İçeriğe geç

MAXANETA

Katkı verenler+15 103 yanıt 2,980 görüntülenme Açan the batuhan batrix ·

/// Yalnız IC mesajlar Yalnız görselli ve [ic] mesajlar, karakter adıyla. OOC konuşmalar gizli. Bulunduğun yerden ileri doğru.

Leopold GallowayPRISM · the batuhan batrix
#98 · 3 yıl önce
Alıntı yapılan: the batuhan batrix - 27.07.2023 14:16


BİZİ TAKİP EDİN

VICE  CITY: 25         SAN FIERRO: 19         LAS VENTURAS: 27                                                   BİZİ  VICE SOCIAL'DA TAKİP EDİN!
                                                        #vicenews #onlytrue #save       
GÜNLÜK HATIRLATMA:     Maxine Croft'un yepyeni tedavi yöntemi Vice Therapy, sadece Vice TV'de...



VICE THERAPY 4. BÖLÜM: Yalan


Merhaba dünya, ben terapist Doktor Maxine Croft. Vice Therapy'nin yaratıcısıyım.
Bu çok ilginç olan yeni tedavi yöntemimle Dünyadaki herkese yardım etme planım olduğunu bilmenizi istiyorum.
Sadece Vice Şehrinin değil, tüm dünyanın yardımına koşacağız bu programda.
Burada yaptığım şey, yaşadığım ilginç randevuları kayıt altına almak ve Vice TV'de insanların izlemesini sağlamak.
Vice TV'de yayınlanacak bu program sizlere iyi gelebilir ve sizler de başkalarıyla paylaşabilirsiniz. Neden yapmayasınız ki?
Burada aslında sizin kültürünüzün insancıl tarafına biraz karşı çıkanlar olacak. Dünyanın kültürü fazlasıyla farklı şeyler içeriyor.
Buna rağmen dünyayı seviyorum. Ruh ikizim Aneta ve ben Dünyayı çok severiz, gerçekten...

Televizyon ekranında bir bilgisayar ekranı ve Skype'da tek başına kamerası açık olan Maxine görünüyor. * *
**Maxine, telefonda konuşuyor.* *
M: Evet, Randy. Ben de bu işi seviyorum ancak Elder Tanrıları peşimizi bırakmıyor, bunu bilmen gerekir.
M: Aneta'yı kim sevmez ki? O dünyanın en harika insanı, o isterse yapmak zorundayım.
M: Seanslarım sadece birkaç ay aksadı şunun şurasında... Bir problem olmaz diye düşünüyordum.
M: Ben sonuçta insanları tedavi ediyorum. Önemli olan da bu aslında. Zamanın bir önemi yok...
M: Tamam Randy. Ben bu yeni tedavi yöntemimle dünyayı fethetmeye devam edeceğim, sen keyfine bak ve izlemeye devam et.
M: Ve hayır, seni seanslarıma almayacağım. Görüşmek üzere...

**Televizyon ekranı kapanıyor ve ekranda "Yalan" yazısı görünüyor.* *
**Ekran açılıyor ve Skype çağrısı ekrana yansıyor, Hernandez Scot adında birisi görünüyor. * *
M: Oh... İşte randevu vakti.

M: Merhaba! Ben Doktor Maxine Croft ve sen, Hernandez Scot olmalısın.
H: Selam, ben Levine.
M: Ama ben burada Hernandez Scot görüyorum?
H: Orijinal adım Hernandez ama ben Levine'a çevirdim, kendi isteğimle yaptım bunu.
M: Oh...
H: Ben insanların  bunu daha çok sevdiğini düşündüm.
H: Ben çok iyi bir avukatım ve benim çok iyi bir avukat adım var.
M: Evet, bir Yahudi ismini kullanman insanlarda kesin daha büyük etki yaratmıştır...
H:Evet, evet.
M: Hmm, senin şu an Vice Şehrinde olduğunu görüyorum.
H: Evet, Vice Şehrinde yaşıyorum.
M: Tabii, tabii öyledir. Vice Şehrinde olduğun için de bu kadar güzel bir ofisin var.
M: Sonuçta siz avukatlara çok fazla iş düşüyor bu şehirde.
H: Evet!
M: Aslında sana baktığımda çok da bir problem göremedim. Bir problem canlandıramadım gözümde.
M: Çünkü... Bunu söylediğim için üzgünüm ama, sana beklenmedik şekilde çekildim. Çektin beni.
H: Oh, bu ne güzel böyle... Sen de güzelsin şimdi, yalan söylemeyeyim.
M: Birden bir bağlantı hissettim işte, nedenini bilemedim.
H: Pekala, şunu söylemeliyim ki ben üç yıl üst üste Amerika Barolar Birliğinde ödül kazandım.
H: ALA... O... ALA... ödülü diye bir şeydi.
H: Normalde bunu Janset Mackenzie'ye vereceklerdi ama o öldü, bana verdiler.
M: Bu barolar birliğini pek duymadım açıkçası, çünkü benim çok yakınımda olan avukatlar var ve,--
M: Onlar da bu işten ödül aldılar fakat hiç ALA... O... ALA... diye bir şey duymadılar.
h: Öyle bir şey var ama. Var yani.
M: Pekala, sana nasıl yardımcı olabilirim bay Levine Scot?
H: Pekala, bazı insanlar bana... Bu arada sadece Levine, lütfen.
M: Pekala bay Levine.
H: Yardımına ihtiyacım var, çünkü sanırım ben bir iş hastalığına yakalandım.
H: Ben... çok fazla yalan söylüyorum. Ben bir avukatım ve avukatlar yalan söylerler.
M: Evet, evet, öyle tabii.
H: Ama ben kendimi durduramıyorum.
M: Bu çok korkunç. Ve sanırım bu korkunçluk da senin kişisel hayatına etki etmiş, öyle mi?
H: Evet, kesinlikle etti. Hem kişisel hayatıma, hem de insan ilişkilerime etki etti bu.
M: Bak. Aslında hepimizin yüzümüze birtakım maske geçirmesi gerekmez mi zaten?
H: Evet. Hatta kendine yeni bir şey bile yaratmalı insan...
H: * * kameraya baktı, tamamıyla doğru söylediğini belirtircesine konuştu:* *
H: Ben az kalsın Dünya Ağırsiklet Şampiyonu olacaktım mesela.
M: Oh, neyde?
H: VFC'de.
M: Oh... gerçekten mi?
H: Hayır.
M: Anladım...
H: Benim babam... belki de buradan ilerleyebiliriz. Burada çocukluğumuzdan konuşabiliyoruz, değil mi?
M: Meh, pek sayılmaz... Çünkü, ben rüyalar, hisler, çocukluklar, blah blah... bu tarz şeyler duymak istemiyorum.
H: Benim rüyalarım ve hislerim yok.
M: O zaman mükemmel terapisti buldun.
H: Benim babam... biraz bekletebilir miyim seni?
M: Elbette.
H: **eğildi, kameranın görmeyeceği şekilde bir şey içti. * *
H: Üzgünüm, burada bir sinek vardı da.
M: Oh... Bir şey olmaz, uçar gider.
H: Aynen öyle, ben de onu uçurdum ve gitmesini sağladım.
H: Benim babam "deniz fenerini" icat etmişti.
M: Ne?
H: Ne?
M: Gerçekten mi? Baban yüz yıllardır ortalıkta olan deniz fenerini mi icat etti?
H: Aslında o, deniz fenerlerinin üstüne ışık konulması gerektiğini söyleyen isimdi.
H: Bu sebeple o milyonlarca insanın hayatını kurtardı. Onun sayesinde gemiler bir yerlere çarpmıyor.
M: Anladım, burada yalan söyleme durumun çok ciddi bir problemmiş gibi görünüyor...
M: Burada sana aslında yaşadığın yerle ilgili tavsiyeler verip veremeyeceğimi bilemedim.
H: Gitmem gerektiğini mi düşünüyorsun?
M: Akıl hastanesine gitmeyi düşündün mü hiç mesela?
H: Oh, hayır, hayır, hayır. Ben tamamen kendi hayatımın kontrolünü sağlıyorum. Kontrol bende.
M: Anladım...
H: O, deniz fenerini icat etti.
M: Tamam... Ama bu bir yalan, değil mi?
H: **tekrardan eğildi ve kameranın görmeyeceği şekilde bir şey içti. * *
M: Ne yapıyorsun? Sineğin gittiğini sanmıştım.
H: Burada çok sinek var. Sanırım buradan gerçekten ayrılmam lazım.
M: Bir şey sorabilir miyim? Senin bir bağımlılığın var mı?
H: Hayır, aslında ben şu an tamamen ayığım. 13 yıldır ayığım aslında.
M: Bu senin için güzel, ancak ben arkada tonlarca şişe görüyorum, ne şişesi onlar?
H: Orada şişeler duruyor çünkü deniz fenerinden dolayı kurtulan gemiler beni bekliyor.
H: Ve benim hazır olmam lazım...
M: Anlıyorum... anlıyorum.
H: Ama dediğim gibi ben uzun süredir ayığım.
H: **Tekrardan eğildi ve kameranın görmeyeceği şekilde bir şey içti. * *
M: Sen bir şey içiyorsun, gördüm bak. Muhtemelen benim görmek istemeyeceğim bir şey içiyorsun.
H: Bu alkolsüz İskoç viskisi. Randolph Mitchell'ın kuzeninden aldım bunu. Onu herkes tanıyor, ben de tanırım.
M: Sen gerçekten korkunç bir yalancısın, bunu anlamış oldum...
H: Pekala, hadi bana sorular sormaya devam et, böyle söylenmeye devam mı edeceksin?
H: Sana doğruyu söyleyeceğim, yemin ederim.
M: Gerçek adın ne?
H: Sinek olayını uydurdum.
M: Anladım... Biliyor musun? Çok güzel bir ofisin varmış aslında, zengin gibisin. Belki de bu senin için bir problem değildir.
H: Hayır, bu bir problem. Aslında, haftaya ben bir ödül kazanmak için Çin'e gideceğim.
M: Bu da bir yalandı, değil mi?
H: Bu da bir yalandı.
H: İşte bu internet aramasını yapmamın ve senin servislerine ihtiyaç duymamın sebebi buydu.
H: Çünkü ben bu yalan söyleme durumumdan dolayı görevden alındım.
H: Ve benim bir istemsiz yalancı olduğum anlaşılırsa, belki görevime geri dönebilirim.
H: Ve bunun için bana yardım etmen gerekiyor. Vice Barosuna bir yazı hazırlayıp gönderirsen,
H: İşimi geri alma için bir şansım olabilir.
M: Sana dürüst olmam gerekirse sana bu konuda yardımcı olamayacağım gibi.
M: Çünkü sana karşı bir tedavi yolu yok. Resmen yalancısın yani.
H: Kızgın görünüyorsun, neden kızdın ki şimdi sen?
M: Tabii kızgınım. Bu tamamen zaman kaybıydı benim için. Zamanımı harcattın.
H: Tamam o zaman, hadi ücret hakkında konuşalım. Sana bunun için güzel bir miktar ayırmıştım oysa ki.
M: Gerçekten mi? Üç dakikalık seansların fiyatı 25.
H: 25 bin demek. O zaman beş seanslık yapalım biz bunu. Yani, otuz beş bin çarpı yüz... kaç yapıyordu?
M: Evet, yapacağım. Evet, senin yardıma ihtiyacın var...

Ekran karardı ve ekranda "Sanırım ben insanların zarar gördüğü komediden hoşlanıyorum..." yazısı göründü. * *
M: Oh, merhaba tekrardan!
H: Selam! Harika haberlerim var! Çok mutluyum! Yazdığın yazı Vice Barosuna ulaşmış ve uygun bulmuşlar.
H: Artık yeniden avukat olabileceğim. Çok teşekkür ederim!
M: Bu çok güzel! Çok güzel! Tebrik ederim!
H: Çok heyecanlıyım. Sana çok teşekkür ediyorum, geleceğim için çok heyecanlıyım bu aralar.
M: Ah, evet. Görevde olmak çok güzel bir his...
H: Artık işleri karşılıksız yapıyorum mesela... Aynı zamanda fakir insanlara bedavadan çalışıyorum!
M: Ben senin mizah anlayışını pek anlamıyorum...
H: Sana açıklayayım.
H: Bu bir kitap gibi, tıpkı bir kitap okuyormuşçasına... Ve o kitabı düşürürmüşcesine... **kısa bir sessizlik meydana geldi...* *
M: Sanırım ben insanların zarar gördüğü komediden hoşlanıyorum... Utanan ve aşağılanan insanlar komik geliyor bana.
H: Kitap, bir sineğin üstüne iniyor... Bu çok komik, değil mi?
H: İşte benim mizah anlayışım bu.
M: Evet, bugün duruşma günüydü! Nasıl geçti bakalım?
H: Evet, bugün duruşma günüydü ve harika olan şey yargıç senin en yakın dostundu. Aneta'ydı!
H: Aneta, Maxaneta! Büyük Aneta!
M: Aneta Bredevoort? O benim ruh ikizim, evet! Yargıç mı oldu? Nasıl yani?
H: Evet, Büyük Aneta! Büyük... işte benim mizah anlayışım yine devrede.
H: Her neyse, onun sayesinde tekrardan avukat oldum, bu yüzden sana teşekkür etmek istedim. Harikasın.
H: Aslında ben Aneta'ya... umarım bu bir problem yaratmaz, seanslarımızdan birinin kopyasını yolladım.
M: Ama onlar daha editlenmedi ki?
H: Ben editledim ve birtakım edepsiz bölümleri çıkarttım... İstersen ona ne gönderdiğimi sana atayım.
M: Pekala, at bakalım.
H: Hazır mısın?
**Bilgisayar ekranında Skype dosya gönderme ekranı çıktı ve bir video Maxine'in bilgisayarına gönderildi.* *
M: Evet, geldi şu an video. Açıyorum...

**Videoda şu cümleler söyleniyor:**
M: Evet, evet. Benim çok yakınımda duran avukat ve hatta yargıç arkadaşlarım var.
-: O zaman o arkadaşlarına beni tedavi edeceğini söyler misin?
M: O zaman bana tam 100 bin dolar ödeyeceksin.
-: Evet.
M: Anlaştık!


**Video Maxine tarafından durduruldu.* *

M: Oh, hayır! Hayır, hayır!
H: Evet, evet!
M: Hayır! Sen benim resmen yargıya erişimim karşılığında para kabul ediyormuşum gibi görünmek için bunu düzenlemişsin!
M: Bu... bu bir yalan! Bu olmadı! Bu adil değil! Bu Aneta'ya zarar verir! Bu doğru değil!
H: Çok üzgün gibi görünüyorsun...
M: Tabii ki çok üzgünüm!
H: Ama bunun çok büyük bir yardımı olduğunu da bilmelisin...
M: Burada GERÇEKTEN olan şey, Aneta'nın bir şekilde yargıç olacağını öğrenmen ve bu yüzden beni kullanman.
M: Ve bu sebepten dolayı da benden "yardım" istedin. Çünkü sen yalan söylemeyi durduramayan bir aptalsın!
M: Ve beni bu editlediğin videoyla tuzağa düşürmeye çalıştın ve bundan dolayı Aneta'ya karşı beni kötü gösterdin!
H: Evet!
M: Tamam, ama yine de bunun için bana 100 bin dolar ödemen gerektiğini de unutmamalısın sonuçta.
H: Ben artık sana para ödeyemem. Çünkü bu olayı en başından beri uydurmuştum...
H: Bu yüzden ben halen yalan söylüyorum ve bu yüzden bana bir şey yapmamış oldun.
H: Ama yine de sana "diğer internet servislerin" için para ödeyebilirim, evet.
H: Anladın onu sen... Diğer internet servisleri...
M: Ne gibi?
H: Üstünü çıkartabilirsin mesela...
**Maxine sinirden köpürüyor ve direkt bilgisayarı kapatıyor, bu sebepten dolayı da program sona eriyor.* *
* * Vice Therapy Kapanış Jeneriği ile beraber program sona eriyor. * *

Leopold GallowayPRISM · the batuhan batrix
#99 · 3 yıl önce
Alıntı yapılan: the batuhan batrix - 27.07.2023 14:26


BİZİ TAKİP EDİN

VICE  CITY: 25         SAN FIERRO: 19         LAS VENTURAS: 27                                                   BİZİ  VICE SOCIAL'DA TAKİP EDİN!
                                                        #vicenews #onlytrue #save       
GÜNLÜK HATIRLATMA:     Maxine Croft'un yepyeni tedavi yöntemi Vice Therapy, sadece Vice TV'de...



VICE THERAPY 5. BÖLÜM: Falcı


Merhaba dünya, ben terapist Doktor Maxine Croft. Vice Therapy'nin yaratıcısıyım.
Bu çok ilginç olan yeni tedavi yöntemimle Dünyadaki herkese yardım etme planım olduğunu bilmenizi istiyorum.
Sadece Vice Şehrinin değil, tüm dünyanın yardımına koşacağız bu programda.
Burada yaptığım şey, yaşadığım ilginç randevuları kayıt altına almak ve Vice TV'de insanların izlemesini sağlamak.
Vice TV'de yayınlanacak bu program sizlere iyi gelebilir ve sizler de başkalarıyla paylaşabilirsiniz. Neden yapmayasınız ki?
Burada aslında sizin kültürünüzün insancıl tarafına biraz karşı çıkanlar olacak. Dünyanın kültürü fazlasıyla farklı şeyler içeriyor.
Buna rağmen dünyayı seviyorum. Ruh ikizim Aneta ve ben Dünyayı çok severiz, gerçekten...

**Ekran siyaha büründü, "Croft Malikanesi" yazısı çıktı. * *

**Televizyon ekranında bir bilgisayar ekranında Vice Therapy web sayfası görünüyor, kamerası kapalı. * *

**Skype ekranından bir arama sesi yükseliyor: Arayan kişi: Natalia Scandone**


M: Aloooo!
N: Merhaba, ben Natalia Scandone. Senin sayfanı Vice.NET'ten buldum ve benim bir problemim var, umarım bana yardım edersin...
M: Ben de çözebileceğimi umuyorum. Problemin nedir Natalia?
N: Pekala, ben bir falcıyım. Belki beni duymuşsundur, bazı polislerle çalıştım, internetten işim var---
N: Hollywood'da "Falcı Arkadaşlar" adında bir programım da olacaktı ama yasa dışı sebeplerden dolayı iptal oldu...
M: Ummm-ben asla televizyon izlemem. Sadece televizyonlarla çalışırım, o da Aneta'nın bana verdiği yatırım tavsiyesinden dolayıdır.
M: Gerçek bir hayatım var ve ben gerçek hayatımla oldukça meşgulüm. Bu yüzden televizyon izlemiyorum.
N: Ne?
M: Ben televizyon izlemiyorum, bu yüzden senin söylediğin o Hollywood'da ne yaşandığını çok bilmiyorum...
N: Oh. Ben de çok izlemem, bu biraz farklı bir şovdu ve Arquette denilen bir aileyle bunu yapmaya karar verdiler.
N: Ama bu pek de umrumda değil artık. Her neyse, ben benim için çok önemli olan bir şeyi kaybettim.
M: Ben bir falcı değilim, bulmana yardım edebilir miyim bilemiyorum şimdi...
N: Bana bir şekilde yardım etmeni umuyorum. Ben, bir şeyin kilidini açmaya çalışıyorum aslında.
N: Benim işim rüyalar. Rüyalarda gördüğüm şeyler mutlaka ileride yaşanıyor ve---
M: Üzgünüm, ben falcılara da pek inanmıyorum...
N: Ben de aslında terapiye pek inanmam ama şu an aşırı çaresizim... bu yüzden, üzgünüm...
M: Pekala. Sorun değil. Ama burada sizin ne söyleyeceğinizi söyleyemem, öyle bir gücüm yok. Ama, seni ayağa kaldırıp kaldıramayacağımı test edeceğim.
N: Evet, yardımını kullanacağım. Aslında seni yanıltmayı o kadar çok isterdim ki, bana verilen hediyeyi kaybettim.
N: Bu yüzden de...----
M: Hediyeni mi kaybettin? Yani sen şimdi * * elinin avuç içini kameraya gösterir * * elimi okuyup aşk çizgimin neyi açığa çıkardığını söyleyemiyor musun? * * sırıtır. * *
N: * * kameraya yakınlaşır, inceler.* * Hmm... Senin bir aşk çizgin yok.
M: * * eline baktı, biraz inceledi * *
N: Ciddi bir şey değil. Ama senin aşk hayatın şimdilik yok, ileride olur mu bilemem.
M: Yani, sanırım bu el sana benim aşk çizgim olmadığını söyledi, öyle mi?
N: Biraz daha bakabilir miyim?
M: * * kameraya elinin avuç içini gösterdi. * *
N: Buradan pek okuyamıyorum ama çok belli ki senin bir aşk çizgin yok. Aşık olamıyorsun.
M: Hiç mi yok?
N: Hiç yok.
M: Pekala... Şunu soracağım. Normalde bilgileri nasıl alıyorsun? Yani, bu falcılık nasıl oluyor işte?
N: Ben, vizyonumu rüyalara bağlıyorum. Ama ne yazık ki rüyalarım artık sadece birer rüya olarak kaldı...
N: Eskiden çok fazla mesaj veriyordu bu rüyalar, şimdi hiçbir mesaj vermiyor. Sadece, rüya işte. Tamamen anlamsız şeyler görüyorum.
N: Mesela dün gece rüyamda ben Croft malikanesinde yaşayan Max isimli bir köpek gördüm.
M: Ne?
N: Kocaman bir malikane, ismi Croft malikanesiydi ve içinde Max isimli sarı renkli bir köpek gördüm işte.
M: * * gözleri pörtledi, aşırı şaşkın bir şekilde ekrana bakıyor. * *
N: Max isimli bu köpek, birden güzeller güzeli bir kadına dönüştü. Aslında, o kadar da güzel değildi ya.
N: Yani, bilmiyorum. Normal bir kadındı işte, ama o bir prensle evliydi.
N: Ve gece olduğunda prens bir tek boynuzlu ata dönüşmüştü. Rengi pembeydi ve birden diğer tek boynuzlu atları aramaya başlamıştı.
N: Onları bazen ormanda, bazen de... barlarda buldu...
M: Barlar mı? Eeeee?
N: Ve... boynuzunu diğer boynuzlarla tokuşturdu...
M: * * Aşırı şaşkın bir hale büründü. * *
N: Neyse, çok anlamsız olduğunu söylemiştim bunun. Ciddiye alma, çok saçmaydı.
M: Evet, evet... Gayet de anlamsız bir rüyaymış bu. Tıpkı bütün rüyalar gibi... anlamsız. * * yapmacık bir gülümseme verdi. * *
N: Rüya devam etti, etti, etti... Kızın çocukluğuna kadar geldi. Croft malikanesindeki herkes ona kötü ve kaba davranıyordu.
M: Evet... evet... Çocuklar, kabadır. Ben çocukların karakterlerine pek güvenmem açıkçası, ummm... Neyse, devam et sen.
N: Pekala, üçüncü sınıfta ise bir kaza yaşıyordu. Bir kalem ona aşırı derecede zarar veriyordu, iz kalmıştı...
M: * * kıyafetini biraz düzeltti, üzgün görünüyor. * *
M: Pekala, başka?
N: Çok saçma bir şey daha olmuştu...
M: Aslında rüyaların bazıları saçmadır, bazıları da spesifiktir. Spesifik bir şeyler de olmuştur belki?
N: Al o zaman sana spesifik bir şey: Onun çok güzel bir midillisi vardı.
M: * * Gözleri iyice açıldı, çok şaşkın ve korkmuş bir yüze büründü. * *
N: Midillinin adı neydi ya? Neydi...
N: Spinklepants...
M: Spinklepants...
M: * * başını öne eğdi, derin bir nefes aldı. * *
M: Pekala, bu gerçekten anlamsızmış. Çok üzgünüm ama bu konuda sana yardım edemeyeceğimi düşünüyorum. Hayatta sana bol şans, Natalia.

M: * * tuşa basıp konuşmadan ayrıldı. * *
N: Ne?

*Ekran siyaha büründü ve şu yazı ortaya çıktı: Midillideki şişman kız kimdi? * *
Ekran geri açıldı ve Maxine, ---- ile sohbet ediyor. * *

M: Merhaba, Natalia.
N: Merhaba! Bunu bütün hafta boyunca düşündüm ve karar verdim ki, hediyemi geri almışım!
N: PayPal ödemelerime bakana kadar senin ismini bilmiyordum, ismini umursamamıştım açıkçası.
N: Maxine Croft! Croft Malikanesindeki Max isimli köpek!
N: Aman Tanrım! Maxine Croft, değil mi?
M: Pekala, umm... tebrikler.
M: Dürüst olmam gerekirse, bir falcıyı tedavi ederken pek rahat hissetmedim, çünkü buna inanmıyorum.
M: Çünkü bu biraz dolandırıcılık örneği aslında, doğrusunu söylemem gerekirse...
N: Pekala...
M: Özellikle rüyalar konusu fazlasıyla dolandırıcılık örneği gibi geliyor bana.
M: Ben buna biraz aşinayım, çünkü ister terapötik, ister psişik bir fenomen olsun, ben rüyalara itibar etmiyorum...
N: Hey, bu problem değil. Tek ihtiyacım olan şey, şu soruma cevap vermen:
N: Senin Spinklepants adında bir midillin var mıydı? Sadece bunu soruyorum.
M: * * bir süre duraksadı * *
M: Yani, bu isimi kullanan çok fazla evcil hayvan var, yaygın bir isim. Yeterlice yaygın.
N: Pek de yaygın değil aslında...
N: Spinklepants? Evcil midilli?
M: Bunu neden bu kadar önemsiyorsun ki? Sen hediyeni geri aldığını düşünüyorsan, yani...
N: Evet, bunun için biraz aceleci davranmam gerekiyor çünkü benim Yüzde Yüz Vice programında olmam gerekiyordu.
M: Yüzde Yüz Vice mı?
N: Evet.
M: Ne yani, sen Vice TV'nin en çok izlenen talk show programı Yüzde Yüz Vice'da mı olacaksın?
N: Televizyon izlemediğini sanıyordum.
N: Billboardlar her yerde. Oralardan görüyorum hep.
N: Bunu o program için soruyorum. Bu program yeniden başlayacakmış ve sunucusu benim gibi internetteki diğer profesyonelleri, şarkıcıları ağırlayacaklarmış.
M: Yani bu program, internette kariyer yapan kişileri mi konuk edecekmiş?
N: Aynen öyle.
M: Bu benim için de harika bir şey, çünkü gördüğün gibi benim de internette kariyerim var.
N: Evet, senin de var. Dinle, Spinklepants adında evcil midillin var mıydı, yok muydu? Bana bunu söyle.
M: * * Bilgisayarda birkaç şeyle ilgileniyor, mouse ile bir şeylere tıklıyor. * *
M: Şu an sana bir resim gönderiyorum. Şu an ulaşması lazım.
M: Bu resim, benim çocukluğumda sahip olduğum midilli Spinklepants'ın resmi. Tebrikler...
N: * * resime bakar, gülümser. * *
N: Hey, onun üstünde oturan büyük burunlu ve prenses pelerini giyen şişman çocuk kim?
M: Muhtemelen komşu çocuğu falandır, hatırlamıyorum. Çünkü ben şişman olduğumu hatırlamıyorum.
M: Annesi ona balonlu bir bluz giydirmişti, bunu hatırlıyorum ancak kim olduğunu hatırlamıyorum.
N: Çok şişman görünüyor. Neyse, biliyor musun? Bu harika bir şey. Fantastik bir şey.
N: Pekala! Hediyem geri döndü...
M: Evet!
N: Ve ben sana çok teşekkür etmek istiyorum. Minnettarım.
M: Ah, rica ederim. Ben de sana çare olduğum için minnettarım.
N: Evet.
M: Bunun geri dönüşünü ise bir internet profesyonelinden diğerine edeceği bir yardımla sağlayabiliriz.
N: Oh, tabii ki! Yüzde Yüz Vice'a mı katılmak istiyorsun?
M: Evet, bu bana gayet uygun gelen bir fikir. Herkesin faydalanacağı bir şey bu bence.
N: Tabii ki! Senin için bunu ayarlayacağım.
M: Harika, güzel. Bir şey soracağım.
M: Peki bu rüyanda ruhlarla ile ilgili bir şey gördün mü?
M: Mesela, birilerinin ruhuna giren iki kadın gördün mü?
N: Evet, gördüm.
M: O zaman bizi izlemeye devam et Görüşürüz!
**Maxine tuşa basarak konuşmadan ayrıldı ve program sona erdi. * *
* * Vice Therapy Kapanış Jeneriği ile beraber program sona eriyor. * *

Leopold GallowayPRISM · the batuhan batrix
#101 · 3 yıl önce
Alıntı yapılan: bangzb - 21.10.2023 14:30


BİZİ TAKİP EDİN

VICE  CITY: 25         SAN FIERRO: 19         LAS VENTURAS: 27                                                   BİZİ  VICE SOCIAL'DA TAKİP EDİN!
                                                        #vicenews #onlytrue #save       
GÜNLÜK HATIRLATMA:     BURAYA EĞLENCELİ BİR ŞEYLER YAZ







LGBT YÜRÜYÜŞÜ ENGELLENDİ!
FİZİKSEL SALDIRILAR GERÇEKLEŞTİRİLDİ!

  Vice Şehri'nde kaos dolu bir akşam yaşandı. Şehirde ve Vice Social'da bir süredir gündemde olan eşcinsel karşıtı paylaşımlar halkı harekete geçirdi. 20 Ekim akşamı saat 21:30 civarında LGBT yürüyüşü düzenlendi, ancak maalesef beklenildiği gibi gitmedi. Eylemcilere ifade özgürlüğü ellerinden alındı, taşlı ve sopalı fiziksel saldırılara maruz kaldılar.

 


LGBT YÜRÜYÜŞÜNE SÖZLÜ VE FİZİKSEL SALDIRILAR YAPILDI!
  Vice Şehri'nde ve Malibu Corporation'n yeni ofisi haline gelen Vice Social platformu üzerinden tartışılan ve gündemi meşgul eden, VCPD Çavuşu Ben Morgan'ın başlattığı eşcinsel karşıtı homofobik paylaşımların ardından bir LGBT yürüyüşü düzenlendi. Skate Park'ın karşısında toplanan ve yürüyüş yapmak isteyen LGBTQ+ destekçileri, eylemlerini gerçekleştirmek amacıyla bölgeye geldiler. Ancak, başlangıçtan itibaren karşıt sloganlar ve hakaretlere maruz kalan eylemciler, sözlü ve fiziksel saldırılara uğradı ve bu saldırılar sonucunda birçok eylemci yaralandı. VCPD'den bazı homofobik kişilerin eşcinsel bireylere saldırdığı da gözlemlendi.

İfade özgürlüğü ve güvenlikleri ellerinden alınmış olsa da, eylemciler yürüyüşlerini kararlı bir şekilde sürdürmeye devam etti.  Polis Departmanı'nın Toma araçları ve joplarla müdahaleleri sonucu, planlanan yürüyüş Belediye Binası'nın önüne kadar ilerleyemedi ve son buldu.

Malibu Corporation'un Koordinatörü Mila Larson, VCPD'nin anlamsız girişimleriyle etkinlikte gözaltına alındı.

 
 


VCPD'DEN YÜZBAŞI M.NELSON BASIN AÇIKLAMASI YAPTI
  Yüzbaşı M.Nelson
Alıntı
Öncelikle herkese iyi akşamlar diliyorum. VCPD adına gündemde olan eşcinsellik konusu hakkında birkaç açıklama ve uyarıda bulunmam gerektiğini hissediyorum. Öncelikle bu konunun, VCPD'den çıkıyor olması bizim için en son istediğimiz bir durum. Fakat bildiğiniz üzere Ben Morgan bir birey. Düşüncelerini dilediği gibi dile getirebilir, katılıp katılmamak insanlara kalmış. Her ne kadar departman içerisinde yüksek bir konumda olsa da, düşünceleri departmanı temsil etmiyor.

Polis Departmanı'nın, insanları ötekileştirme ve dışlama gibi hiçbir düşünceyi desteklemez ve yanında olmaz. Bu konu, kötü niyetli insanlar tarafından sürekli gündemde tutuluyor ve siz şehir insanlarına hem fiziksel hem psikolojik zarar veriyor. Bu kötü niyetli insanların manipülesine düşmeyin ve eylemlerinizi gözden geçirin. Yasaların gerektiği yerde, Polis Departmanı gücünü kullanmaktan çekinmez. Lütfen sokaklarda yapılan şiddetli eylemleri sona erdirip geceyi evinizde geçirin.

 


LUCIA BATTAGLIA VE RANDOLPH MITCHELL'DAN YENİ AÇIKLAMALAR!
Belediye kürsüsünde yapılması planlanan bu konuşma, güvenlik endişesi sebebiyle Vice News stüdyosunda gerçekleştirildi.

  Lucia Battaglia
Alıntı
Son bir hafta içerisinde şehrin gündemine oturan LGBT krizi için, evet buna kriz adını vermek durumundayım. Kamera önüne geçmek zorunda kaldık. Malibu Corporation'n yeni ofisi haline gelen Vice Social platformu üzerinden başlayan tartışmalar bu akşam şirket binası önünden başlayan yürüyüşle devam etti. Belediye binasına kadar planan yürüyüşte VCPD gerek barikatlandırma gerekse etkin gücüyle yanımızda olacaktı.

Karşıt görüşlerin çok olduğu bu "homofobi krizi"nde her şey plandığımız gibi gitmedi. Şehre yakışmayan görüntülerle karşı karşıya kaldık, ifade özgürlüğümüz elimizden alındı. Taşlar, sopalar ve fiziksel saldırı... Neyse ki departman müdahale etmeye çalıştı ve miting sonlandı. Belediye kürsüsünde yapmayı hedeflediğimiz bu konuşma güvenlik sebebiyle şirket binası içindeki ofiste yerini aldı. Şu an benimle birlikte kamera arkasında bulunan herkes bu geceyi zor geçirdi, zor olmaya da devam edecek gibi.


Randolph Mitchell
Alıntı
Bu şehir, çılgın bir şehirdir, tamam mı? Her türden insan burada yaşar. Burada Amerikan da yaşar, İtalyan da yaşar, İskoç da yaşar, İspanyol-İngiliz-Çinli-Japon, her neyse... Yani, kısacası her ırktan insan burada yaşıyor, doğru mu? O VCPD'de her ırktan insanları görüyor muyuz? Evet, görüyoruz.  Ve bu şehrin insanları çılgın olduğu için, söylenen her şey ama her şey aslında insanları daha çok kışkırtır. Bunu yıllardır anlayamayan bir VCPD mevcut ne yazık ki. Siz onlara "Uzaklaş!" derseniz, daha da yaklaşırlar. Ne mi yapacaksınız? Bırakacaksınız. Ve işin özüne odaklanacaksınız, yani saygıya. Eşcinsel bireyler eyleme çıkmış. Hakları mıdır? Elbette. Ben Morgan tarafından resmen zorbalığa uğruyorlar.

Buna dayanamayan insanlar da, Lucia'nın öncülüğünde sokağa çıktılar ve kendilerini savundular. Keşke ben de orada olsaydım ama olamadım. Bunun için üzgünüm. İşin temelinde olan saygı, bu şehirde eskiden olduğu gibi devam etseydi, şu an barışçıl bir eylem olurdu. Eşcinsel veya trans bireyler kendi sesini nazikçe duyurur ve giderlerdi. Ancak Ben Morgan başta olmak üzere VCPD'nin diğer kişileri, buna özellikle memurlar da dahildir. Hepsini kast etmiyorum bu arada, içlerinde çok iyi insanlar var. Şehirdeki kendini "normal" olarak gören insanları kışkırtıp böyle bir olayın olmasına sebebiyet verdiler. Eserinizle gurur duyun. Teşekkür ediyorum.

Ben Morgan'ın açığa alınması, şehirde halen eşit görüşlülüğe saygı duyan insanların almış olduğu bir karar. Eşcinsel lobiciliğiyle beraber açığa alınmadı herhalde bu adam. Hukuk devletinde yaşıyoruz. Tepkiyi büyültmüş olabilir mi? Evet. Çünkü dediğim gibi, çılgın bir şehirde yaşıyoruz. Bazı kişiler, Malibu hakkında saçma sapan iddialar ortaya atıyor. Malibu'yu gayler yönetiyor, eşcinseller Malibu'yu basmış, oraya girilmez, iş yapılmaz, blah-blah-blah. Hey, sizi düşünceyi ifade özgürlüğü ile tanıştırmak istiyorum. Malibu bünyesinde eşcinsel bireyler de vardır, eşcinselliğe karşı olan bireyler de. Bu şirkette her ifadeye ve her görüşe açıklık vardır. Merak ediyorsanız, gelin ve görün. Malibu'nun kapısı herkese açık.




































G
Ü
N
D
E
M
HABER

VICE
NEWS.

EDİTÖR
Jenna Roussier
HABER
Jenna Roussier
KAMERA
Maria Capelito & Lisa Morrison
   


Jenna Roussier
Vice Media Şef

Jenna Roussier, 2000 yılında Fransa'nın Paris şehrinde doğdu. İletişim alanında yüksek lisans derecesini Paris Amerikan Üniversitesi'nden aldı. Gazetecilik kariyerine başlamadan önce birçok haber ajansında staj yaparak gazetecilik becerilerini geliştirdi. Kariyerine Vice Media'da devam etmektedir.
                 

Tüm Hakları Saklıdır ©️ Vice News & Malibu Corporation, 2023
[/td][/tr][/table]
Konunun başındanKonunun sonuna ulaştın.