İçeriğe geç

Austin Romano

+5 120 yanıt 1,669 görüntülenme Açan MZK_41 ·

/// Yalnız IC mesajlar Yalnız görselli ve [ic] mesajlar, karakter adıyla. OOC konuşmalar gizli. Bulunduğun yerden ileri doğru.

Austin RomanoMZK_41
#26 · 6 ay önce
Romano'nun San Fierro Maceraları 3


     Austin, bir sabah yine iş başına geçer. Tamirhanesini açar ve müşteriler yavaş yavaş gelmeye başlar. Tabii kalabalık sürü halinde gelmiyorlar. Günde maksimum 5 araç tamir ediyor ya da randevu veriyordu. Araçları, kendi çaldığı araçların parçaları ile çok ucuza tamir ediyordu. Bugüne kadar tamir ettiği araçlarda sıkıntı çıkmamıştı çünkü işini ustalık ile yapıyordu.


     Elindeki parça stoğu bitmek üzereydi. Bu yüzden Austin araç çalmak için yola koyuldu. Austin çaldığı araçtan işine yarayacak parçaları alıyor geri kalanını hurdalığa satıyordu. Austin istediği aracı bulmuştu. Arabanın kapısının kilidini kırdı ve içine binerek düz kontak yapmaya başladı. Düz kontak yaparken bir grup erkeği, bir kadının üzerine gittiğini gördü. Bu kadın bir hayat kadını olmadığı belli oluyordu. Hem giyiminden hem de bulunduğu durumdan rahatsız olması en büyük göstergeleriydi. Bir hayat kadını olsaydı Austin bu durumu pek takmazdı, düz kontak yapıp yoluna bakardı. Lakin, bu kadın sanırım onuruyla para kazanan bir kişiydi. Austin de böyle kadınlara saygı duyardı ve centilmenlik yapardı. Bunu büyükbabasından öğrenmişti. Austin, alet çantasından büyük bir İngiliz anahtarı alarak araçtan adeta fırladı.

Austin:"Hey! O kadını rahat bırakın!"

Oradaki erkeklerden biri Austin'e baktı, sanırım grubunun lideri o.

Lider:"Bırakmazsak ne yapabilirsin seni pislik?"
O erkek grubu Austin'in üzerine yürümeye başlarlar.

Austin:"Bak bakalım ne oluyormuş."

Austin, elindeki İngiliz anahtarı ile kendisine laf atanın yüzüne sağlamca vurur. O adam yere düşer ama diğerleri Austin'e saldırmaya başlar. Austin, iki kişiye tek savaşıyordu. Birisi Austin'i tuttu diğeri ise Austin'in karnına karnına vurmaya başladı. Austin'in elindeki İngiliz anahtarı düşmüştü. Bir dakikaya yakın Austin'i dövmüşlerdi. Austin bitap düşmüştü. Ama sonra ona vuran adam bir anda yere yığıldı. Meğerse o kadın yere düşen İngiliz anahtarını yerden alıp, geride vurmuştu. Austin'i tutan adam ve kendisi şaşırmıştı ama Austin hemen kendini toparladı ve adamın ayağına sertçe vurdu. Adam bir anda ayağını tutmaya başladı. Austin hemen onun yüzüne iki yumruk attı ve ardından karnına bir tekme attı. Herif yere yığılmıştı. Austin, kadını hemen araca bindirdi ve arabaya düz kontak yaparak olay yerinden tüydüler. Austin arabayı sürerken bir yandan kadın ile konuşmaya başladı.

Austin:"İyisiniz değil mi, Mad'am?"

Kadın:"Sayenizde iyiyim bayım."

Austin:"Sizi tamirhaneme götürmek isterim, birer bira içip sakinleşiriz, olur mu?"

Kadın:"Bira yerine kahveyi tercih ederim." (Gülümser.)

Austin:(Gülümseyerek cevaplar.) "Peki, mad'am."

Austin, tamirhanesine doğru yol alır ve birkaç dakikanın ardından varırlar. Orada kadını ofisine götürür. Austin küçük mutfağına giderek kahve hazırlar. Kahveyi aynı bir garson gibi kadına servis eder. Vice'tan kalan alışkanlığı yüzünden olmalı... Kadın bu durumdan memnun olur ve Austin'e gülümser. Austin kadının karşısına oturur.

Kadın:"Yardımınız için nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum, gerçekten çok teşekkür ederim."

Austin:"Herkesin görevi bu hanımefendi, rica ederim. Adınız ne bu arada?"

Harper:"Harper, Harper Miller. Ya sizin?"

Austin:"Austin, Austin Romano, memnun oldum."

Harper:(Biraz şaşırır.) "Aaa... İtalyan mısınız?"

Austin:"Yani, evet. Kökenlerim oradan gelir. Nereden anladınız?"

Harper:"Tipinizden anlaşılıyordu biraz, soyadınızı duyunca emin oldum. İtalya eşsiz bir yer diyorlar doğru mu?"

Austin:"Ee... Açıkçası hiç İtalya'ya gitmedim. Vice Şehri'nde doğdum."

Harper:"Hadi be!" (Yüz ifadesini değiştirir, ciddi bir hâl alır.) "_Siz, siz neden o aracı düz kontak yaptınız, çaldınız mı?"

Austin:"Anahtarı kaybetmiştim sadece. Nasıl olsa tamirciyim, düz kontak yapmasını iyi bilirim."

Harper: (Hafif sırıtırak şüpheli bir şekilde Austin'e bakar.) "Peki Austin, dediğin gibi olsun."

Austin:"Ee... Ne iş yapıyorsun peki?"

Harper:"Downtown'da bir kahve dükkanında çalışıyorum."

Austin:"Mutlaka elinden bir kahve içeceğim."

Harper:"Beklerim tabii ki. Beni kahveciye bırakır mısın? Hem dükkanı göstermiş olurum."

Austin:"Tabii ki de."


     Austin ve Harper arabaya binerler. Blue Bottle Caffee'ye varırlar. Austin arabanın içinden mekana göz gezdirir. Harper, tekrar Austin'e teşekkür ederek arabadan iner ve Austin'e el sallar. Austin'de ona el sallar ama içi bi' kıpır kıpır olur. Bu hissin ne olduğuna anlam veremez ve tamirhanesine gider. Sandalyesine oturur ve bir sigara yakarak düşünmeye başlar...