelir.

90'lar, kahramanlarınızın zarar görmeye müsait olduğu bir aralıktır.

Tüm Hakları Saklıdır ©? Vice News, 2021
Julya YalenchkaBiA
#21 · 4 yıl önce
Alıntı yapılan: BiA - 30.04.2022 00:06

Anasayfa                        Haberler                        İş Başvuruları                        Programlar                        Reklamlar

NBA Tarihinin Gelmiş Geçmiş En İyisi Kim?

Gary Payton
"Bana hangisi daha komple bir basketçi diye sorarsanız kısaca LeBron James derim. İkisi de çok farklı basketbolcu. Jordan, özellikle büyük atışları sayıya çevirebileceğini düşünen biriydi. İhtiyaç olduğunda tüm topları alacak ve şut atması gerektiğinde de o şutları atacak biri. Bence bu nedenle LeBron daha komple bir oyuncu."

Shaq
"Bence LeBron, Kobe ve Jordan ile şampiyonluk sayısını eşitlemeye çalışıyor. Gelgelelim Jordan ile eşitlerse, sanırım benim için terazi biraz daha LeBron'a kaymış olacak."

Charles Barkley
"Bana kalırsa Michael GOAT'tur. Ve LeBron da, seviye olarak Michael'dan ziyade Magic'e daha yakın bir oyuncu."

Dwayne Wade
"Ben Jordan çağında büyüdüm. Taraflıyım ve ölene kadar da taraflı olacağım. Benim GOAT'um hep Jordan olacak. LeBron'u kötülemiyorum. LeBron muhteşem bir oyuncu. Ama benim GOAT'um Michael Jordan."

Allen Iverson
"Michael Jordan'ı her ne kadar çok sevsem de, yani, adamım... LeBron James benim adamım ya. O seçilmiş kişi. O şerefsiz seçilmiş kişi, adamım."

Kevin Garnett
"Abi ciddi misiniz? Harbi?! Hakikaten ciddi misiniz? Michael Jordan muhtemelen bütün profesyonel sporlarda seviye olarak taaaa burada (elini havaya kaldırıyor) ve diğer tüm herkes de taaa burada (elini yere yaklaştırıyor). Michael Jordan adeta makine gibi biri olmakla bahşedilmişti. Bencildi. Başka kimseye güvenmezdi ve yine de kazanırdı. Yapamazsın dediler ve çıkıp yine de yaptı ve kazandı. Ve nasıldı biliyor musunuz? Sanki "işte yanımda da bunlar var". Başarmayı ne kadar çok istediğini görürdünüz. Ne kadar büyük oynadığını görürdünüz. Ve o sırada ligde hala Bird ve Magic vardı."


Paul Pierce
"NBA finallerine çalmak kolay değildir. Ve o bunu 10 defa yaptı, benim sıralamamda yukarılara çıkıyor. Size harbi konuşayım: Eğer LeBron bu sene şampiyon olursa, bu yüzden onu Jordan'ın bir tık altına koyarım."

Chauncey Billups
"LeBron'un kendisini gelenim geçmiş en iyi olarak addetmesi hoşuma gidiyor. En iyi 4 oyuncuya koyarım ancak en tepeye onu koyamam. İmkanı yok. Belki Kyrie'nin attığı (şampiyonluğu kazandıran) şutu atsaydı... Ama bunu yapamam. Üzgünüm."

Bill Laimbeer
"Açık sözlüyümdür. Bence LeBron bu oyunu oynamış en iyi basketbolcudur. 2.03 boyunda, 110 kilo, rüzgar gibi koşuyor ve durduramıyorsunuz... Daha da önemlisi, lige geldiği ilk günden beri takım arkadaşlarını başarılara ortak etmeyi başardı. Ve bu da Jordan'ın çok uzun zaman sonra öğrenmeyi başardığı bir şey."

Chris Webber
"Magic, bana göre, Steve Nash ile birlikte, becerileri sebebiyle birlikte oynamak isteyeceğiniz en büyük oyunculardan biriydi. Jordan geldi ve tüm bu mantalite değişti: Hırçın olmalısınız, her şeyi kendiniz yapmalısınız... 6 kez yolun savunmacısı, herkesi kontrol altında tutmalısınız. LeBron lige geldiğinde ve pas verdiğinde... İnsanlar onun yüreğini ve ruhunu eleştirdi. LeBron'un sevdiğim yönü, onun kişiliğini değiştirmemesi oldu ve eğer çocuklar onu örnek alacaklarsa, bir takım oyuncusu olmak zorundalar. İşte bu yüzden muhtemelen, bunu söylemek hoşuma gitmiyor ama, tüm zamanların en iyi oyuncusu sıralamasında onu Magic'in önüne koymak zorundayım."

Tracy McGrady
"Eğer birisinin etrafında bir takım kuracaksanız, ben LeBron'u seçerim çünkü onda daha az yeteneği sahip kişileri alıp yükseltebilme becerisi var. Eğer bir şampiyonluk daha alırsa, en tepede MJ'in yanında değil diyebilmek yürek ister. Şu anki şampiyonluk sayısıyla Michael'ı geçti demek zor. Başarıyı tekrar edebilmek... Seçim yapmak için güzel bir argüman."

Kevin Durant
"(LeBron GOAT diye bağıran bir taraftara) Bu... çok saçma."

Zion Williamson
"Bana kalırsa ben Jordan'ı seçerim. Benim fikrim bu. Jordan benim GOAT'um. Ailem bana böyle öğretti."

2018 Çaylakları
"Jaren Jackson Jr., Wendell Carter Jr., Kevin Knox, SGA ve DeAndre Ayton LeBron'u seçiyor. Aaron Holiday, Luka Doncic, Grayson Allen ve Marcin Bagley Jordan'ı."

Gilbert Arenas
"LeBron'un GOAT olduğunu düşünmemim sebebi, baskının yoğun olduğu zamanlarda hayranların ve kamuoyunun yapmasını istediği şey yerine yapması gereken şeyi yapması. Bu onu Michael Jordan v Kobe Bryant'tan ayırıyor. Eğer Jordan veya Kobe'ye o Cavs takımlarını verseniz, playoff'lara çıkamazlardı. Şampiyon olamazlardı çünkü Jordan her maç 60 atar ve "gerisinden bana ne?" derdi."

Ray Allen
"Bana kalırsa Jordan GOAT. LeBron Jordan'ın bir ürünü, yani LeBron'da, onun DNA'sında olan birçok şey Jordan'dan geliyor. LeBron GOAT'tur diyen herkes bu çağda büyüyen ve bu çağın kendilerine hissettirdikleri yüzünden böyle diyenlerdir ve bu da sorun değil. Ama MJ'in oyuna bıraktığı etki, adamım, ligin üzerinde mutlak bir hakimiyete sahipti ve herkesin kalbine büyük bir korku salardı. Çünkü o durdurulamazdı."

Jerry Stackhouse
"Aralarında bir mukayese yapmanın doğru olduğunu düşünmüyorum. LeBron ile kariyerinin zirvesindeyken, Jordan ile de kariyerinin son senesinde oynadım. İkisinin de inanılmaz oyuncular olduklarını düşünüyorum. Bu oyunun gelmiş geçmiş en iyi bir ve ikinci oyuncuları onlar. Daha fazla da yorum yapmıyorum."

Shawn Kemp
"Jordan diyeceğim. LeBron büyük işler yapıyor olabilir ama Jordan'ın yaptığı tek şey kazanmaktı. Benim gibi, çok çok iyi oyuncular olsa da şampiyon olamayan oyuncular var. Bir de şampiyonluk kazanmış ama etraflarında iyi oyuncular olan oyuncular var. Ve Jordan'a bakıyorum, Bulls'ta oynadı ve yanında Scottie Pippen vardı. Ama Jordan olmadığında Bulls o şampiyonlukları kazanamazdı. Bunların sebebi Michael Jordan'dı."

Hakeem Olajuwon
"İnsanlar (LeBron'u) Jordan ile karşılaştırdığında, bu adil bir mukayese olmuyor. Jordan çok zorlu bir ligde diğerlerinden çok daha üst seviyede bir oyuncuydu ve çok yaratıcıydı. Bu LeBron'un değerini düşürmüyor çünkü o çok iyi bir oyuncu. Ama Jordan çok çok daha iyi bir basketbolcu."

Collin Sexton
"Üç tane GOAT var, bunların herhangi birisine tek başına GOAT diyemezsiniz çünkü oynadıkları zamanlar farklı: Kobe, LeBron ve Jordan. Tek bir GOAT yok, LeBron MJ'in zamanında nasıl oynardı ya da Kobe MJ'in zamanında nasıl oynardı, bilemiyorum... Hepsi kendi zamanının GOAT'u."


Draymond Green
"Bence LeBron elinde çöm büyük bir güç bulunduruyor. Öyle de olmalı, muhtemelen tüm zamanların en iyi basketbolcusu. Özgeçmişine bakarsanız, tek bir kusur bulamazsınız. Parkede yapabildiği şeyler, pek tabii ki inanılmaz. Ama daha önemlisi, gerçek hayatta başardıkları. Ve tam da bu sebeple kendisine büyük bir saygı duyuyorum."


Cedric Maxwell
"Şu anda GOAT LeBron. Çünkü basketbol ile alakalı konular kadar toplumsal meseleler yüzünden de tam bir örnek. Mevcut tüm toplumsal meseleye ilgisi mevcut."




Tüm Hakları Saklıdır ©? Vice News, 2021
Julya YalenchkaBiA
#22 · 4 yıl önce
Alıntı yapılan: BiA - 30.04.2022 00:00

Anasayfa                        Haberler                        İş Başvuruları                        Programlar                        Reklamlar

Michael Jordan: Ne Kadar Tanıyoruz?

Michael Jordan, birçok basketbolsever tarafından "GOAT Kim?" sorusuna verilen cevap. Sahadaki duruşuyla başlı başına tehdit oluşturan, asla pes etmeyen ve zafere giden yolda her türlü zorluğa göğüs geren tarihte eşine zor rastlanan bir basketbolcu. Peki yaşayan efsane için saha dışında da "örnek insan" demek ne kadar doğru?

Majestelerini tanımlamak gerekirse aşırı hırs demek yeterli olacaktır. Ancak bu aşırı hırs yalnızca saha içinde kalmamış, saha dışındaki pek çok yerde de kendini göstermiştir. Jordan normal hayatında kaşlarını çatmaktan hiçbir zaman geri durmamış, bazı durumlarda daha da ileriye gitmiştir.

Durum böyle olunca Michael Jordan'ı bir de "kötü anı" sahibi insanlardan dinlemek gerekebilir. Özetle Majestelerinin tamamen iyi bir insan olmadığını anlatan birkaç anekdot önümüze çıkıyor, karşınızda Michael Jordan'ın karanlık yüzü...

Michael Jordan Country Club'dan Atılıyor

NBA ile az çok ilgilenen çoğu insan Michael Jordan'ın golf üzerine olan ilgisini bilir. Golf oynamak için Miami'deki özel La Gorce Country Club'a gelen MJ küçük bir sorun yaşadı. Kulübün kıyafet kurallarına uymadığı gerekçesiyle kendisinden kıyafetlerinin değiştirmesi istendi. Michael Jordan'ın cevabı ise klasik Jordan tarzıydı. Atlantic Black'ten Curtis Bunn olayı kısaca bu ifadelerle anlatmıştı:

"Kulüp yetkilisi, Michael Jordan 12. deliğe geldiğinde yanına yaklaşarak kıyafetlerini değiştirmesi gerektiğini söyledi. Fakat Majesteleri onu sert bir dille reddetti. 'Kibirli, yaşlı ve küstah' gibi kelimeler kullandı.

Kulüp yönetimi Michael Jordan'ı bu sözlerinden ve kurallara uymamasından dolayı sahada golf oynamasını sonsuza kadar yasakladı.

Jordan'ın halkla ilişkiler ofisi olayla ilgili bir açıklama yaptı ve şu ifadeleri kullandı: 'Sanırım bu onların (kulübün) kaybı. Çünkü MJ harika bir golf oyuncusu ve harika bir misafir.'"

Michael Jordan Steve Kerr'ün Yüzünü Yumrukluyor



Steve Kerr, TNT analisti Dan Patrick'e "yumruklanma" olayını kısaca şu cümlelerle anlatmıştı:

"Bir keresinde onunla fikir ayrılığı yaşadım. Sanırım yüzüme yumruk attı. İnanması zor ama bu başıma gelen en iyi şeylerden biriydi.

Kampta çalıştığımız hücum sırasında Michael Jordan'ın dediği bir şeye katılmadım. Sonucunda yumruk yedim. Kalkıp yanına geri dönmem gerekiyordu, sanırım yanına giderek saygı kazandım.

O günden beri Jordan'la harika bir ilişkimiz var. Ona saygı gösterdiğimi kanıtlamam gerekiyordu ve ben de öyle yaptım."


Burnuna yediği yumruk sonrasında herhangi bir karşılık vermeyen Kerr, olayı büyütmeden hücumu oynamaya devam etti. Bu olaydan sonra Steve Kerr ve Michael Jordan arasında hiçbir zaman olumsuzluk yaşanmadı.


Majesteleri Charles Barkley'nin Aklına Giriyor


Takvimler 1993'ü gösterdiğinde NBA'in en büyük iki yıldızı finallerde karşı karşıya geliyordu. Michael Jordan'lı Chicago Bulls ve Charles Barkley'li Phoenix Suns.

Yüksek doz rekabet bir yana, finaller esnasında golf oynamaya gidebilecek kadar da iyi dosttu bu iki isim. Nitekim golf oynamaya da gittiler ancak Charles Barkley olacaklardan habersizdi. Chicago Bulls asistan koçu Johnny Bach yaşananları şöyle anlatmıştı:

"Finallerin 4. maçından önceydi, üstelik Bulls seriyi 2-1 önde götürüyordu. Michael Jordan ve Charles Barkley birlikte golf oynamaya gittiler. İkili arasında uzun ve rekabet dolu bir maç yaşandı. Jordan oyunu kazanmıştı.

Lakin oyun sonunda Michael Jordan, Charles Barkley'e 20.000 dolar değerinde elmas küpe satın aldı. Jordan'ın yanına giderek 'Tüm bunları ne için yaptın?' diye sordum. Michael ise şöyle yanıtladı: 'Serinin geri kalanında yoluma çıkmayacak, 20.000 dolar buna kesinlikle değer. Charles bizi iyi arkadaş sanıyor, açıkçası o şişman heriften nefret ediyorum.'

Michael Jordan golf etkinliği sonrasındaki maçta tam 55 sayı attı ve Charles Barkley maç boyunca Jordan'a dokunmadı bile."


Michael Jordan Bill Cartwright'a Zorbalık Yapıyor


Dönemin Chicago'sunu canlı izleme fırsatına sahip insanlar Michael Jordan'ın beğendiği oyuncuların yerine getirilen oyuncularla arasının pek iyi olmadığını bilir. Kısacası kurban Bill Cartwright oldu. Yahoo Sports'tan Eric Freemna olayı açıklarken bu ifadeleri kullanmıştı:

"Chicago Bulls, Charles Oakley'i takımdan gönderip yerine Bill Cartwright'ı getirdi. Görüldüğü gibi Jordan yakın arkadaşını kaybettiği için durumu içerlemişti ve acısını Bill'den çıkardı. Ona 'Medical Bill' adını verdi ve antrenman sırasında tutmasının imkansız olacağı bir pas fırlattı. Bill doğal olarak pası tutamadı. Jordan bunun ardından Bill'in ellerinin kötü olduğunu söyleyerek bağırdı."

Ancak tüm bunlara rağmen Cartwright Bulls'un 3 şampiyonluk kazanmasında büyük rol oynadı. Boyalı alanı elit seviyede savundu ve karşısındaki oyunculara korku saldı.

Michael Jordan Şef'e Meydan Okuyor


Hayır... bahsettiğimiz Şef Stephen Curry değil. Bu şef Larry Bird ve Kevin McHale ile Boston Celtics'in 80'ler hanedanlığındaki "Büyük Üçlü"den biri olan Robert Parish'in ta kendisi.

Boston Celtics ile şampiyonluklar kazanan "The Chief" yüzüklerin yanında birçok kişinin saygısını da kazanmıştı. Ne var ki Michael Jordan hariç.

Parish 1996-97 sezonunda Chicago Bulls'a katıldı. Ama Jordan onu beklenenin tam aksi bir şekilde yanıt vererek karşıladı.

Parish, Bulls ile yaptığı ilk antrenmanlarında, hücumlardan birinde başarısız oldu ve Jordan'ın yüzünün birkaç santim ötesinde buldu. Şef anılarını şu şekilde anlatmıştı:

"Ona dönüp 'Sana buradakı diğer oyuncular gibi hayran değilim.' dedim. Ama o sırada bana 'K*çını tekmeleyeceğim' demekle uğraşıyordu. Michael Jordan'a bir adım daha yaklaştım. 'Hayır, bunu bana yapamazsın.' dedim. O günden sonra beni hiç rahatsız etmedi."

Majesteleri Muggsy Bogues'un Kariyeriyle Oynuyor


Michael Jordan'ın NBA'e geri dönüşünün ardından Majesteleri, Charlotte Hornets'a karşı oynadıkları ilk tur maçına izini bırakmaktan geri kalmadı.

Eski Chicago Bulls asistan koçu Johnny Bach olayları şöyle anlatmıştı:

"Oyunun en kritik pozisyonunda, Charlotte 1 sayı gerideyken Muggsy topu getiriyordu. Jordan karşısına geçip 'Şut at s*kik cüce!' diye bağırdı ve Muggsy şutu kullandı. Fakat şut isabetin yakınından bile geçmedi."

1 yıl sonra Muggsy o pozisyonun kariyerini etkilediğini söyledi: "Şutum o pozisyondan sonra giderek kötüleşti, hiçbir zaman eskisi gibi olmadı."

Michael Jordan Yaşlı Bir Kadını Kandırıyor



Michael Jordan'ın adını duyuran olay aslında basketbol sahasında bile olmadı. Bunun yerine, Kuzey Carolina takım arkadaşı Buzz Peterson'ın evinde adını duyurdu.

Hikaye kısaca şöyle devam ediyor: Peterson, Michael Jordan'ı Peterson'ın annesiyle sıradan bir kağıt oyunu oynamaya davet ediyor. Para üzerine bahis yok, kısaca arkadaşça bir oyun. Ancak yaşlı kadın tuvaleti kullanmak için kalktığında, Peterson Jordan'ı hile yapmaya çalışırken yakalıyor. Michael, para kazanmak için değil, ne pahasına olursa olsun kazanmak istediği için hile yapmaya çalışıyor.

Yazar Chuck Klosterman olayı son olarak şu şekilde özetliyor:

"Bu hikayeyi büyüleyici kılan şey başrolün MJ olması. Olayın içinde Michael Jordan yerine Peterson'ın antropoloji'de tanıştığı rastgele bir adam olduğunu düşünün. Hikaye kimsenin ilgisini çekmeyecekti. Başka bir deyişle muhtemelen kimse bu hikayeyi bilmeyecekti."



Tüm Hakları Saklıdır ©? Vice News, 2021
Julya YalenchkaBiA
#23 · 4 yıl önce
Alıntı yapılan: BiA - 01.05.2022 17:37

Anasayfa                        Haberler                        İş Başvuruları                        Programlar                        Reklamlar

Rodman ve Çılgın Hayatı

Dennis Rodman denilince aklınıza neler geliyor? Her maça farklı renkli saçlarıyla çıkması, kendi kendisiyle evlenmesi, hatta kendi düğününde gelinlik giymesi, Madonna ile yaşadığı skandallarla dolu bir aşk, Carmen Electra ile evlenirken sarhoş olduğunu ve hatırlamadığını söylemesi, Jean Claude Van Damme ile birlikte bir filmde rol alması, Kim Jong- Un ile sıkı arkadaşlığı gibi birçok skandallara imza atmış bir isim. The Last Dance belgeselinin geçtiğimiz Nisan ayında yayınlanması ile birlikte Rodman, yaptığı skandallarla adından tekrardan sıkça söz ettirmeyi başardı. Her Şey NBA ailesi olarak, berbat bir çocukluk geçirip sonrasında şöhretiyle birlikte NBA'deki bir çok skandallara imza atan Dennis Rodman'ın hayat hikayesine doğru yolculuğa çıkıyoruz. Kemerlerinizi bağlayın!

NBA Öncesi Hayatı


Rodman berbat bir çocukluk geçirdiğini söylüyor. Babası, Dennis 5 yaşındayken onu ve ailesini terk etti. Dennis'i annesi büyüttü. Fakirlik ve sefalet içerisinde geçen bir çocukluk geçirdi. Babası hakkında "Babamı görmeyeli epey zaman oldu. Şöyle bakıyorum; adamın biri, zamanında dünyaya gelmeme yardımcı oldu ama bu, benim bir 'baba'ya sahip olduğum anlamına gelmiyor." Dennis, 45 yıl aradan sonra 2012 yılında babasıyla tekrardan bir araya geldi ama çok uzun yıllar geçtiği için babasını özlemesi gibi bir durum mümkün değildi.

Babasının onları terk etmesinin ardından, annesi ve iki kız kardeşiyle birlikte Dallas'a yerleşti. Burada okula başlayan kardeşleri, basketbol merakı sardı ve her biri bu alanda başarısını ortaya koyarak lise takımlarında oynamaya başladı. Fakat takımlarında yıldız olanlar sadece kız kardeşleriydi. Dennis genel olarak hiçbir maçın kadrosuna alınmadı. Sonrasında Amerikan Futbolu'nu denedi fakat bunda da başarısız oldu. Liseden mezun olduktan sonra boyu 1.75'ti. Başarısız bir lise kariyeri geçiren Rodman'ın basketbol kariyerinin erkenden bitmesi söz konusuydu.



Lisede okurken, hiçbir spor dalı için yeterli olmadığı söylendi. Mezun olduktan sonra Dallas/Fort Worth Havaalanı'nda temizlik görevlisi olarak işe başladı. Basketbolu sadece eğlenmek için oynuyordu. Çalıştığı havaalanında çok sayıda saat çalmasından ötürü tutuklandı. Dennis o günlerini şu sözlerle anlatıyordu :

"Sadece iki seçeneğim vardı; ya hapse girecektim ya da torbacı olacaktım. Beni bekleyen başka bir gelecek yoktu."

Havaalanındaki işinden çıkarıldıktan sonra geçimini araba yıkayarak sağlamaya çalıştı. Bu sırada sokaklarda basketbol oynamaya devam eden Rodman, 22 yaşına geldiğinde boyu 1.75'ten 2.01'e uzamıştı. Gainesvelle Üniversitesi'nin gözüne girmeyi başaran Rodman, kendisine verilen basketbol bursunu kabul eder. Basketbol takımında oldukça başarılıdır ama not ortalaması bunun tam tersidir. Ortalamayı tutturamayınca okuldan ayrılmak zorunda kalır.



Bu başarısızlıklarının ardından annesi, kendisine çeki düzen verene kadar onu eve almayacağını söyledi. Dennis, annesinin onu istemeyişinin ardından sokaklarda yaşamaya başladı. Köprü altlarında, köpek kulübelerinde ve en çok basketbol sahasında yattı birçok gece. Bu sırada sokak basketbolunda oldukça ünlendiğinden Oklahoma Üniversitesi onu fark etti. Dennis'e sözleşme teklifi götürmek isteyen Oklahoma Üniversitesi, Dennis sokaklarda yaşadığı için öncelikle ona ulaşamadı. Büyük çabalar ve sokakta arama sonucunda Dennis'e ulaşmayı başaran Oklahoma Üniversitesi teklifini sundu ve Dennis bu teklifi kabul etti. Söz verdiği gibi okul ortalamasını tutturan Dennis, üniversitenin son iki yılında 15.9 sayı ve 17.8 ribaund ortalamasıyla NBA seçmelerine katıldı.

NBA Kariyeri


Yaşamını bir türlü düzene sokamayıp, hayatını sokaklarda geçiren ve geç yaşta üniversiteye adım atan Dennis Rodman, 25 yaşındayken 1986 NBA seçmelerinde 27. sıradan Detroit Pistons tarafından seçildi. Isiah Thomas, Bill Lambieer, Joe Dumars gibi sert oyun oynayan ekibin arasına katılan Rodman, The Last Dance belgeselinde de anlattığı üzere kariyerinde sert bir oyuncu olarak anılmasındaki en önemli faktör Detroit Pistons'ta oynamasıydı. Bad Boys ekibi ile 1989 ve 1990 yılında iki NBA şampiyonluğu kazanan Rodman, muazzam ribaund yeteneği ve sert savunmasıyla ön plana çıktı. Karşısına çıkan takımları adeta döverek kazanan Pistons'ta 2 kez All-Star seçilmeyi de başardı. 1991 yılında, gelecekteki takım arkadaşı olacak olan Michael Jordan'lı Chicago Bulls'a 4-0 süpürülen Pistons'ın hanedanlığı da böylece sona erdi. 1992 sezonunda 18.7 ribaund, 1993 sezonunda ise 18.3 ribaund ortalamalarını yakaladı.

Şöhretin en tepesine çıkan Rodman'ın, 1993 yılında dünyaca ünlü şarkıcı Madonna ile yaşadığı aşk magazin gündeminin en tepesine oturdu. İddialara göre Madonna, Dennis Rodman'a kendisini hamile bırakması karşılığında 20 milyon dolar teklif etmişti. 1993 yılında elinde bir çok not ile birlikte intihar etmeyi düşünen Rodman'ı efsanevi NBA muhabiri Craig Sager bu aptalca düşüncesinden vazgeçirdi. 1993-1994 sezonu için San Antonio Spurs takımı ile anlaşan NBA çılgın adamıi David Robinson ile oynama fırsatı da yakaladı. Spurs ile geçirdiği iki sezonda 5.9 sayı, 17 ribaund ortalamalarıyla oynadı. 2 sezonda da ribaund krallığını kimseye vermedi. Spurs'ün stadyum açılışına, saçların boyattığı için 30 dakika geç gelen Rodman, sonrasında yapılan röportajda "Kahretsin saçlarımı beyazlatmak biraz uzun sürdü." açıklamasını yaptı.



1995-1996 sezonuna girerken, kadrosunda Michael Jordan ve Scottie Pippen gibi iki süper yıldızın bulunduğu Chicago Bulls'a Wiil Perdue karşılığında takaslandı. Bu takas sonucunda adını tarihe altın harflerle yazdıracak Jordan-Pippen-Rodman üçlüsü kuruldu. 1995-1996 sezonunda Bulls, ilk 44 maçta 41 galibiyet elde etti. Normal sezonu da 72 galibiyetle kapatan Bulls, bu alanda daha sonra 2015-2016 sezonunda Golden State Warriors tarafından kırılacak olan NBA rekorunu ele geçirdi. Bu başarısını sezon sonunda Seattle Supersonics'i finallerde 4-2 yenerek taçlandıran Bulls'ta Rodman, kariyerinin 3. şampiyonluğunu elde etmeyi başardı.




1996 yazında çıkarmış olduğu "Bad As I Wanna Be" kitabının Paris'teki tanıtımında gelinlik giyerek kendi kendisiyle evlenmek için tören düzenledi. Bu hareketi ile bütün ilgiyi üzerine çeken Dennis Rodman, her zamanki gibi çılgınlıklarına devam etti. Sık sık saçlarını farklı renklere boyatmasıyla gündeme geldi. Bulls ile birlikte art arda 2 şampiyonluk daha yaşayarak three-peat'in önemli parçalarından biri oldu. Ribaund krallığı tacını Bulls'ta da devam ettiren Rodman, üst üste 7 sezon ribaund kralı olmayı başaran NBA tarihindeki ilk isim oldu.

Dennis Rodman, oyunculuğundan çok özel hayatıyla gündeme gelen biri oldu. Kendisinin de söylediği gibi şöhretin basamaklarını tek tek çıktığı zaman tek derdi uyuşturucu ve kadınlardı. Uyuşturucu kullanma problemi onun kariyerinde birçok kez başına iş açtı. 1997 sezonunun ortasında kafası bozulduğu için Phil Jackson ve Michael Jordan'a "Ben tatile çıkıyorum" dedi. Koç Phil Jackson'dan "Git ne yaparsan yap, fakat 48 saat sonra geri dön" iznini aldıktan sonra Las Vegas'a gider. Michael Jordan: "Asla 48 saatte dönmez" der ve haklı çıkar. Tam 98 saat sonra Bulls antrenmanına terlikleriyle ve ünlü model Carmen Electra ile evlenmiş bir şekilde geri döner. Sonrasında ise, Carmen Electra ile evlenirken sarhoş olduğunu ve hiçbir şey hatırlamadığını söyleyerek skandallarına bir yenisini daha ekledi. Bulls'tan ayrılan Rodman 1999'ta Lakers ve 2000'de Mavericks forması giyen Dennis Rodman, 38 yaşında kariyerini noktaladığını açıkladı.

NBA Kariyeri Sonrası


Rodman, NBA kariyeri sonrasında da yaptığı çılgınlıklarla gündeme gelmeyi başardı. 2013 yılında Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un'un Michael Jordan'a yaptığı davet cevapsız kalınca, bu kez Dennis Rodman'a davet gönderildi. ABD-Kuzey Kore gerilim hattının yüksek olduğu bir dönemde Kim Jong-Un'un davetini kabul ederek Kuzey Kore'ye gideceğini söyledi. Kuzey Kore'de 22.000 kişi karşısında gösteri maçında Kenny Anderson, Vin Baker ve Cliff Robinson gibi isimlerle birlikte bir gösteri maçı yaptı. Gösteri maçı sonrası Kim Jong-Un'un eğlence davetini kabul eden Dennis Rodman, Kuzey Kore lideriyle birlikte sabaha kadar sarhoş olup, karaoke yaptı. Bu buluşmadan sonra ikili yakın arkadaş oldu.

50. yaş günü kutlamalarında giydiği pembe gecelik, 2019'da California'da iki tane kadın ile birlikte bir yoga mağazasını soyması, 2016 seçim kampanyasında Donald Trump'u desteklediğini açıklayarak tepki toplaması ve 2000 kadınla birlikte olduğunu açıklaması gibi skandallara devam etti. Bu yazımızı çok güzel bir atasözü ile noktalamak istiyorum. O da "Bir insan yedisinde ne ise, yetmişinde de odur.

Tüm Hakları Saklıdır ©? Vice News, 2021
Julya YalenchkaBiA
#24 · 4 yıl önce
Alıntı yapılan: BiA - 01.05.2022 17:39
Alıntı yapılan: BiA - 01.05.2022 17:33

Anasayfa                        Haberler                        İş Başvuruları                        Programlar                        Reklamlar

Dwight Howard: Sakıncalı Kahraman

Basketbol, takım sporları içinde dramanın belki de en yukarıda yaşandığı spor. Son saniye sayıları, son periyotlarda dönen onlarca maç düşünüldüğünde buna güçlü bir argüman üretmek hayli olası. Jordan'ın 98 Finallerini bitiren basketi, Irving'in 2016 Finallerinde attığı üçlük, Durant'in 2017 ve 2018'de attığı üçlüklerle Finalleri koparması bunlardan birkaçı.

Dwight Howard ve benzerleri ise bu grubun dışında kalan ve son saniyelerde şut atması tercih edilmeyen elit oyuncuları oluşturuyor. Howard, tıpkı Shaq gibi harika bir oyuncu olmasına rağmen son saniyede eline top uğramayan bir süperstarlardan sadece biri.

İnanılmaz atletik bir pivot profilindeki Howard, kariyerinin zirvesindeyken oynadığı takımların savunmasının temel dayanağıydı. 3 kere üst üste yılın savunmacısı seçilen tek sporcu olan Süpermen için tarihin en iyi savunmacısı iddiasında bulunmak abes kaçmaz. Howard aynı zamanda Kawhi Leonard ile birlikte yılın savunmacısı ödülünü kazananların en genci olma özelliğini de taşıyor.

Peki Howard nasıl oldu da 2012'ye kadar ligin en gözde pivotuyken 2019'da veteran minimum sözleşmesiyle döndüğü Los Angeles Lakers'ın yedek pivotu konumuna geriledi ve 2020-2021 sezonu için Sixers'ın yedek pivotu oldu?

Hem sportif kariyeri, hem de özel hayatı şaşırtıcı dönüm noktalarını içeren Süpermen lakaplı Dwight Howard'ın kimlik bunalımını 3 bölüm halinde ele alıp Howard'ın yaşadıklarının toplumsal ve bireysel düzeydeki yansımalarını görmeye çalışacağız.

Sorunlu Kişiliğin İnşası

Dwight Howard'ın yolculuğu, annesinin ondan önce 7 kere düşük yaptığı gerçeğiyle başlıyor. Muhafazakar ebeveynlere sahip olan Howard, Atlantalı mübaşir bir anne ile polis babanın çocuğu olarak "Güneydoğu Atlanta Hristiyan Akademisi" lisesinde yer aldıktan sonra idolü Kevin Garnett gibi üniversite okumadan NBA draftına katıldı. Howard öylesine dindar bir kafa yapısına sahipti ki NBA'in logosuna haç ekletmek istediğini açıkça dile getirmişti.

Ailesine aşırı bağlı olan Dwight, 16 sınıf arkadaşının olduğu bir liseden NBA'in sonsuz derinliğine daldığında ilk başlarda afalladığını çeşitli dönemlerde söyledi. Lise maçlarından önce arkadaşlarıyla gırgır şamata yapan Howard, Orlando Magic'te takım arkadaşlarının maçtan önce kendi halinde olmalarına başta alışamamıştı. Lige katıldığında 19 yaşında olan Süpermen, çaylak sezonunda kaybettikleri maçlardan sonra soyunma odasında ağladığını 2019'da yaptığı çeşitli röpörtajlarda ifade etti.

Kadrosuna katıldığı Orlando Magic, Howard'dan önce Tracy McGrady ile 2001-2003 playofflarında yer alıp her seferinde ilk turda elenmişti. 2003-2004 sezonunda 21 galibiyetle sonuncu olan Magic, Howard geldikten sonra 2 sezon üst üste 36 galibiyetle konferansında 10. sırayı aldı.

Bu dönemde Hido Türkoğlu, Jameer Nelson ve Grant Hill gibi oyuncularla yanyana oynayan Howard, 3. sezonunda kariyerini yukarıya taşıyacak bir dönüşüm yaşadı. Magic kondisyonerinin idmanlarıyla güçlenen Howard, 2006-2007 sezonunda power forward pozisyonundan pivot pozisyonuna geçti.

Howard'ın güçlenmesi ve Hido ile Nelson'ın kendilerini geliştirmesiyle birlikte Magic 2007'de playofflara son sıradan girdi ve ilk turda Detroit Pistons'a süpürüldü.

Kariyerinin ilk playoff eşleşmesinde dönemin sert takımlarından Pistons karşısında oldukça sağlam duran Süpermen, %55 saha içi isabetiyle 15.3 sayı bulurken maç başına 14.8 ribaund alıyordu.

Magic 2007-2008 sezonunda koç Brian Hill'i kovup yerine Stan Van Gundy'yi getirdikten sonra Howard'ın gelişimi gittikçe hızlandı. Veteran Grant Hill ve pivot Darko Milicic ile yolları ayıran Magic, şutör forvet Rashard Lewis'i kadrosuna kattı. Nelson-Evans-Hido-Lewis 4lüsü, takımın topla oynayabilen ve şut atabilen hücum gücünü oluştururken Howard ise savunmadaki dayanak ve hücumdaki koçbaşı görevini görüyordu.

Bir nevi Giannis Antetokounmpo ile Bucks'ın günümüzde oynadığı modelin 10 yıl önceki sürümü olan Magic, 2007-2008 sezonunda 52 galibiyet ile konferans üçüncüsü oldu. Playoffların ilk turunda Raptors'ı 4-1 ile geçen Magic yarı finalde yine Pistons'a elenmesine rağmen 22 yaşındaki Howard ışıl ışıl parlıyordu. 18.9 sayı, 15.8 ribaund ve 3.4 blok ortalamaları tutturan Süpermen, aynı sezon içinde smaç şampiyonu olmuştu. Final denemesinde Süpermen logolu atleti ve peleriniyle vurduğu smaç, lakabı ile bağını taçlandırdı.



2007-2008 sezonunda aynı zamanda Hidayet Türkoğlu'nun en çok gelişme kaydeden oyuncu (MIP) seçildiğini belirtmeliyiz.

Stan Van Gundy gelmeden önceki sezon Magic, savunma rating değerinde ligin 6. sırasındayken hücum ratinginde 22. sıradaydı. SVG sonrasında Magic savunma rating sırasını korurken hücumda ligin 7. sırasına kadar yükselmişti.

2008-2009 sezonuna girilirken Magic için şampiyonluk oranı 1'e 20 mertebesindeydi. 30 takım içinde şampiyonluk ihtimali 11. sırada konumlanan Magic'in kendi konferansında final görmesi de beklenmiyordu. Son şampiyon Celtics, eski şampiyon Pistons ve LeBron James'li Cavs'in başarı ihtimali Magic'ten yukarıda konumlanıyordu.



Tarihte ilk ve son kez doğu konferansında 3 takım birden %70 galibiyet oranının üstünde konumlandı.

Howard'a kariyerinin ilk yılın savunmacısı ödülünü getiren bu sezonda Süpermen 2.9 blok, 13.8 ribaund ve 1 top çalma oranı tuttumuştu.

Magic playoffların ilk turunda 76ers'ı 4-2 ile geçti. Konferans yarı finalinde son şampiyon Celtics'i 7 maça giden seride TD Garden'da eleyen Magic, konferans finalinde LeBron James'in önderliğindeki Cavs ile eşleşti.

Cavs'i 4-2 ile geçen Magic'te tam 5 oyuncu çift haneli ortalama tutturdu ve oldukça dengeli bir hücum profili ortaya çıktı.

Ve Howard 24 yaşını doldurmadan ilk finaline 2009 yılında ulaştı.

Kader hepimiz için hayatın farklı noktalarında bir kapı açar. Kimi sporcular kariyerinin ilerleyen yaşlarında kendilerini en büyük sahneye taşıyacak fırsatı bulur, kimisi de bu fırsata erken yaşta erişir.

Bu noktada fırsatı değerlendirebilmek ise pek çok insan için bir saplantıdır fakat kişinin buna ne kadar hazır olduğu hususu genelde keşfedilmemiş bir alandır. Hayatınız boyunca bir şeyleri "hak ettiğini" iddia eden insanları hep duyarsınız. Maaşının azlığından yakınan arkadaşlarınızı, yaşadığı ülkeden daha iyisini hak ettiğini iddia eden insanları, ilişkilerinde sürekli "kendilerine yanlış yapılan" sevdiklerinizi, sürekli birşeylerden dolayı anlaşılmadığını düşünen ve mağdur olan dostlarınıza bakarsanız bu davranışın ne denli yaygın olduğu konusunda fikir sahibi olmanız kolaylaşır.

İnsanlar çalışmanın ve fedakarlık yapmanın iyi niyetleriyle birleştirildiğinde başarıyı ve mutluluğu getireceğini sanmak gibi bir yanılgıya düşerler. İyi niyetle bezeli fedakarlık, mutluğu hak etmenizi sağlamak yerine sizi hayal kırıklığına uğratabilir, çünkü iyi niyet beceriksizliğin affını sağlamaz.

Howard için 2009 Finalleri bunun pratiği oldu. Magic, serinin ilk maçında dağıldıktan sonra ikinci maçı son topa kadar taşıdı. Son topta Hido, Kobe'ye blok koyduktan sonra kenardan başlattığı hücumda topu takım arkadaşı Lee ile buluşturdu fakat Lee 0.6 saniye kala çember dibinde sayıyı bulamadı. Uzatmaya giden maçı Lakers kazandı.

Video 1 – Orlando Magic – Los Angeles Lakers 2009 Finalleri 2. Maçı
[embedyt] https://www.youtube.com/watch?v=ZKshgJwb_ac[/embedyt]

Eşleşmenin üçüncü maçını kazanan Magic seriyi 2-1'e getirdi. Howard 4. maçta NBA Finalleri rekorunu kırdı ve 9 blokla maçı tamamladı. Howard tarihin en iyi finaller savunma performansını 21 ribaundla taçlandırmasına rağmen Magic hem bu maçı, hem de 5. maçı kaybetti ve şampiyon Lakers oldu.

Gerek koç Stan Van Gundy, gerek Howard eşleşme boyunca temel bir hata yaptı. Rakip pota altında Gasol, Bynum ve Odom'ın oluşturduğu yapıdan ötürü Howard 5 maçta sadece 43 şut kullandı. Saha içi isabetinde %49'da kalan Süpermen, serbest atışlarda %60'da takılınca finaller sayı performansı yalnızca 15.4'te kaldı.

Doğu konferansı finallerinde 25.8 sayıyla oynayan Howard'ın finallerde yaşadığı 10.4 sayılık düşüş, Magic'in finallerde maç başına 9.4 fark yemesine neden oldu.



Zeigarnik Etkisi

Zeigarnik etkisi, kişilerin tamamlanmamış veya bölünmüş–kesilmiş olayları, tamamlananlara göre daha kolaylıkla hatırladığını ifade eden psikolojik bir kavramdır. Bu kavrama göre kişi bir durumu nihayete erdirmediği sürece durumun zihninde yarattığı meşguliyet yüksek olacaktır.

Hayatta bu durumun kısa süreli örneklerini garsonların siparişleri akıllarında tutabilmesi olarak görebiliriz. İşler orta-uzun vadeli baktığımızdaysa ilginçleşir. Pek çoğumuzun hayatında çeşitli dönemlerde maruz kaldığı "Ne zaman evleniyorsun?" tacizi, "Çocuk düşünmüyor musun?" sataşması gibi kişinin hayatı kesitler halinde ele alıp bir sonraki aşamaya geçmesinin beklentisinin yaratılması bu durumun bir yansıması olarak alınabilir.

İnsanların pek çoğu hayatı tecrübeler bütünü olarak değil, yaşanıp bitirilecek kesitler olarak görmeye meyillidir. Bu sebepten ötürü küçük bir liseden gelen, muhafazakar bir ailenin duygusal çocuğu Dwight Howard gibi insanlar başarısızlıkları hayatın doğal akışı içinde deneyimlemektense başarısızlıkları fazlasıyla içselleştirip bir daha bu durumla karşılaşmamaya çalışırlar.

Howard'ın röportajlarda belirttiği üzere 2009 Finallerini kaybettikten sonra soyunma odasında Eminem – Lose Yourself dinleyerek Final sahnesine bir daha çıkamayacağını düşünmesi de bu sorunlu yaklaşımın neticesidir.

Böyle bakıldığında sportif bir yolculuk, şampiyonlukla sonlandırılmadığı zaman ışıltısını yitirebilir ve Howard da 2009 Finallerini sonlandıramamasını yanlış okuyarak yıllar geçtikte yaşadıklarını takıntı haline getirdi, topu eline daha çok ister oldu. Bunu yapabileceği en uygun alan olarak maçı yavaşlatan alçak post oyununu tercih etmesi de ilerleyen yıllarda gittikçe hızlanan ve dış atış öncelikli hale gelen NBA'in içindeki yerini korumasını zorlaştıracaktı.

Magic 2009-2010 sezonunu 59 galibiyetle 2. sırada tamamladığında Howard üst üste ikinci yılın savunmacısı ödülünü alıyordu. Ayrılan Hido'nun yerine Vince Carter'ın geldiği ve Jameer Nelson'ın sakatlıktan dönüp J.J. Redick'in ilk 5'e yerleştiği 2010 playofflarında Magic ilk iki turu Bobcats ve Hawks karşısında süpürse de konferans finalinde Celtics'e 4-2 yenildi.

2010-2011 sezonunda 52, lokavt nedeniyle 66 maç üzerinden oynanan 2011-2012 sezonunda 37 galibiyet alan Magic her iki sezonda da ilk turda elendi. 2010-2011 sezonunda arka arkaya 3. ve son yılın savunmacısı ödülünü alan Howard, Magic'e olan inancını kaybetmişti.

2011 playoffunda Howard 27 sayı ve %63 saha içi isabetle oynarken takım arkadaşları Hido, Jason Richardson ve Gilbert Arenas'ın toplam 27.8 sayı ortalamayı %34 saha içi isabetiyle tutturması Magic'e olan inancın kaybolmasını sağlayan en önemli unsurdu.

2012'de yönetimle konuşup takasını isteyen Süpermen, rotasını kendisinden önceki Süpermen olan Shaq'ın yolu Los Angeles Lakers'a çevirdi. Bu esnada bir dizi yanlış anlaşılmalar sonucu koçu Stan Van Gundy ve takım arkadaşları ile arası bozulan Howard giderken ardındaki köprüleri yaktı.

2012-2013 sezonunu Lakers'da geçiren Süpermen'in Los Angeles macerası sırt ve omuz sakatlıklarından dolayı sportif anlamda sönük geçerken Kobe Bryant'ın sezon içinde aşil tendonunun kopması da takımın sonunu hazırladı. Howard'la birlikte 2013'te son kez playoff yapan Lakers 2019-2020 sezonuna kadar playoff yüzü göremedi.

Sezon sonunda Howard Los Angeles'dan ayrılıp James Harden önderliğinde yeniden yapılanan ve rekabetçi konuma gelen Rockets ile sözleşme imzaladı.

Playofflar için kariyer ortalaması maç başına 10 şut olan Howard, 2009 Finallerinin etkisini üstünden atamadığı Rockets'taki ilk playoff macerasında bu ortalamayı 17.7'ye kadar çıkardı. 2014 playofflarında James Harden ile olan ilişkilerinin gerilmesine yol açan bu durumun ardından yalnızca kullanışlı bir hücum silahı olarak görüldü ve rolü ufaldı.

Houston'da geçirdiği 3 sezon boyunca sayı ortalaması 18.3'den 13.7'ye kadar gerileyen Howard, Darly Morey'nin bayrak taşıyıcılığını yaptığı dış atış baskın hücum sistemine adapte olamadı.

Houston'dan ayrıldığı 2016 yazının ardından takip eden 3 sezonda 3 ayrı takımın formasını terleten devrik Süpermen için yolun sonu gözüktüğünde takvimler 2018'in sonuna gelmişti bile. Hawks ve Hornets ile vasat sezonlar yaşadıktan sonra Wizards'a takaslanan Howard, burada 9 maç oynadıktan sonra sakatlandı ve takımınca serbest bırakıldı. Howard bu dönemde derin bir depresyona girdi.

"Suçlayacak birilerini aramayı bıraktığınızda, problemleriniz, gittikçe daha da büyüleyici bir hal alıyor"

–Manu Larcenet, Sıradan Zaferler

İlk bölümün sonunda bahsettiğim "hak etmek" kavramı bu yüzden, en azından Türk toplumu içinde çıplaklığını her gün gördüğümüz formuyla, saplantılıdır. Kişi kendi sorunlarından başkalarını sorumlu tutarak kendini mağdur konumunda algılamanın rahatlığına kapılırsa aynı davranışları farklı insanlarla birlikte tekrar etmesinin önünü açmış olur. Howard'ın baskının yükseldiği ortamlarda Magic, Lakers ve Rockets ile benzer sorunları yaşaması da bu yüzdendir.

Olumsuz tecrübelerden kaçınmak kişinin çöküşünü hızlandırır. Hayatı atılması gereken adımlar bütünü olarak gören muhafazakar bir zihniyetin çocukları başardıklarının tam olarak tatminine varamazlar, bu sebepten ötürü yaşayamadıkları hayatı deneyimleyen kimselere sıklıkla imrenen insanlar olarak kendi kendilerinin karikatürüne dönüşürler. Howard'ın yıllar içinde kendisiyle dalga geçebilen ligin Shaq sonrası sevimli uzunu konumundan istenmeyen takım arkadaşı konumuna düşmesi de bu durumun yansımasıdır. Başarı kazanırken özgüvenli olan Howard, sıradanlaştıkça uyumsuzlaştı.

Manu Larcenet bir savaş fotoğrafçısının sıradanlaşmaya karşı verdiği mücadelenin karikatürünü çizdiği ödüllü "Sıradan Zaferler" eserinde bu çabayı resmeder.

Kişi her ne kadar özgün ve güçlü de olsa zamana karşı koyması mümkün değildir. Bu durum, dünyayı mutlak kavramlar halinde alan muhafazakar bir zihniyet içinse yıkımı getirir.

Dünya bir din ile, bir partnerle, ne de aile sevginizle tümden ele alınabilecek kadar basit bir yer değildir. Hiç kimse hayatını sadece bir baba, basketbolcu, mühendis, yazar veya Hristiyan gibi tanımlarla kısıtlayarak yaşayamaz.

Howard bunların hiçbirini içselleştirememişti. Bu sebepten ötürü Howard'ın 2018 sonuna gelindiğinde 5 farklı kadından 5 çocuğu vardı. Washington'da iken girdiği depresyonun ardından aylarca evden çıkmadığını söyleyen Howard, bu duruma gelene kadar köprüden önce son çıkış denebilecek pek çok yol ayrımını kaçırmıştı.

Houston döneminde YouTube'dan kendi videolarını izleyip "Ben iyi bir insandım, bu kim?" diye soran bir sporcunun psikolojik desteğe ihtiyaç duyması son derece doğaldır. Burada yaşadığı eksiklikleri evinde 20 yılan besleyerek doldurmaya çalışan Süpermen yaptıkları sonucunda yaşaması gereken baba olmak gibi rol dönüşümlerini kavrayamıyordu.

Davranışlarından ötürü kötü bir takım arkadaşı, hatta bir kanser olduğunu düşünen Howard, depresyonu süresince Zeigarnik etkisinin bir sonucu olarak niteleyebileceğimiz Tamamlanma İhtiyacı (Need for Closure) durumuna örnek teşkil eden hareketler yaşadı.

Tamamlanma ihtiyacı zorluklarla veya alışılmadık şartlarla karşılaşan kişilerin durumu neticelendirme gereksinimini ifade eder. Kişi bu ruh hali içinde yanıtlar aramaya, sürekli olarak kendini (yanlış da olsa) yönlendirmeye başlar.

İlişkileri açmaza giren insanların partnerlerine ağır dramatik konuşmalar yapması veya ayrılacağı kişiye ithamlarda bulunması bu davranışın çıktıları olarak ele alınabilir.

Sorun bir başkasının size sunmadıklarındansa sizin beklentilerinizi ifade edememenizdir. Howard'ın durumunda suç ona yeterince pas verilmemesi veya istediği kadar post-up oynayamaması değil, Howard'ın pick and roll oyununun roll kısmını oynamayı reddetmesidir. Roll oyununda istatistiki olarak ligin ilk 10 sırasında olmasına rağmen 2009 Finallerinde yaşadığı durumu yanlış yorumlayıp sürekli olarak topu eline isteyen Howard kendi kendinin karikatürüne dönüşmekten kurtulamadı.

Depresyon, insanı zihninin en karanlık köşesiyle tanıştıran duygu durum bozukluğudur. Kendinize dair tüm hayal kırıklıklarınızı sansürsüz biçimde deneyimlediğiniz bu ortam, sizi hayat balkonundan düşmeye en yakın köşeye iter. Tüm sevdiklerinizin değerini yitirdiği, mücadele etmek için sebebinizin kalmadığını düşündüğünüz bu durumda sizi hayata bağlayabilecek tek bir soru vardır:

Kendinizi anlatabildiniz mi?



Süpermen'i Öldürmek

Howard yaşadığı depresyondan çıkmak adına egosunu her gün biraz daha öldürdüğünü söylerken anın önemini fark etmek adına uğraştığını ve her bir günü kazanmaya çalıştığını dile getirmiştir.

Kariyerinin en iddialı dönemlerinde 126 kiloya kadar ulaşan Howard, 2019-2020 sezonuna girildiğinde 112 kiloya inmiş. Graham Bensinger'a ve Kristine Leahy'ye verdiği röpörtajlarla kendini açıklamak ve depresyondan çıkmak adına adım atan Süpermen, bu sayede kendini özgürleştirebildi.

2019 yazında kafasını tekrar basketbola verdiğini kanıtlayan Howard, 2019-2020 sezonu için Los Angeles Lakers'la veteran minimum sözleşmeye imza attı. Rol oyuncusu olmayı kabul eden veteran Süpermen bu sayede kariyerinin ilk şampiyonluğuna 2020 yılında ulaştı.

Çocukluk odasında, başucunda haç asılı olan duvarında bir kağıtta hedefleri yazılı olan Howard bunları gerçekleştirmenin tatminini ne kadar yaşıyordur bilinmez. NBA'e 1. sıradan seçilmek, yılın savunmacısı olmak ve şampiyonluk kazanmak gibi hayalleri olan Howard her ne kadar sonuncusunu beklediğinden farklı bir tarzda kazansa da bundan dolayı yakınmayacaktır.

Süpermen egosu ölse de yarattığı yıkımın etkileri halen sürüyor. Oğlu Braylon, babası şampiyonluk kazandıktan sonra yayınladığı bir videoda Dwight Howard'ı kötü babalık yapmakla ve ilgisiz olmakla suçladı.

Sürekli bakıcılara verilmekten şikayet eden Braylon ve kardeşlerinin iddialarını yalanlayan Dwight için işlerin yoluna girmesi kolay değil.

Yetişkin olmak, yaptıklarının sorumluluklarını kabul edip hayata devam edebilmeyi gerektirir. İçselleştirilmeyen tecrübe bu nedenle hükümsüzdür, çünkü bir deneyimi değerli kılan ondan çıkardığınız dersi bir sonraki karşılaşmanızda pratiğe dökebilmenizdir.

Howard ise sportif anlamda kendisinde düzeltmesi gereken yerleri düzeltmeyi geciktirdi, yaşayamadığı bir hayatın peşinden koşarak her istediğini yapması da ölmüş Süpermen egosunun ona bıraktığı tatsız bir miras olarak hep peşinde olacak.

Hepimizin hayatta temel olarak karşılaştığı bir sorun vardır. Evliliğin aşkı öldürdüğü ve yerine sevgiyi geçirdiği, ilişkilerin temel dinamiğinin alışkanlığa dönüştüğü gibi iddialar en basit magazin dergilerinde bile bulunabilir ifadelerdir.

Peki o halde insanlar sevmekten ne zaman vazgeçer?

Bu sorunun yanıtı herkes için farklı olsa da 2009 yılında tek seferde gelmiş geçmiş en fazla izleyici oyunu alarak All-Star'a seçilen Howard'ın şüphesiz buna bir yorumu olacaktır (Bu rekor LeBron'un Lakers'a geçtiği 2019'a kadar kırılamadı). Taraflı-tarafsız birçok izleyicinin sevgisini kazanmış bir figürden yıllar içinde istenmeyen bir adama dönüşen Howard, kendisini dönüştürmeyi reddettiği ölçüde insanlar onu sevmekten vazgeçti.

O artık yalnızca 3 defa yılın savunmacısı olmuş, bir dönemin en iyi pivotu ve savunmacısı değil, aynı zamanda da çocuklarının büyümesini kaçırmış bir baba ve 16 sezon geçirdiği NBA ortamında hiç yakın arkadaşı olmadığını söyleyen bir kişi.

Alıştığımız güvencelerden uzak, henüz küçük parçalara ayırmadığımız bir zeminde ve önceden kestirilmesi kolay olmayan bir sona doğru ilerlemeye zorlandığımız hayatı dar kalıplar içinde tanımlanmış roller üzerinden algılamak pek çok insanı 20'li yaşlarında hayal kırıklığına uğratacaktır.

20'li yaşlarınızın ikinci yarısı irtibat kurduğunuz insanları kaybetmeye başladığınız değil bu insanları çoktan kaybettiğinizi fark ettiğiniz dönemdir. Dwight Howard gerek hoş bir anı olarak kalan Orlando dönemini, gerekse çok keyif aldığını dile getirdiği Los Angeles ve Houston şehirlerini bu şekilde yorumlayabildiği için bunalımını kırıp rol oyuncusu haline gelebilmeyi kabul etti ve şampiyonluk kazandı. Rol oyuncusu Howard, 2020-2021 sezonu için Sixers ile anlaştı ve pivot Joel Embiid'in yedeği oldu.

Stanley Kubrick'e göre yönetmenlik, çarpışan arabanın içinde Savaş ve Barış yazmaya benzer.

Hepimiz kendi hayatlarımızın yönetmenleriysek kendi Savaş ve Barış'ımızı nasıl yazacağımız da bize kalmış...

O sınırsız ihtimalleri hoyratça tüketen dünya düzeninin sakıncalı kahramanı...



Tüm Hakları Saklıdır ©? Vice News, 2021