Alıntı yapılan: Renny! - 28.05.2023 13:52
Aykırı bir yorum yapınca iletimi silip uyarı veriyorsunuz, bari video paylaşımı yapalım ve yorum katmayalım. Erdoğan'ı eleştirmek özgürlük ama muhalefete tek söz söyleyince sopa gösteren adminlerimize sesleniyorum: Farklı bir ses duymak kötü bir şey değildir, fikir hürriyetine saygı göstermelisiniz.
Attığın video ile alakalı söylemek isterim. Boş bir video gibi geldi. Böyle düşünen sadece Cüneyt Özdemir değil Türkiye'de büyük bir tabaka zaten bunu düşünüyor. Zaten ideali düşünmek konusunda herkes özgür, dilediğimiz gibi düşünüp karar verebiliriz. Ancak siyaset meydanı somut ekiplerin olduğu bir meydan, yani aday olmayan birini mantıken de seçemeyiz zaten. Ülke yönetmek birinin şahsi iradesi değil ki bazı güçleri kontrol edebilme yeterliliğinin olması demek. Kanunlarda da açık açık yazıyor, işlerine gelince kanun yasa deyip işlerine gelmeyince özgürlük demelerini anlamıyorum. Sistem yapılmış, biz de buna uygun olarak karar veriyoruz. Kkye attığımız zaman koyun mu oluyoruz? TÜRKİYENİN somut durumu bu.
Böyle düşünen kimseler Türkiye'de popülist kesmin desteğini ve takibini almak için yapılan fikirleri savunuyor ve inan içi boş. Platoncu felsefesini doyasıya yapabilir. Evet belki beyin fırtınası olarak kayda değer ama bunu konuşmak kimseye bir şey kazandırmıyor. Hiçbir şey değişmiyor, konuştuğunda ya da konuşmadığında daha aydınlanmış olmuyorsun. Mozambikte yaşasan da sana böyle bir hak verseler yine oradaki güçlerden birini desteklersin. İstemeyen de oy vermesin yani, ama insanlara belirli bir kalıpta şu şu yüzden oy verir bu bu yüzden oy verir demek yanlış. İsteyen istediği için verir oy vermeyenleri de açıkçası suçlamıyorum. Sonuçta özgür iradesi istemiyorsa vermesin ama hayatını etkileyecekse adaylar da çıkmışsa oyunu kullanır. Sokak serserisini de seçme hakkımız bir zahmet olmasın. Ülkemizin de bir sistemi var ve yapısı var. Kimse okul okumasın o zaman okumak zorunda mıyız? Bize bunu dayatıyorlar falan. Elbette doğumdan ölüme dayatmalar var zaten ama bunu demek ne kazandırıyor? İnsanlar kendi özlerine sahip olduğu gibi aynı zamanda toplumun da bir üyesidir. Türkçe konuşmuşsun 30 yıl niye konuşuyoruz mu diyelim? Anlamsız bir tartışma. Cevabı açık çünkü Türkiye'de doğmuşsun. Detay cevaplara girmiyorum. Toplum önündeki insanların her dediğinin mantıklı ve doğru olacağını düşünmek de en büyük manipülasyon zaten. Oy vermek istedin verdin, istemedin vermedin bitti. Oy verenleri aşağılamanın bir anlamı olmadığı gibi vermeyenleri de aşağılamanın bir anlamı olmuyor.
Burada sorun temsiliyet konusunda kimlerin söz hakkı olduğu yönünde. Yıllardır söylense de ben de Demokrasiyi dünyanın en iyi sistemi olarak görmüyorum dayatma çünkü. Demokrasi bütün ülkelerde başarılı değil. Demokratik yapıları çöken ülkeler de var. Demokrasininin başarılı olabilmesi için demosun yani halkın bir kere genel iradenin temsiliyeti olması lazım. Çoğu temel prensipte aynı düşünceye sahip insanların olduğu toplumlarda ortak fikirlerle zenginlik daha fazla olur. Belki Türkiye Demokrasisi için bölünemez ilkeler üzerinde propaganda üretilmeli ve çok net ortaya konmalı. O ilkelere uymayan insanlar oy verememeli. Vatandaşlık kavramı şu anda bu oy verme sistemine uygun değil. Örnek veriyorum Suriyelilerin oy kullanmaması gerekiyor. Beş yıl ülkende yaşamış birisinin ülkenin yönetiminde söz hakkı olması ne kadar doğru? Bizim ülkemizde kurallar şahıslar üzerinde esnetiliyor. Sebebi de herkesin hak yemesi kendi cebini düşünmesi. Bu da anormal bir şey değil zaten. Bu ilkelere neden sahip değiliz? Şartlar neler olmalı? Anayasa mahkemesinin anayasa metinlerini hazırlarken halkın genel nabzını yoklamadığına eminim. Hangi unsurlar esas unsurları oluşturacak? Toplumlar değişirken anayasaların da her on yılda bir değişmesi mi gerekir? Gerekiyorsa mevcut bir sistem nasıl korunacak? İster istemez devletin sistematiğinin çok temel konular üzerinde olması ve baskıcı olmaması yönünde prensip yönünde netlik kazandırması ve ortak bir kimlik inşası noktasında genel meşruiyeti sağlaması gerekiyor. Bunlar olmadan temsiliyet zaten sürekli zayıf kalır. Türkiye çok karmaşık bir yapıya sahip önce bu karmaşanın ortak bir zeminde toplanması gerekiyor. O zaman ancak demokrasinin zemininden söz edilebilir. Çok uçların dans ettiği bir ortam. Siyasetle hiç alakası olmayan insanlar da çok alakası olan insanlar da aynı denklikte oy veriyor. Halkı en iyi kandıranın oy aldığı bir sistem gibi radikal bir açıdan bakarsan. Bu kadar rüzgarı öne sürüp bu kadar da ilkesizliğin sonu uçurumlar arası bir siyaset meydanı çiziyor ister istemez.

Neden Türkiye kendi ülkesinin vatandaşları için bir sistem kuramıyor gibi bir mottoyla yola çıkılmıyor. Tabanlar birbirlerini tanımıyor, ülkede çok bölücü var. Ülkeyi yönetmek isteyenlerin ideali sağlamak gibi bir arzusu da zaten yok. Ülkeyi soyma dertlerinin olduğu da çok net belli oluyor zaten. Neden insanlar ilkeli olsun? İdeali kovalasın tartışması var. Bu kadar insana istediği şeyi neden versin? O kadar çabala oku ve amacın üç beş serseriye doğru yola kavuşturmak mı olacak? Allah aşkına birileri bu toplum önündeki insanların gerçekten bizi yüzde yüz düşündüğünü falan düşünüyor mu? Kimsenin kimseyi düşündüğü yok. İnsanlar okumuyor, özentilik çok fazla. Daha belirli bir konuyu bile kavga etmeden konuşabildiğimiz kaç zemin var? Türkçe'yi bile doğru dürüst ortak bir lisan ile konuşamıyoruz. İnsanların kendisine saygısı yok ki başkasına saygısı olsun. İnsanları böyle diyerek aşağılamıyorum ama toplumun genellenebilir bir gerçeği bu. İlkelerimiz ortak değil. Önce bunları ortak hale getirmemiz lazım. Burada varlık sebeplerimizin neler olduğu net ortaya çıktığında kimin neyi istediği de daha net ortaya çıkacaktır zaten.
Önce kandırılmamayı öğrenmek sonra da kandırmamayı öğrenmek lazım. Fakat asıl olan neden kandırmamamız gerektiği konusunda mutabakata varmamız lazım. Aksi takdirde ortak zeminde toplanmak çok zor.