
Uykumdan sık sık uyanıp etrafıma baktığım oluyor. Bahis, borç, vurgun gibi şeylerin yanı sıra gecenin bir vakti aranıp bir cesedi kaldırdığımız günü aklımın içinden çıkmıyor. Burada geçimimi sağlamak için çalışırken günün birinde arabadaki kan lekelerini temizlemek için kimya dersi göreceğimi hiç düşünmemiştim.
Uzun süredir aynı şeyleri gördükten sonra Eddie ile konuşmak için Downtown'a uğradım. "Hey, biraz laflayalım adamım." diyerek çağırdıktan sonra insanların bakışları arasında kulağına olanları fısıldadım. "Eddie, bu iş bana iyi gelmiyor adamım. Doğru yere gömdüğümüzden emin misin? Ara sıra oraya gidiyorum, kontrol ediyorum. Bir paranoya oluştrudum adamım!", Eddie bana bakıp sesinin tonunu ayarlarak ekledi. "Geceleri oraya giden tek adam sensin Nick, eğer düzenli olarak gitmeye devam edersen bu sefer senin yüzünden patlayacağız. Adamı kaldırdık ve gömdük. Her şey kitaba uygun. Çeneni kapalı tut adamım, eğer uyuyamıyorsan kafayı çekmeye devam edebilirsin."
Eddie ve ben nadiren konuşmaların sonunu getirirdik. Bu da o çeşit konuşmalardan birisiydi.

Konuyu değiştirdikten sonra bugün aldığım ikinci bir haberi söyledim. Joey ile konuşurken "Nick ile geçen gün oturduk adamım, kıyak adammış." bunu söyledikten sonra kimi kastettiğini sordum. Bana verdiği cevap daha da ilginçti. "Küçük Pritchard adamım, geçtiğimiz salı beni yanına çağırdı. Onunla Jamie'nin bir dostuna sebep tanıştım. İlk konuştuğumuzda tekrar beni görmek istediğini söyledi ve yemeğe davet etti." Bunu söylediğinde kendimi tutamadan küfrü bastım. "Siktir git, adam sıradan bir resmi üye değil. Büyük adam James Pritchard'ın öz yeğeni ve varisi olarak görülüyor."
Onunla tartışsak ve yalan söylediğine emin olsam da yine de içime bir kurt düştü. Bunu Eddie ile paylaştıktan sonra yalan olduğuna birlikte karar verdik. Sonuçta Nick Pritchard'ın Los Santos ayağını bırakıp Florida'dan bir bağlantıya ihtiyacı olsaydı bu isim Eddie olurdu, mu acaba? Bu sorular aklımın içinde dolanırken Eddie'nin tavsiyesine uyup kafayı çekerek yatağıma gittim.