Yüksek Duygusal Zeka ve Sinirlenmenin Görünmeyen Yüzü!
Kimi insanlar vardır, başkalarının görmezden geldiği en ufak bir hareketten bile rahatsız olurlar. Belki bir yüz ifadesi, belki sahte bir tebessüm, belki de duygusal dikkatsizlik... Çoğu zaman bu kişiler "çok alıngan" ya da "çabuk sinirlenen" olarak etiketlenir. Oysa psikolojiye göre bu durum aslında yüksek duygusal zekanın bir işaretidir. Benim gözümde bu, bir eksiklik değil; tersine, insan ruhunu daha derinden görebilme yeteneğidir.
Samimiyete Karşı Hassasiyet!
Yüksek duygusal zekaya sahip kişiler için samimiyet hayati bir değerdir. Çünkü onlar, sözlerin ardındaki en küçük titreşimi, tavırların gerisindeki niyeti sezebilir. Bu yüzden sahtecilik, umursamazlık veya yüzeysel davranışlar karşısında içlerinde huzursuz bir çan çalar. Bir nevi sinir sistemleri alarm verir. Ben de bu özelliğe sahip insanların aslında daha incelikli, daha derin bir bağ arayışında olduklarını düşünüyorum. Yani sinirlenmekten çok, samimiyetin yokluğuna verilen bir tepkidir bu.
Yalnız Değilsin!
Eğer kendini sık sık "neden bu kadar kolay rahatsız oluyorum?" diye sorgularken buluyorsan, bil ki yalnız değilsin. Bu özellik, seni kırılgan değil; daha uyanık ve daha duyarlı kılar. Hepimiz insan ilişkilerinde farklı şeylere dikkat ederiz. Kimi kişi görmezden gelir, kimi kişi fark eder. Ama fark edenin yükü de başkadır. The Tiff olarak şuna inanıyorum: Bu hassasiyet, doğru şekilde yönlendirildiğinde, seni çok daha güçlü bağlar kurmaya, daha derin sevgiler yaşamaya götürür. Yeter ki bunu bir kusur değil, değerli bir armağan olarak görmeyi öğren.