İçeriğe geç

Basın & Medya Rolleri Rehberi

+40 67 yanıt 5,748 görüntülenme Açan the batuhan batrix ·

/// Konu sahibinin mesajları Yalnız konuyu açan kişinin mesajları. Bulunduğun yerden ileri doğru.

OOC · Oyuncu the batuhan batrix
Game Admin
İleti
3,198
Karakter
3
2020'den beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
6.734 sa
Başarım
24/36
Yetenek
21/110
Roleplayer
Medya rollerinin eğlence kısmı olan canlı yayınlarda esinlendiğim kanal Power FM & TV'dir. Power FM'in canlı yayın anlayışını, eğlence anlayışını kendi eğlence anlayışımla birleştirip sizlere eğlenceli canlı yayınlar çıkartmayı hedefliyorum medya rollerinde. Bu videoda da aslında bir medya şirketinin nasıl işlemesi, nasıl çalışması gerektiğini özetliyor gibi. Bu, sadece bir program için yapılan hazırlıkların bir parçası... Çalıştığım basın şirketlerinde de bu videodaki ekip samimiyetini yansıtmaya çalışırım. Samimiyet kazandırır...




OOC · Oyuncu the batuhan batrix
Game Admin
İleti
3,198
Karakter
3
2020'den beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
6.734 sa
Başarım
24/36
Yetenek
21/110
Roleplayer
Alıntı yapılan: zynaX - 13.12.2022 01:39
ah be power fm... ne vardı batrixi alsaydınız

Elbet bir gün Power FM'de çalışacağım...

Yorumlar için teşekkürler, basın rolleri iyi ki var.

OOC · Oyuncu the batuhan batrix
Game Admin
İleti
3,198
Karakter
3
2020'den beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
6.734 sa
Başarım
24/36
Yetenek
21/110
Roleplayer
Bu konuda zaman buldukça televizyonlarda ilgimi çeken olayların videolarını veya görüntülerini paylaşacağım. Basın rollerinde katkı sunacağı aşikar, bu videolardan ilham alabilirsiniz.

90'lı yıllarda Türk televizyonlarında bir reyting savaşı hakimdi. Bütün kanallar canlı yayınlarda birbirlerine hakarete varan sözler söylüyor, "En çok izlenen biziz!" kavgası ediyorlardı. Her reklam arasında mutlaka bunlara denk gelirdi izleyiciler.

Çocukluğumun haber spikeri olan Defne Samyeli'nin gece haberlerini sunduğu program Gecenin İçinden programı da bu silsileye katılmış ve bir bölümde böyle bir anons yapılmış. İzlemeye değer.




OOC · Oyuncu the batuhan batrix
Game Admin
İleti
3,198
Karakter
3
2020'den beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
6.734 sa
Başarım
24/36
Yetenek
21/110
Roleplayer
2023 Kahramanmaraş depreminde Türkiye'deki televizyon kanalları tam anlamıyla sınıfta kaldı. Gerçeği iletemediler, sıkıntıları aktaramadılar, sansür politikası uyguladılar. Bu gözler isyan eden bir depremzedeyi sansürleyen bir muhabir gördü. Aklım almıyor!

Günümüzde oldukça berbat durumda olan medyanın kurtuluşunun ne olduğunu bilmiyorum, bu düzenin nasıl değişeceğini de bilmiyorum fakat bu benim canımı fazlasıyla sıkıyor. 90'larda bu düzen böyle değildi, daha özgür bir medya vardı. Neyin ne olduğunu, gerçeği görüyorduk. Uyutulmuyorduk...

Depremde hayatını kaybeden herkese Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa ve zarar gören herkese sabır dileyerek 1999 Gölcük Depreminde yapılan TV yayınlarını burada paylaşmak istedim.


OOC · Oyuncu the batuhan batrix
Game Admin
İleti
3,198
Karakter
3
2020'den beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
6.734 sa
Başarım
24/36
Yetenek
21/110
Roleplayer
Bu yanıtımda ise 90'lı yılların adeta TV virüsü olmuş bir yapılanmasını anlatacağım: Televole.



Bu yazıyı kendim yazmadım, Ekşi Sözlük'te gördüğüm bir entrydir. Çok beğendim, yararı olacağını düşünüyorum. Kendimce düzenleyip paylaşıyorum.

1990'ların ortalarına yaklaşılırken Türkiye'deki özel kanallar bir bir çoğalıyor, yeni programlar, yeni diziler, yeni yapımlar arka arkaya geliyordu. Özel kanalların sayısının artması, rekabetin de kızışmasını sağlıyor, bu nedenle televizyon kanalları yeni arayışlar içine giriyordu.

İşte o yıllarda, o güne kadar daha önce hiç yapılmamış, akıl edilmemiş ve gün yüzüne çıkmamış bir fikrin ürünü olan Televole yayın hayatına başlıyordu. programın içeriği de tıpkı "Televole" ismi gibi son derece yaratıcıydı. programın formatında futbolcular ve futbol ile ilgili kişilerin eğlenceli yönleri mercek altına alınacaktı. Televole ismi ise bir futbol terimi olan "vole" ve televizyonun kısaltması olan "tele"nin birleştirilmesiyle oluşturulmuştu.

İlk başlarda her şey güzeldi, program gerçekten çok komik ve seviyeliydi. Futbolcuların evlerinde, antrenmanlarında röportajlar yapılıyor, şarkılar söyletiliyor, hoş sohbetler ediliyordu. Televole, bu konseptteki bir ilk olduğu için çok sevilmiş, reyting rekorları kıran bir yapım haline gelmişti. tabi bu durum diğer kanalların da ağzını sulandırmış olacak ki, bir dönem Televole hem Show TV'de, hem de Kanal D'de yayınlandı. Show TV'deki Televole'yi Melih Gümüşbıçak sunarken, Kanal D'deki Televole'yi ise önceleri Güntekin Onay, daha sonraları da Yalçın Dümer sunuyordu. İki Televole de hemen hemen aynı anlarda yayına giriyor, kıyasıya rekabet içinde oluyorlardı. Her iki Televole de kendilerinin gerçek Televole olduğunu iddia etmekte, ancak hangisinin gerçek olduğu bilinememekteydi.

Daha sonra, olay iyice abartılmış ve Cem Uzan'ın Star TV'si tarafından da yayına "Telegole" adlı bir program sokulmuştu. iş iyice çığrından çıkmaya başlamıştı ki, Kanal D'deki Televole pes etmiş ve meydan Show TV'nin Televole'sine kalmıştı...



Televole'nin Televole olduğu dönemlerdi o zamanlar... Acun Ilıcalı'sı, Akın Sel'i, siyasiler köşesi, futbolcuların oynatıldığı skeçleri, dönemin başarısız ama bir o kadar da sempatik teknik direktörü John Benjamin Toshack ile "Toshackvole" sohbetleri, Sergen Yalçın, Okan Buruk, Elvir Bolic, Uche, Alpay Özalan gibi dönemin ünlü futbolcularının değişmez öğeler olduğu zamanlarda Televole gerçekten kaliteli, seviyeli, eğlenceli ve tam bir aile programıydı...



Ancak zamanla bu seviyeli ve eğlenceli programın formatı bozulmaya başladı. 1990'ların sonlarına doğru patlayan Alpay-Cansel olayının ardından programda özel hayatlar ön plana çıktı. Bu durumdan hoşnut olmayan futbol kulüplerinin, futbolcularının bu programlarda görünmelerini yasaklamasından sonra, Televole önce ünlüler ile futbol muhabbeti yapılan bir program oldu, kısa süre içinde de tamamen "kim, kiminle, nerede, ne zaman, ne yapıyor, kim gördü, ne dedi?" sorularına yanıt arayan bir program hâline dönüştü.

İşte her şey bundan sonra başladı... Artık o seviyeli, eğlenceli ve komik Televole yok olmuştu. bunun yerine tamamen başka, spor ve futbolla alakası olmayan, her türlü seviyesizliğin mevcut olduğu, iki lafı bir araya getiremeyen şöhretlerin sirkini andıran, insanları birbirine düşüren bir program vardı artık... Değişmeyen tek şey, programın jenerik müziği ve logosuydu. Tabi artık Türkiye'yi tek bir Televole kesmezdi. 2000'li yıllara girilirken her gün yeni bir magazin programıyla karşılaşılıyordu. Pazar Keyfi, Yüz Yüze, Özel Hat tarzı programlar alıp başını gitmişti.

2004 yılının sonlarında, Show TV'nin Televole'yi çok geç saatlere kaydırmasının ardından, programın yapımcısı Can Tanrıyar, gecenin 1'inde program yaptırmayacağını belirterek kanala rest çekmiş ve ardından da Televole'nin isim hakkını elinde bulunduran Şansal Büyüka'nın çıkan anlaşmazlık sonucunda "Televole" ismini kullandırtmayacağını belirtmesi üzerine programın adı "Uçankuş" olarak değiştirilmişti.

Sonuç olarak, yaratıcı ve güzel başlayan bir televole efsanesi, son yıllarındaki formatı nedeniyle, ardında hoş olmayan anılar bırakarak bitmiştir...



OOC · Oyuncu the batuhan batrix
Game Admin
İleti
3,198
Karakter
3
2020'den beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
6.734 sa
Başarım
24/36
Yetenek
21/110
Roleplayer
Bir TV kanalının kimliğini belirleyen en önemli etmenlerden birisi, jeneriklerdir. Jenerikleriniz ne kadar kaliteli olursa, izleyici o kadar ilgi gösterir. Bu biraz reklam ve pazarlama stratejisine de bağlıdır.

Türkiye'de 90'lı yıllarda bence jenerik konusunu en iyi işleyen kanal Show TV'ydi. Show TV'nin 90'lı yıllarda kullandığı jenerikler Y kuşağı tarafından halen anlatılır, halen söylenir. Çünkü o derece etki bırakmıştı ki, o dönemin insanları günümüzde bu jeneriklerden eser kalmasa bile Show TV'yi ayrı bir sevdiğini söylüyor...

duk duguduk duk duku duk.

Vice Roleplay'de de böyle jenerikler yaratma dileğiyle... (Müzik sistemi istiyoruz mesajıdır)




OOC · Oyuncu the batuhan batrix
Game Admin
İleti
3,198
Karakter
3
2020'den beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
6.734 sa
Başarım
24/36
Yetenek
21/110
Roleplayer

OOC · Oyuncu the batuhan batrix
Game Admin
İleti
3,198
Karakter
3
2020'den beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
6.734 sa
Başarım
24/36
Yetenek
21/110
Roleplayer
Yorumlar için teşekkürler...

OOC · Oyuncu the batuhan batrix
Game Admin
İleti
3,198
Karakter
3
2020'den beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
6.734 sa
Başarım
24/36
Yetenek
21/110
Roleplayer
Ülkede yaşanan felaketleri aktarmadan önce Kanal D'nin bizlere dinlettiği o müzik aklıma geldi birden...💀

Yakında buraya bir Kanal D analizi bırakırım. Çok ilginç bir kanaldı aslında, eskiden.


OOC · Oyuncu the batuhan batrix
Game Admin
İleti
3,198
Karakter
3
2020'den beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
6.734 sa
Başarım
24/36
Yetenek
21/110
Roleplayer
İfade Özgürlüğü.
"Bu yazının hazırlanmasında hiçbir şekilde A(İ) desteği alınmamış, tamamen elle yazılmıştır..."



Merhaba. Son dönemde genel olarak medyamızın kanayan yarası ifade özgürlüğü hakkında düşüncelerimi aktarmadığımı fark ettim, o yüzden kendi açımdan ve bu işin üstatları, büyük medya mensupları tarafından da kabul edilen ifade özgürlüğünden biraz bahsetmem gerektiğini fark ettim. Bu yazıda 90'ların, hatta 2010'ların Türkiye'si ve Amerika'daki ifade özgürlüğünden örnekler aktararak bu özgürlüğün Vice'da neden kabul edilmesi gerektiğinden bahsedeceğim. İyi okumalar.


İfade Özgürlüğü nedir?


Baktığımız zaman bu kavram gerçekten çok fazla manipülasyona açık, istenildiği gibi yönlendirilebilen bir şey aslında. Buna daha sonra değiniriz ancak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 26. maddesine göre ifade özgürlüğü şu anlama gelmektedir:

Alıntı yapılan: ANAYASA MADDE 26.Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.

Şu an Vice Roleplay'in içinde bulunduğu ülke Amerika Birleşik Devletleri'nin kanunlarında da ifade özgürlüğü, 15 Aralık 1791'de yürürlüğe giren Haklar Bildirgesi ile resmen belirtilmiştir. Bu bildirge şu şekildedir:

Alıntı yapılan: Haklar BildirgesiKongre, bir dinin tesisini veya özgürce uygulanmasını engelleyen; ifade özgürlüğünü ya da basın özgürlüğünü kısıtlayan; halkın barışçıl biçimde toplanma hakkını veya hükümete şikâyetlerini iletme hakkını engelleyen herhangi bir kanun yapamaz.




İfade Özgürlüğünün Türk Medyasındaki Örnekleri


Bu kavram, günümüzde her yönden manipüle edici bir hale getirilse de, ülkemizin medyasında ifade özgürlüğüne dayalı örnekler çokça vardır. Burada vereceğim örnekler abartıya dayalı olup, medyada bir kanal başka bir kanala, veya bir kişi başka bir kişiye, siyasetçiye, spor kulüplerine hakaret düzeyine varan sözlerle isim vererek hedef gösteriliyordu ve bu büyük bir olaymış gibi abartılmayıp ifade özgürlüğü kapsamında değerlendiriliyordu.

Kanallar bazında konuya bakarsak, bu konuda daha önce yazdığım bir örnek olan Show TV vs. ATV & Kanal D (Bimaş) veya Doğan Grubu (Kanal D) vs. Uzan Grubu (Star TV) örnekleri kesinlikle göze çarpıyor.

O dönem Show TV, Cine5'in gücünü arkasına alarak Süper Lig maçlarını almış, futbol, haber ve eğlence ağırlıklı yayıncılık anlayışıyla ilerliyordu. O dönem de futbola atılmak isteyen ATV, Fenerbahçe ile anlaşmış ve Cine5'ten izinsiz bir şekilde Fenerbahçe'nin maçlarını yayınlamaya başlamıştı. Onunla ilgili yazımı önceki yanıtlardan bulabilirsiniz, çok epik bir andı gerçekten. Bununla beraber Kanal D de Beşiktaş ve Trabzonspor ile anlaşmış ve Beşiktaş ve Trabzonspor'un maçlarını sadece Kanal D'de izleyeceksiniz! tarzında reklamlar döndürüyordu.

Bununla körüklenen ağır rekabet, Show TV'nin ATV ve Kanal D'ye "kartelci" demesiyle iyice canlandı. 1997 yılında Show TV, reklam arasına girmeden önce her saat mutlaka aşağıdaki görüntüyü oynatıyorlardı.

İşin güzel yanı, bu konu da ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirildi ve kanallara pek de bir yaptırım uygulanmadı. Rekabetin yapılmasına devlet izin verdi.





Çok eskiye gitmeden, günümüzün medya düzeninde de ifade özgürlüğü örnekleri görmek şaşırtıcı da olsa var. Spor medyasında Beyaz Futbol diye bir gerçek var. Futbola biraz ilgi duyanlar gayet iyi bilir, Ahmet Çakar'ın veya Rasim Ozan Kütahyalı'nın aşırı derecede hedef gösteren konuşmaları sıkça var, hepsini atsam ekranınızı kaplarım, o derece :D Tabii ki bu hedef göstermelerle beraber özellikle Ahmet hoca çok fazla davalık oldu, adam her gün ifade vermeye gidiyor ama en azından düşüncelerini çatır çutur kimseden korkmadan ifade edebiliyor.

[youtube width=500]https://www.youtube.com/watch?v=Ifv3aXQ8o1c[/youtube]
[youtube width=500]https://www.youtube.com/watch?v=v8wUsDtawX4[/youtube]
[youtube width=500]https://www.youtube.com/watch?v=2ks77KjdE58[/youtube]




Amerika'daki İfade Özgürlüğü Örnekleri



Tabii ki bu kavramın Amerika'da biraz daha oturaklı olduğu bir gerçek. Bunun tonla örneği vardır ama bence en çılgını South Park'tır. South Park, televizyonda hiç acımadan, kimsenin değerlerini umursamadan dinleri, ırkları, siyasetçileri çok ama çok ağır bir şekilde eleştiriyor, yerden yere vuruyor ama hiçbir şekilde yasaklanmıyor. Bu dizi 1997 yılından beri yayında ve izleyen herkes bölümlerine gülüp geçiyor, kasıntı olup da çıldırmıyor. Bunu yapanlar kültürü bilmeyen, cahil cüheyla kesim oluyor genelde.

Aşağıda daha yeni yayınlanan South Park'ın 27. sezonundan bir görüntü. Donald Trump'ı ne hale getirdiklerine bir bakın. Ancak Trump gibi çok alıngan ve muhafazakar bir yönetim bile, bu konuyla ilgili hiçbir şekilde yaptırım uygulamamış, aksine burada yapılan eleştiriyi destekleyip Twitter'dan çeşitli meme'ler yaratmıştır. Bu meme'leri başlatan isim de Trump'ın yardımcısı JD Vance olmuştur.

Aşağıdaki görüntü bazı kişiler için hassas olabilir, baştan uyarımı yapayım:

[youtube width=400]https://www.youtube.com/watch?v=Afetnw70S04&rco=1[/youtube]




Neden bu kadar kasıyoruz kendimizi?



Vice'daki ifade özgürlüğü anlayışına baktığımızda, burada kendi açımdan bir eleştiri yapmak istiyorum. Özellikle legal rol yapan oyuncuların karakterlerinin medya yoluyla hiçbir şekilde ağır eleştirilmesini kabullenemeyip IC veya OOC şikayetlere başvurduğuna bu 5 yılda fazlasıyla şahit oldum. Legal dünyada hiçbir karakter bulunmaz Hint kumaşı değil, buradaki yaşamlarımızın günü geliyor ve sona erdirip yeni karakterler ile yolumuza devam ediyoruz. Ki burada rekor bana aittir, Mart 2020'den Haziran 2025'e kadar tek bir karakterde tek bir konseptte rol yapan bir kişi olarak söylüyorum bunu. Randolph Mitchell da artık gitti yani.

Karakterinizin veya şirketinizin aktiflik gösterdiği süre fark etmeksizin, bulunduğunuz karakterin veya şirketin isim vererek veya vermeden eleştirilmesi kötü bir şey değil, aksine iyi bir şeydir.

İyi yanlarına baktığımızda, daha önce görmediğiniz bir açıdan sizlere yorum yapılır, aldığınız övgülerin yanı sıra eleştiriyi de görürseniz, kendinizi geliştirmenin ilk adımlarını atarsınız. Bu eleştiriler aynı zamanda şirketinize bir hırs kazandırır, çift taraflı bir hırs olur bu. Ancak bu hırsı yaparken illegal birliklerin desteğini alarak şiddet yoluna başvurmaktan ziyade (ki bu günümüzde çok fazla yapılıyor maalesef) yayın dilinizi, haber dilinizi kullanarak yapılan karşılıklı atışmaların şehirdeki tanınırlığınızın artırılması yolunda önemli bir adım olduğunu söyleyebilirim kesinlikle.

Uzun lafın kısası, her şeyden önce buraya eğlenmeye geliyoruz. Kim olursanız olun, ne yaparsanız yapın alt tarafı bir oyun için kendimizi bu kadar kasmamıza gerek yok. Eleştiri yapılıyorsa gülün geçin, uzun vadede gerçekten size iyi gelecek bir şey olacağını garanti edebilirim. Yaşadığınız konu hakarete varırsa IC olarak dava açma hakkına da sahipsiniz ama ben bunu da doğru bulmam, cevabını şiddete bulaşmadan haber dilimle, yayın dilimle, reklamcılık anlayışımla veririm.

O yüzden, biraz kendinizi salın, derin bir nefes alın ve doğru bildiğiniz şeyi yapmaya devam edin. Biraz sakin kalın...

Okuduğunuz için teşekkür ederim, umarım bazı konularda farklı bir bakış açısı ile karşılaşmışsınızdır...

OOC · Oyuncu the batuhan batrix
Game Admin
İleti
3,198
Karakter
3
2020'den beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
6.734 sa
Başarım
24/36
Yetenek
21/110
Roleplayer

OOC · Oyuncu the batuhan batrix
Game Admin
İleti
3,198
Karakter
3
2020'den beri şehirde
IC · Ana karakter · 3 karakter
SivilAmerika
Şehirde
6.734 sa
Başarım
24/36
Yetenek
21/110
Roleplayer