Her şey, Palmont City'nin pas lekeleriyle örtülü sanayi kalbi Kempton'ın o loş ve izbe garajlarında başladı. Kempton, gündüzleri makinelerin gürültüsüyle inleyen sıradan bir bölge gibi görünse de, güneş battığında şehrin en tehlikeli ve en hızlı adamlarının oyun sahasına dönüşürdü. O dönemde Palmont, sadece bir yarış şehri değil; sınırları yüksek oktanlı yakıt ve kanla çizilmiş bir derebeylikti. Büyük yarış ekipleri, şehrin her sokağını, her virajını ve hatta her benzin istasyonunu parsellemişti. Bir sokağa girmek için birilerinin rengini taşımalı, bir virajda gazlamak için o bölgenin liderinden izin almalıydınız. Kendi kuralları, kendi mahkemeleri ve kendi acımasız hiyerarşileri vardı.
Ancak Vincenzo Blackwood ve Eilane Diaz, bu boğucu sistemin içine doğmuş olmalarına rağmen, o çarkın birer dişlisi olmayı reddettiler.
Vincenzo, stratejik dehası ve direksiyon başındaki sarsılmaz soğukkanlılığıyla tanınırken; Eilane, bir motorun sesinden pistonlardaki aşınmayı anlayabilecek kadar yetenekli bir mekanik dehasıydı. Şehirdeki büyük oluşumlar, bu ikiliyi kendi saflarına katmak için defalarca teklif götürdüler. Onlara rütbe, koruma ve sınırsız kaynak vaat ettiler. Ancak Vincenzo ve Eilane için özgürlük, bir hiyerarşinin tepesinde olmaktan çok daha değerliydi. Onlar, ne disiplinli bir sokak ordusunun askeri olmak istiyorlardı ne de bir baronun emir eri. Onlar sadece sürmek istiyordu; kendi şartlarıyla, kendi riskleriyle ve kendi kurallarıyla.
Bu bağımsızlık arayışı, onları Palmont'un yerleşik düzeni için birer "tehdit" haline getirdi. Büyük ekipler kendi bölgelerinde izinsiz gazlayan bu ikiliyi köşeye sıkıştırmaya çalışırken, Palmont Polis Departmanı şehri tam anlamıyla bir açık hava hapishanesine çevirmişti. Şehrin her köşesine yerleştirilen kameralar, EMP (Elektromanyetik Darbe) cihazları ve zırhlı müdahale araçlarıyla polis, sokakları ablukaya almıştı. Büyük ekipler, polisin bu sert baskısı karşısında geri çekilip gölgelere saklanırken; Vincenzo ve Eilane, modifiye ettikleri araçlarıyla hala asfalttaydı.
Polis telsizlerinde, yerel gazete manşetlerinde ve yer altı forumlarında onlardan artık isimleriyle değil, sisteme olan isyanlarını temsil eden bir sıfatla bahsediliyordu: "The Renegades" (Asiler).
Onlar, hiçbir bayrağın altında toplanmayan, sadece asfaltın sesini dinleyen birer gölgeydi. Ancak bu tehlikeli oyun, sonsuza kadar süremezdi. "Kanyon Olayı" olarak tarihe geçen o uğursuz gece, Renegades için sonun başlangıcı oldu. Şehrin dışındaki dar ve uçurumlu kanyon yollarında düzenlenen büyük bir organizasyon, PPD tarafından önceden planlanmış devasa bir pusuya dönüştü.
O gece Vincenzo ve Eilane, hayatlarının en uzun takibini yaşadılar. Araçlarının motorları limitlerini zorlarken, polis barikatlarını sürüş yetenekleriyle aşmaya çalıştılar. Ancak teknolojik üstünlük polisteydi. EMP saldırılarıyla araçları devre dışı bırakıldı, garajları aynı gece baskın yiyerek mühürlendi. Yıllarca emek verdikleri, her bir parçasını özenle seçtikleri araçlarına el konulup pres makinesine gönderilmek üzere çekilirken, Vincenzo ve Eilane sadece birbirlerine bakabildiler.
Palmont artık onlar için nefes alınamayacak kadar daralmıştı. Garajları kapalıydı, isimleri her duvarda "Aranıyor" ilanlarındaydı ve peşlerindeki ekipler onları ya hapse ya da mezara göndermeye niyetliydi. Önlerinde iki seçenek vardı: Ya sessizce teslim olup demir parmaklıklar ardında çürümek ya da ellerinde kalan son birkaç parça eşyayla yeni bir ufka yelken açmak.
Güneş doğarken Palmont tabelasını geride bırakan bir kamyonetin içinde, Vincenzo haritayı açtı. Hedefleri, Palmont'un karanlık ve gri atmosferinden çok uzak; paranın ve uçsuz bucaksız sahil şeridinin şehri olan Vice City idi.
Florida'nın bu incisi; paranın su gibi aktığı, zengin züppelerin binlerce dolarlık spor arabaları sadece "hava atmak" için aldığı ama vites değiştirmeyi bile bilmediği bir yerdi. Palmont'un teknik, virajlı ve affetmeyen sürüş kültürüne sahip "Renegades" ekibi için burası, kurtların kuzu sürüsüne dalması gibi bir fırsattı.
Buraya bir çete savaşı başlatmaya gelmediler. Buraya, Vice City'nin sadece "düzlükte gazlayan" sıkıcı yarış kültürünü yıkmaya, gerçek modifiye sanatını ve sürüş tekniğini göstermeye geldiler.
[spoiler][youtube width=800 height=310]https://youtu.be/IEF2gRVFb4I[/youtube][/spoiler] renegades.mp3
| |  Palmont City'nin keskin kanyon rüzgarları ve sanayi dumanı geride kalmıştı. Vincenzo ve Eilane, haftalar süren yolculuğun sonunda Florida eyalet sınırını geçtiklerinde karşılaştıkları manzara, bildikleri her şeyin tam zıttıydı. Nemli bir sıcaklık, havada asılı kalan tuz kokusu ve ufuk çizgisini boydan boya kaplayan palmiye ağaçları... Vice City, tüm ihtişamı ve günahlarıyla karşılarında uzanıyordu. Ancak bu şehir, Palmont gibi "hızlı sürenin" hemen saygı gördüğü bir yer değildi; burası paranın, dış görünüşün ve doğru bağlantıların şehriydi.
Şehre ilk girdiklerinde ellerinde sadece Palmont'tan kaçırabildikleri birkaç bin dolar ve Eilane'in gözü gibi baktığı, içi paslı anahtarlarla dolu eski bir alet çantası vardı. Bu yabancı topraklarda Vice City sahilinde ilerlerken kendilerini birer yabancı, birer "sürgün" gibi hissetmişlerdi. Buradaki araçlar parlaktı, pahalıydı ama ruhsuzdu. Vincenzo, bir trafik ışığında yanındaki son model spor aracın içinde sadece gaza basıp motor bağırtan zengin turisti gördüğünde gülümsedi. O an anlamıştı: Vice City'de hız vardı, ama "sürüş" yoktu.
Sıfır Noktası: Renegades'in temelleri Vice City'nin tozlu ve gürültülü mahallelerinden biri olan Ganton bölgesinde, Ganton'ın paslanmış dokusuna uyum sağlayan, küçük bir garaja yerleştiler. Vincenzo, cebindeki son paranın büyük bir kısmını bu derme çatma yeri kiralamak için verdiğinde, Eilane ona delirdiğini söylemişti. Ancak Vincenzo'nun bir planı vardı. Burası, polisin zengin bölgeler kadar sık devriye atmadığı, modifiyeli araç seslerinin silah sesleri arasında kaybolup gittiği bir "liman" olacaktı. Burası sadece bir garaj değildi; burası Palmont'tan taşınan ruhun kalesiydi.
İlk birkaç ay, hayatta kalma mücadelesiyle geçti. Eilane, mahalledeki taksilerin ve hurda araçların motorlarını tamir ederek biriktirdiği paralarla, yerel hurdalıklardan parça toplamaya başladı. Renegades için "sıfırdan başlamak", bir motor bloğunu elleriyle temizlemek, çıkma bir turboyu hayata döndürmek demekti. Vincenzo ise garajın önündeki betona oturup gece yarısı Ganton'ın sokaklarından geçen motor seslerini analiz ediyordu.
|
Ganton'daki o eski garajın paslı kepenkleri, artık sadece saklanmak için kapanmıyordu. Vice City'nin nemli sıcağı altında geçen aylar, Renegades'i gerçek bir ekibe çevirmişti. O dönem garajın önündeki beton alanda sadece Vincenzo ve Eilane'in ayak sesleri yankılanmıyor; benzer bir kaderden geçmiş, direksiyon başında ne yaptığını bilen farklı ruhlar da Renegades arması altında birleşiyordu.
O zamanki Renegades, Vice City'nin alışık olduğu o gürültülü ve gösterişli ekiplere hiç benzemiyordu. Ekip için başarı, şehrin en hızlısını bir gecede yenip manşetlere çıkmak değil; şehrin tüm otoyollarında, dar liman bölgelerinde ve sanayi girişlerinde "asla yakalanamayan bir gölge" haline gelmekti. Bu kadro, Vice City'nin yerel yarışçıları gibi sadece düz yolda gaza basmıyordu. Eilane'in garajın bir köşesinde sürekli çalışan çekicisiyle şehre getirdiği her hurda blok, sürücüler için birer şahesere dönüşüyordu.
Şehirde yavaş yavaş fısıltılar yükselmeye başlamıştı. Ganton'daki o derme çatma yıkama istasyonunun önünden geçenler, artık sadece döküntü araçlar görmüyorlardı. Yere yakınlığıyla asfaltı kazıyan koyu renkli makinelerin, kaput altından gelen senkronize turbo ıslıklarının ve gecenin bir yarısı Ganton sokaklarında atılan o teknik turların herkes farkındaydı.
Ekibin varlık gösterme biçimi bir savaş ilanı değil, bir kalite gösterisiydi. Bir yarış bittiğinde rakiplerin yanına gidip bağırıp çağırmıyorlar; sadece araçlarına binip Ganton'un karanlığına karışıyorlardı. İnsanlar onları yendikleri isimlerle değil, altlarındaki araçların kusursuz ayarları ve virajlardaki imkansız çizgileriyle tanıyordu.
O günler tam anlamıyla ekibin kenetlendiği bir yükseliş süreciydi. Garajdaki alet çantaları toplanır, motor ayarları en ince ayrıntısına kadar yapılır ve herkes telsiz kodlarını ezberlerdi. Renegades, Vice City'nin zengin ama yeteneksiz sokaklarında bir ordu gibi değil, bir cerrah neşteri gibi hareket ediyordu. Amaç şehrin en iyisi olduğunu iddia edenlerle sıradan yarışlar yapmak değil; onlara asfaltın sadece parayla satın alınamayacağını, bir sanat olduğunu kanıtlamaktı. O dönem Vice City sakinleri aynalarına baktıklarında sadece neon ışıklarını değil, Palmont'un disipliniyle bilenmiş Renegades'in gölgelerini görüyorlardı. |
|