Jager bir iş adamı, para için kılıktan kılağa girebilir bir palyaço olabilirdi. Ama köprü altından akıttığı sulara bakarsanız pek tabir edildiği gibi biri de değildi. Kendisi ile çelişen hareketleri vardı Jager'in. Pionner onu tanıyor ve bilgisi dahilinde olan klavuza göre hareket ediyordu. LAS PAYASDAS... 187 ekibinin ciddi para kaldırdığı o fabrika... Dışarıdan bakıldığında bir et fabrikası, büyük mezbahalar ve kıyma makineleri barındıran sıradan bir fabrika... Ama dışarıdan göründüğü gibi değil. Frankfurt ekibi akladığı banknotları bu fabrikanın konteynerlerinde istifler ve aklama seçeneklerine göre transferini gerçekleştirirdi. Jager 17 Mayıs'da yediği darbenin Gerard'dan geldiğini biliyordu fakat kanıtı yoktu.
En son olarak da bu fabrikanın el değiltirdiğini öğrendiğinde işler harbiden de boka sarıyordu. İki elini başına alıp Gerard'ı nasıl öldürsem diye hesap yapıyor, bir yandan da örgüt içerisindeki saf değiştirenleri nasıl ayıklayacağını düşünüyordu. Milyonlarca dolar banknotun fabrikada el değiştirdiğini hatırlamıyordu bile. Deliye dönen Jager Payasdas'a yola çıktı. Gerard silahlı ekiplerle Payasdas'da 187 üyelerinin baskınını beklerken Jager'ın geleceğini ummuyordu. Tam olarak da ummadığı gerçekleşmek üzereydi. Payasdas'da ipler tamamen koptu, fabrika dışarısında silah sesleri duyuluyordu ve birileri o gün kaybedecekti. Bir kaç saat süren çatışmada kazanan yoktu, onlarca ölü hem içeride hem dışarıda yerde kanıyordu. Tiger dışarının kontrolünü paralı askerlerle aldı. Gerard ve Jager içeride son demlerini yaşıyorlardı. İki eski dost kahkaha atarak birbirlerine tabancalarındaki sen mermileri atıyor, eski günlerden konuşup günümüz hallerine atıflarda bulunuyordu. Acınası bir durumdu Jager için, kayıp ediyordu. Krallığı buraya kadardı. Frankfurt ekibi el değiştiriyordu ve bu onun için her şeyini kaybetmekti. Kaybedecek bir şeyi olmayan bir adamdan korkmalıydı Gerard. Mezbahayı havaya uçurmayı düşünürken Tiger fabrikanın içine girerek Jager ve geriye kalanı ayıkladıktan sonra o veda gerçekleşmek üzereydi. Son sözlerini söyleyen Jager, "Şerefi olmayan birine nasıl güvenebilirdim?" Dedi, ve son nefesini verdi. Kimden bahsettiği aşikardı. Bu Pionner, yani Gerard'dı. Ona imkanlarını sundu, parasını, bağlantılarını, her şeyini... Kağıt üzerinde bakarsak eğer, evet... Pionner haksızdı ama piramitin en üstü her zaman daha tatlı gelmişti onun için.

YENİDEN Alt tabaka boktan görünüyor ve yapılanma gerekiyordu, yönetim el değiştirmişti. Örgüt Frankfurt'a taşınmak üzereydi ama Vice City'de faaliyetler devam etmeliydi, nimetlerden mahrum kalmak aptallık olurdu. Tiger ve Gerard örgütün içinden sorumluluk alabilecek sadık adamlara Vice şehrini vaat etti ve ekibin başına koydu. Zamanla olacakları ve başarıyı seziyordu fakat neticede bir zamanlar benzeri olayları kendisi deneyimlemişti. Adrian Krahe ve Conrad Bastian'ı Vice City'deki Crew'in başına monte etti, onlara örgütün ve kendisinin bütün imkanlarını sunmuş, elde ettikleri başarılardan minnet borcunu esirgememelerini rica eder şehirden ayrılarak Almanya'nın gri tonlu sokaklarına Frankfurt'ta BND'i karşısına alarak krallığını kurmak adına faaliyetlerine başladı. Düşündükçe yaptıklarını bir hikaye ile bağdaştırıyordu... Vice City içinde ukde kalmış gibiydi. Bir zamanlar Jager'da Pionner ve Tiger'a sunmuştu bu fırsatı, şimdi ise Gerard bir başkasına fırsat tanıyordu. Hikayenin sonu belli de olsa işler bu şekilde yürüyordu.
BUSİNESSMAN SHOT DEAD IN BLOODY SHOWDOWN
Akşam saatleri Vice şehrinin batısında bulunan Payasdas kasabasında çıkan çatışmada yirmi silahlı erkek cesedi bulundu, olay yerinde çok sayıda mermi kovanı bulundu.
Aynı gün içerisinde kasabanın altıncı otoyoluna bağlanan patikada, kaza halinde bir araç bulundu, bagajda bir erkek cesedi bulundu. Otopsiye gönderilen erkek cesedinin Louis Jager'a ait olduğu ortaya çıktı. Vice City'de sıkça anılan iş adamı Jager'ın silahlı çatışma ile bir bağlantısı olup olmadığı soruşturmada sürüyor.
Straße aus Frankfurt
|
|