JARGON
Goomar: Metres anlamına gelse de zaman zaman evlilik düşünülmeyen sevgili olarak da kullanılır. Bazı mobsterların metreslerini, öylesine takıldığı düşük kadınları getireceği ortamlara, bir başkası "ben de goomarımı getireceğim" diyebilir. Evlilik düşünülmeyen/ciddi ilişkide olmayan kadın anlamına da gelir.
Goomba: Yoldaş, iş ortağı.
Agita: Karın ağrısı. Ancak metaforik olarak, bir sıkıntı olduğuna işaret olarak kullanılır. Stres veya sıkıntılı durumlarda insanların karın ağrısı olduğu için, kendisinin canını sıkan birisi için örneklerle kullanılabilir. "Bugünlerde biraz agitayım. Joe canımı sıkıyor."
Mulignan: Zenci anlamına gelir. Hakaret olarak kullanılır.
Cent'anni: Bir tür kutlama cümlesi. "Yüz yıl boyunca böyle mutlu olalım." gibi kullanılabilir. Şerefe anlamına gelir.
Marone: Meryem Ana anlamına gelir, genelde ünlem/şaşırma/kızma için kullanılır.
Bizim Şey: Mafya'nın tanımı. Anlamı Cosa Nostra'dan gelir ve İtalyan Amerikan suçluların temasını yaptığı işlerde bu kullanılır. "Bizim şey... böyle şeylere izin vermiyor."
Made Man: Yemin etmiş mafya üyelerine denir. Anlamı "Olmuş adam" denilebilir. Wiseguy diğer anlamıdır.
Cugine: Türkçe anlamı kuzendir. Made Man olmak isteyen hevesli üyeleri temsil eder.
Yemin: Mafya üyelerinin resmi olarak üye olabilmesi için ettiği Suskunluk Yemini'ni temsil eder. "Yeminini ettin, Anthony. Yani çeneni açma hakkın yok."
Omerta: Suskunluk yasası'nın bir diğer adıdır. Eğer bir üye gerçekten resmi bir üye olacaksa bu kurala uymak zorundadır. Aksi halde bir "mesaj işi" gerekebilir.
Sitdown: Diğer bir adıyla toplantı, gereklilik görüldüğünde yapılır. Bu toplantılarda iki karşı tarafın temsilcisi ve bir orta yol bulucu yer alır. Telefon, çağrı cihazı gibi elektronik aletler kapalı kalmak zorundadır. Orta yol bulucunun fikri de kararda önemlidir.
ZIP: İtalya'dan gelen kişiler için kullanılır, göçmen anlamına gelir. ABD'de yaşayan mafya üyelerinin çoğu birkaç nesildir ABD'li olduğundan bu ülke vatandaşlarıdır.
Ancak İtalya'dan göç eden akrabalar ZIP, göçmen sayılır.
Jön Türkler: Ailelerdeki yenilikçi kuşağı temsil eder. Günümüzdeki örneği Z Kuşağı denebilir. Eski üyelere oranla her zaman daha modern, daha zippi, daha rahat tiplerdir. Eski aile üyeleri onlardan rahatsız olabilirler.
Mustache Petes: Jön Türklerin aksine ailedeki gelenekçi üyeleri temsil eden tabirdir. Oldschool/eski kafalı mobsterlar bu isimle adlandırılabilir.
Stand-up guy: Stand-up gösterisi yapan eleman anlamına gelir. Bunun anlamı o kişinin fazla konuştuğunu hatta ötüyor olabileceğini ima eder. Bir tür şov işi yapan, konuşan, bizi satan kişi anlamına da çıkabilir.
Boyun Kırmak: Bir kişinin işine balta vurmak, taş koymak, engel olmak anlamına gelir. "Tony'nin canını sıktığım için boynumu kırmaya çalışıyor. Bu yüzden haraç işini benden aldı." gibi kullanılabilir.
Ağır gelmek: Silahlı gelmek anlamına gelir. Eğer birisi telefonda size "Ağır gel." diyorsa, belinize bir tabanca koymalısınız demektir.
Köprüyü geçmek: Ölüm anlamına gelir ve farklı çeşitlerde kullanılabilir. "Dostumuzu köprüden geçirmeni istiyorum."
Sahte İnfaz: İşlerde anlaşmazlık yaşanıyor ancak karşınızdakini öldürmemeniz mi gerekiyor? Öyleyse "Sahte infaz" tam size göre. İsterseniz boş bir tabanca ile kafasına sıkın, isterseniz ölmesine üç saniye kalana kadar boğun, isterseniz kalın bir kitabın ardından mermi kitabın ortasında kalacak şekilde ateş edin. Karşınızdaki altına ettiyse, artık ölmesine gerek yok.
Mesaj İşi: Eğer birisi ölecekse, neden öldüğünü anlamak için cesedi biraz incelemeniz yeterlidir. Eğer biri ağzından vurulduysa bu onun köstebek olup öttüğünü gösterir. Kulağından vurulduysa duymaması gereken bir şeyi duymuştur.
Tek gidişlik bilet: Birinin öldürülmesi anlamına gelir. "Dostumuza tek gidişlik bir bilet al."
Bisküvi: Küçük ateşli silahlara denir.
G: Grand. Binlik anlamına gelir.
Yalnız yemek: Organizasyon sayesinde iş yapabilmesine rağmen kazancını bölüşmeyen üyeleri temsil eder.
Çöp İşi: Mafya üyelerinin paravan olarak kullandığı ve daha sonra bir terim haline gelen meslek. Eğer sıska bir İtalyan size "Çöp işindeyim." diyorsa, muhtemelen Cosa Nostra bağlantıları vardır.
Silkelemek: Birilerini dolandırma veya soyma yoluyla parasını el koymak anlamına gelir.
Hamur: Yasadışı işlerden gelen parayı temsil eder. "Uff! Bu epey kalın bir hamur, T. Güzel iş."
Skor Yapmak: Suç teşkil edecek bir faaliyet ile para kazanmak.
Ziti kutusu: Bin dolar anlamına gelir. "Yarın dostumuza 45 kutu Ziti götür, Chrissy." dendiğinde o "dosta" 45,000 dolar gider.
RICO: 1970 yılında çıkartılmış bir yasadır. Organize suçlar, şantaj, yolsuzluk ve dolandırıcılık suçlarını cezalandıran yasadır.
Altın Çağ: RICO yasası gelmeden önceki zamanı anlatır. Gangsterlerin daha özgürce suç işleyebildiği günleri.
Pinch/Çimdiklenmek: FBI veya devlet güçlerinin, bir mafya üyesini yakalaması anlamına gelir.
"Tek gidişlik biletle giden Johnny'i hatırlıyor musun? Bileti alan Jackie'ydi. Çimdiklemişler."
Köstebek: Kurallara uymayıp suskunluk yeminini ihlal eden ve suçla ilişkilendirilecek bilgileri polise veya düşman organizasyonlara anlatan kişilere denir.
Bahar Temizliği: Herhangi bir baskın, dava veya tehdit öncesinde mafya üyelerinin suç teşkil edecek materyallerini saklaması veya yoketmesi anlamına gelir.
"T, beni dinle. Yarın bir dava açılacağını duydum, o yüzden bahar temizliğini sıkı yapın."
Heat/Isı: Devlet güçleri tarafından dikkat çekilmesi anlamına gelir.
"O herif... ısıyı oldukça artırdı."
Gabagool: Kurutulmuş et. Domuz pastırması gibi düşünülebilir.
Manigot: İçi peynirle dolu makarna.
Mutzadell: Mozarella peyniri.
Pasta Fazool: Makarnanın suyu ve sosu fazla olan türünde bir yemeği.
Jargon Manifesto'dan alınmıştır