İçeriğe geç

/// Yalnız IC mesajlar Yalnız görselli ve [ic] mesajlar, karakter adıyla. OOC konuşmalar gizli. Bulunduğun yerden ileri doğru.

Leopold Gallowaythe batuhan batrix
#612 · 4 yıl önce
Alıntı yapılan: Entelektüel - 17.02.2022 15:42


























Anasayfa                        Haberler                        Köşe Yazıları                        VCN'E KATIL                        Hakkımızda                        Arşiv


"POLİSLERİN ÖZLÜK HAKLARI İYİLEŞTİRİLMELİDİR"


DCA'nın  geçmişteki yazılarını inceliyordum. Yazmak istediğim bir konuya kendi dünyasını kuran, yeni dünyada hayal dünyalarına da metaverse diyeceğiz belki de, bizim Randy değinmiş. Vice'ta ilk dikkatimi çeken konulardan da biridir. Neden orta yaş nüfusu az? Benim yaklaşımım Randy'den farklı olacak.
Vice, orta yaş kesimine iyi hizmet sunabilen bir şehir değil. Son zamanlarda suç oranlarının arttığı bir şehir.  Aslına bakarsanız bu konu sosyolojik, hatta sosyoekonomik. Akademik açıdan incelenmesi daha doğru. Ancak bu yazımda size özet geçmek istiyorum.

Yakın zamanda daha şehirde kundaklama olayı oldu. Suç oranları da az evvel söylediğim gibi gitgide yükseliyor. Bazı vatandaşların yorumları daha da üzücü: "Vice, suç şehrine evriliyor." Peki suç neden bu kadar yaygın? Elbette her şeyin temelinde olduğu gibi ekonomik. Biraz inceleme yapma şansım oldu. Bir kamu çalışanının Vice'ta iyi bir yaşam sunması çok olası değil. Özellikle polislerin. Birkaç polisle konuşma fırsatı buldum, doğal olarak maaşlarından memnun değiller. Şehrin asayişi için çalışan, hayatlarını suçlulara karşı bizim için feda eden kahraman polislerimizin bu denli düşük ücretlere çalışması ne kadar doğru? Zaten şehirdeki iş sektörleri genel olarak yüksek enerji ve kas gücü istiyor. Tamirhaneler, kumarhaneler, barlar... Şehre renk cümbüşü katıyor ancak orta yaş grubu için sektörler uygun değil. Üstüne güvenli bir şehir dizayn edemezsek, şirketlerin en çok ihtiyaç duyduğu tecrübeli iş insanlarını şehre çekemeyiz. Yatırımcı gelmez. Burada yaşayanlar da göç eder haliyle.




Elbette bazılarımızın yorumu "Polisler daha fazla çalışmalı." olacaktır ancak omuzlarındaki yük bu kadar fazlayken bir de ekonomik koşullarını iyileştiremezsek bunu beklememiz doğru olmaz. Polislerimizin özlük haklarının iyileştirilmesinin, maaşlarının arttırılmasının zaruri olduğunu düşünüyorum. Yoksa polis departmanından istifaları görmemiz işten bile değil. Vice şehri belediye başkanımız Kasparov'dan bu konunun üstüne düşmesi ricamdır. Kasparov'un bu sorunu çözebileceğine inanıyorum.

Dürüst yaşayan diğer iş sektörlerimizde çalışan vatandaşlarımızın, örnek verirsek sağlık, ihtiyaçlarını dinleyeceğim. Diğer yazımda daha rasyonel tablolarla durumu açıklayacağım. Polislere değindim bu yazımda ama diğer vatandaşlarımızı unutmadım.


Frederick Morgan'dan sevgilerle.












..........Bizi ViceSocial'dan takip et!..........
           


..........EDITOR..........


Frederick Morgan


YAZAR


Frederick Morgan




Tüm Hakları Saklıdır. Daily Countdown Agency, 2022
[/td][/tr][/table]
Leopold Gallowaythe batuhan batrix
#608 · 4 yıl önce
Alıntı yapılan: Entelektüel - 17.02.2022 12:56


























Anasayfa                        Haberler                        Köşe Yazıları                        VCN'E KATIL                        Hakkımızda                        Arşiv


"RUSYA NEDEN UKRAYNA'YI İSTİYOR?"


Rusya-Ukrayna çatışması  üzerine pek çok söz söylendi. Ancak Rusya'nın neden Ukrayna'yı istediğine dair tatmin edici açıklamalar yok. Cevabı en baştan vereyim; elbette enerji ve lojistik. Bu iki sektör neden Ukrayna'yı kilit ülkelerden birisi haline getiriyor? Rusya, Ukrayna üzerinden ne gibi avantajlar sağlamayı hedefliyor? Putin, sadece NATO üyesi olmasını istemediği için mi nükleer savaşı bile göze alacak kadar cüretkar? Tek solukta bu yazıyı okuyacağınıza eminim. Ancak çayınızı kahvenizi alıp gelin, uzun bir yazı olacak.



Ukrayna'yı kontrol etmenin Rusya için büyük avantajlar sağlayacağı aşikar. Ekonomik açıdan bakıldığında, Rusya'nın Belarus üzerinde son zamanların zirvesine ulaşan hakimiyetiyle birlikte Ukrayna'da da benzeri bir hakimiyet elde edebilmesi demek, batı sınırlarında ciddi bir ekonomik koridor kurma şansı elde etmesi anlamına geliyor. Yine ekonomik açıdan bakıldığında, Ukrayna'nın geniş ve tarıma çok elverişli toprakları, gelecekte yaşanma riski gitgide artan gıda krizi için Rusya'yı güvence altına alıyor. Rusya, Ukrayna'nın Karadeniz kıyılarını ele geçirmesi halinde bütün bir Kuzey Karadeniz'e hakim olmakla kalmıyor; çok kârlı, potansiyeli yüksek, ticari ve askeri açıdan üstünlük sağlayacak limanları da elde etmiş oluyor. Elbette bütün bir Ukrayna'yı ilhak etmesi oldukça düşük bir ihtimal. Fakat buna ihtiyacı da yok zaten. Zira Karadeniz sahil hattını belirli bir derinliğe kadar ele geçirmesi halinde bu saydıklarımın hepsine sahip oluyor.

Rusya'nın "yakın ufuk" politikası mevcut. Bu "yakın ufuk" politikası, Sovyet bakiyesi sınır komşularını kontrol etme çabasından daha fazlası olarak karşımıza çıkıyor. Zira Rusya'nın Ukrayna üzerinde başarı elde etmesi bir şeyi kanıtlamak için çok önemli: Yakın ufuk politikası da başarılı oluyor. Bu, Doğu Avrupa ve Baltık ülkelerini bugünkünden çok daha endişeli bir hale sevk edeceğinden, Rusya'nın yakın ufuk politikasının da zamanla uzaklara doğru açılacağını gösteriyor. Henüz karşısında ciddi bir batı direnişi göremeyen Putin, Lenin'in "süngü, lapa ve çelik" stratejisini izliyor. Dolayısıyla ciddi bir direniş görmesi halinde Moskova'nın rahatlıkla geri adım atabileceği, geri adım attığında ise pek de bir şey kaybetmeyeceği bir senaryodur bu. Kısacası, Kremlin'in dış politikası zekice kurgulanıyor. Batı ülkeleri olur da ciddi bir direniş gösterirlerse Rusya'nın geri adım atacağı kesin gibi dursa da, batı ülkelerinin Rusya'ya geri adım attıracak ciddi bir direniş göstermeleri ihtimali ne kadar yüksek, bu tartışılır. Dolayısıyla Moskova'nın geri adım atmak zorunda kalmadığı bir ihtimalde, Doğu Avrupa ve Baltık ülkeleri zamanla Rusya ile masaya oturmak zorunda kalacaklardır. Anlaşılacağı üzere, Rusya NATO ve AB'yi ciddi bir sınava sokmaktadır.

Ve Biden, bu kadar sert yanıtlar vermeseydi Putin, Ukrayna'ya çoktan girerdi.

Her ne kadar söz konusu sınav dahilinde Doğu Avrupa ve Kuzey ülkelerini konuşuyor olsak da, spesifik olarak gözden kaçırdığımız bir coğrafya bulunuyor: Balkanlar. Peki neden? Ünlü Amerikan Generali Barrow şöyle der, "Savaşta amatörler strateji ve taktik konuşurlar, profesyoneller ise lojistik ve sürdürülebilirlik." Bu söz, tüm dünya jeopolitiğinin özeti olabilecek bir niteliktedir. ABD'nin yavaş yavaş çekildiği, Çin'in ise başta Yunanistan üzerinden olmak kaydıyla her türlü lojistik imkanı zorlayarak etkin olmaya çalıştığı Balkanlar, Viyana'dan İstanbul'a, Adriyatik'ten de Karadeniz'e kadar inanılmaz öneme sahip bir lojistik merkezdir. Böyle bir coğrafyanın, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırgan politikasından etkilenmemesini beklemek hayal olur. Buradaki asıl sıkıntı, Balkan ülkelerinin ekseriyeti anlamında Çin'e ve Rusya'ya duyulan ilgidir. Bunun temel sebebi, AB'nin genişleme konusunda hala net bir politika üretememesi ve Balkanlardaki çeşitli sorunları dondurarak zamana oynama çabasıdır. Oysa Balkandakiler de bu dünyadandır ve sanıyorum ki ülke ekonomilerini geliştirecek, bu sayede tekrar vuku bulma riski olan silahlı çatışmaları unutturabilecek yatırımların batıdan mı yoksa doğudan mı geldiği onlar için pek önemli değildir. Dolayısıyla AB'nin yetersiz kaldığı bu topraklarda şu anda güçlü bir nüfuz mücadelesi yaşanıyor. Bu mücadele AB medyası tarafından bilerek karartılıyor ve duyurulmuyor. Zira AB kaybediyor.



Rusya'nın politik açıdan hükmetmeye çalıştığı bu coğrafyada en büyük avantajı enerji yatırımları. Çin ise tüm lojistik imkanları seferber ederek ekonomik açıdan hakim olmak istiyor. Bu bölge, Rusya'nın Batı Avrupa'yı daha rahat kontrol edebilmek adına nüfuz etmeye çalıştığı bir bölge. Ayrıca Türkiye için hiç de yabancı olmayan bu coğrafya, Türkiye'nin lideri Erdoğan'ın Rusları avantajlı görmek isteyeceği son yerlerden biri. Kırım ve Balkanlar nasıl da birbirlerini andırıyor değil mi? Zaten Kırım'ın Balkanlara etkisini iki şekilde incelemek gerekiyor. İlk olarak enerji. Türk Akımı projesine değineceğim. Rusya-Karadeniz-Türkiye-Bulgaristan hattını izleyen bu proje, devamında Sırbistan, Macaristan ve Avusturya'ya kadar ulaşan bir boru hattını ihtiva ediyor. O halde, akla şu soru geliyor. Rusya'nın Balkanlarda avantajlı olması Türkiye'nin işine gelmiyorsa Türkiye neden bu projeye dahildir? Bu sorunun cevabını uzaklarda aramaya gerek yok. Türkiye bu projeye dahil olmasaydı bu hat Rusya-Karadeniz-Bulgaristan şeklinde de inşa edilebilirdi. O yüzden Türkiye hattın içinde olmayı tercih etti. Zaten bu Rusya'nın da işine geliyordu zira Ruslar bu projeyle bir hat inşa ettikleri kadar bir 'hub' da inşa etmek istiyorlardı. Bunun için de elbette Türkiye'den geçişe ihtiyaçları vardı. O zaman Balkanlar ve Kırım tüm bu işlerin neresinde kalıyor? Türk Akımı, Ukrayna'yı bypass eden hatlardan bir tanesi olmasının yanı sıra, Rusya'nın bu bölgedeki tek enerji yatırımı veya siyasi nüfuz aracı değil. Rusya bugün hala Sırbistan, Makedonya vb. minik Balkan ülkelerini kaşımakla meşgul. Balkanların enerji ihtiyacını karşılamanın Rusya'ya büyük bir siyasi nüfuz olarak döndüğünü bilsek de Balkan ülkelerini ürkütmeden atılan her adımın Rusya'ya Kuzey Avrupa kapılarını biraz daha araladığını anlamakta zorlanabiliriz. Zira bunlar ilk bakışta pek alakası olmayan coğrafyalar gibi durabilir. Fakat olur ya, bir gün Rusya ve AB arasında ciddi bir askeri kriz yaşanırsa Balkan ülkeleri bu krizde büyük bir güç çarpanı olacaklardır. Eğer Balkan ülkeleri bu krizde AB'nin yanında durmak yerine örneğin 'tarafsız' kalmayı seçseler bile Doğu Avrupa ticari ve askeri lojistiğinin çökeceğinden hiç şüphe yok. İşte o yüzden Kırım ve Balkanlar birbirlerini çok ilgilendiriyor. Söylemek lazım ki, Rusya'dan tehdit algılayan Romanya ile örneğin bir Sırbistan'ın durumları aynı değil. Polonya, Romanya gibi ülkeler algıladıkları doğrudan tehdit dolayısıyla şahin politikalar izleseler de bugün Alman, Fransız devletleri için aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Bu ikisinin durumu da 'bir nevi' Sırbistan'a falan benziyor. Rusya'nın AB içindeki Truva atı gibi davranan Yunanistan'ı saymıyorum bile. Dolayısıyla bu coğrafya sahip olduğu büyük önem neticesinde hem AB'nin hem de Rusya'nın yumuşak karnı olarak duruyor. İddia ediyorum ki, Putin bugün Balkanları yüksek oranda tarafsız bırakabileceğinden emin olsa soluğu Kiev'de, Kherson'da alır. Tallin'de müzakerelere başlar. Fakat bir konuyu da açıklığa kavuşturmak lazım, Rusya Ukrayna'ya saldırır veya saldırmaz demiyorum. Kesin saldırır da diyemem, hiç öyle bir niyeti yok da diyemem. Putin şimdi süngüyle dürtüyor, karşısında lapa bulursa süngüyü içeri sokacak. Karşısında çelik bulursa geri adım atacak. Kısacası yokluyorlar. Zaafiyet bulurlarsa alabildiklerini almaya çalışacaklardır.

Denge, savaşı dünyadan uzak tutacaktır. Ancak Putin, güç için bu dengeleri bozacak birisi. Rusya'ya fırsat tanınmaması önemli. Avrupa ülkeleri de daha keskin duruş sergilemeli.

Burada "şimdilik" ara veriyoruz. Siz yukarıda yazılanları sindirdikten sonra ben de devamını paylaşırım. Yazıyı okurken kahvelerinizi içmeyi unuttunuz zaten, daha fazla soğutmayın.
Frederick Morgan'dan sevgilerle.












..........Bizi ViceSocial'dan takip et!..........
           


..........EDITOR..........


Frederick Morgan


YAZAR


Frederick Morgan




Tüm Hakları Saklıdır. Daily Countdown Agency, 2022
[/td][/tr][/table]
Leopold Gallowaythe batuhan batrix
#625 · 4 yıl önce
Alıntı yapılan: Entelektüel - 16.02.2022 22:09


























Anasayfa                        Haberler                        Köşe Yazıları                        VCN'E KATIL                        Hakkımızda                        Arşiv


"SAVAŞ ÇANLARI"


Rusya'nın Ukrayna'yı işgal edip etmeyeceği tartışılıyorken uzun zamandır, ABD ile beraber bazı ülkeler vatandaşlarından Ukrayna'yı terk etmelerini istedi. Doğal olarak halk nezdinde bu aşamadan itibaren savaşa kesin gözüyle bakılıyor. Ben de kalemi elime alma ihtiyacı hissettim. "Savaş gerçekten çıkar mı?"  "Piyasalar bu durumdan nasıl etkilenir?" sorularına cevap arıyor olacağız.
Tarihte yaşanan olayları, peşine gelen buhranları bilmek, bizi doğru yola götürecektir.




KÜBA FÜZE KRİZİ

O zamanlar SSCB adına sahip olan Rusya ile ABD, bugün ilk defa karşı karşıya gelmedi. Kaba kuvvetle Küba'da başa gelen Fidel Castro rejimini ABD'ye karşı kışkırtan SSCB, Türkiye'deki nükleer füzelerimizi  pazarlığa alabilmek için Küba'ya nükleer füze rampaları yerleştirdi. Daha fazla füze rampasının Küba'ya gelmesini engellemek için ABD, Küba'yı abluka altına aldı. Dünya üzerinde "3. Dünya Savaşı çıkacak" havası hakimken ise iki süper güç, karşılıklı anlaşarak füzeleri geri aldılar.




ŞİMDİ

Fransa, bir AB ordusu kurulmasını istiyor. Rusya'nın enerji tehditine karşı şu an AB'nin lideri olarak görülen Almanya'nın sanayisinden ötürü Putin'e ses çıkaramamasını Macron, AB'nin liderliğini kendi ülkesine alabilmek için bir fırsat olarak görüyor. ABD'den de bağımsız hareket ederek mutlak güç sahibiymiş gbii davranmak istiyor. Lakin Rusya ile baş edecek güçte olmadığını görüşmelerden de  artık Avrupa ülkeleri anlamış olacak ki, vatandaşlarından Ukrayna'yı terk etmeleri konusunda uyardılar.

ABD, Rusya'nın Ukrayna ve sonrasında Balkanları hedefleyerek yayılmacı politika izleyeceğinin farkında. Biden, savaş hazırlığı yaparak pazarlıkta elini güçlendirmek istedi. Rusya "Savaş çıkabilir." tehditine karşılık Biden "Savaş çıkacak." cevabı verdi. Ancak piyasalar zaten pandemiden, enerji ve çip krizlerinden ötürü kırılgan yapıdayken savaşı kimse istemeyecektir. Hele ki doğuda ekonomik olarak ABD'ye asıl tehdit olan Çin varken Biden, pazarlık masasında Rusya'ya bazı tavizler verebilir. Rusya'nın asıl isteği Ukrayna'nın bir NATO ülkesi olarak kabul edilmeyeceğine dair garanti. Çevresindeki ülkelerin tamamının NATO üyesi olmasını Putin tehdit olarak görüyor. NATO'nun bir savunma paktı olduğunu gözden kaçırıyor kendisi.

Evet, bu kriz bir masada çözüleceğe benziyor. Umuyorum liderler, özellikle Putin, kişisel egolarıyla bir savaş başlatmazlar. SSCB rüyasını unutmalı. O rüya, tarihin tozlu sayfalarındaki yerini aldı artık. Savaş, kimse için iyi değil.




Çok yakında iki yazı birden paylaşacağım. Bir tanesi daha küçük kitleye hitap eden arkeoloji yazısı olacak. Diğeri ise Vice şehri başkanları hakkında. Son zamanlarda konuşmalarını takip ettim ancak tatmin olamadım. Başkanlardan dileğim, beni bir düşman olarak değil de yapıcı eleştirmen olarak görmeleri.

Frederick Morgan'dan hepinize sevgilerle.











..........Bizi ViceSocial'dan takip et!..........
           


..........EDITOR..........


Frederick Morgan


YAZAR


Frederick Morgan




Tüm Hakları Saklıdır. Daily Countdown Agency, 2022
[/td][/tr][/table]
Julya YalenchkaBiA
#610 · 4 yıl önce
Alıntı yapılan: BiA - 20.02.2022 16:25


























Anasayfa                        Haberler                        Köşe Yazıları                        VCN'E KATIL                        Hakkımızda                        Arşiv


Çete çatışması sonucunda yaşanan cinayet!



Idlewood'da yaklaşık 23.00 civarında büyük bir çatışma gerçekleşti. Etrafta bulunan kamera görüntülerine göre VCPD, iki çete yapılanması arasında bir çatışma gerçekleştiğini fakat kimliği tespit edilememiş kişiler olduğunu açıkladı. Kıdemli memur Ethan Fincsther:
Olay ile ilgili araştırmalarımız sürüyor, halen daha kesin bir şey bulamadık, yakından takip edeceğiz. Bu zaman içerisin de Vice şehri insanlarının çok dikkatli olması gerektiğini ve şehrin uzun bir süre boyunca oldukça sesli olacağını belirtti. "Mümkün olduğunca evinizden çıkmayın." uyarısını yapan Kıdemli memur Ethan Fincsther, herkesin dikkatli olması hakkında oldukça ciddi açıklamalarda bulundu. Ganton ve Idlewood bölgesi arasında gerçekleşen bu çatışmada yaralanan kişilerin olduğunu fakat hiç kimsenin kimliği ortaya çıkmadığı belirtildi, olay ile ilgili kamera kayıtları ile ilgili bir bilgi VCPD tarafından verilmedi.











..........Bizi ViceSocial'dan takip et!..........
           


..........EDITOR..........


Avienda Fincsther


HABER


Avienda Fincsther


KAMERA



Randolph Mitchell


Tüm Hakları Saklıdır. Daily Countdown Agency, 2022
Leopold Gallowaythe batuhan batrix
#613 · 4 yıl önce
Alıntı yapılan: Guinevere - 24.02.2022 22:35


























Anasayfa                        Haberler                        Köşe Yazıları                        VCN'E KATIL                        Hakkımızda                        Arşiv


Rusya - Ukrayna gerilimi tırmanırken VICEGOP, Belediye Binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi!


24 Şubat 2022 tarihi, dünya açısından önemli bir gün olarak tarihe geçti. Uzun zamandır aralarında fazlasıyla problem olan iki ülke Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilim hızla arttı ve Rusya, Ukrayna'ya resmen savaş ilan etti. Bu durum ile ilgili haberimize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Rusya'nın Ukrayna'ya savaş açması fazlasıyla etnik kökene ev sahibi yapan Vice Şehrinde de yankılandı. Vice siyasetçilerinin ilgisini çeken bu olay ile ilgili VICEGOP, Vice Social hesaplarından VICEGOP Başkanı Nicholas Chamberlain, Belediye Başkanı Alycia Kasparov'a bu durum ile ilgili belediye binasında ortak bir basın açıklaması yapmak için bir mektup yazdığı resmi paylaştı. Fakat saatler 22:00'ı gösterdiğinde Alycia Kasparov kişisel ve önemli sebeplerinden dolayı orada bulunmadı, VICEGOP Başkanı Nicholas Chamberlain, kendi ekibi ile birlikte bu basın açıklamasını gerçekleştirdi. Açıklama sırasında VCPD ekiplerinin konuşma alanına konuşma başladıktan 10 dakika sonra gelip düzenlerini kurması dikkat çekti. Nicholas Chamberlain'in açıklaması şu şekilde:

Değerli Vice Şehri vatandaşları, saygıdeğer basın personelleri... Bildiğiniz üzere günün ilk saatlerinde bu güzel gezegen, korkutucu olayla karşı karşıya kaldı. Rusya Federasyonu barbarca bir hareket ile Ukrayna'nın doğusunda yer alan ayrılıkçı bölgelerin güvenliğini gerekçe göstererek tam kelimesiyle işgale başladı. Son durumu sizinle paylaşmak istiyorum. Ne yazık ki Mariupol kenti yoğun bir bombardıman altında.. Başkent Kiev içerisindeki havalimanı ile Donbass bölgesine yakın bir konumda olan askeri havalimanı bombalandı. Ve en korkutucu kısım ise, 1986'da büyük bir facianın merkezi olan Çernobil Nükleer Santral bölgesi Rusya tarafından ele geçirilmiş bulunmakta.  Bu durum yalnızca Ukrayna için değil, Avrupa Birliği ve NATO'ya açık tehdit oluşturmaktadır. Açık konuşmak gerekirse, bu durumun diplomatik girişimlerle çözülememesi durumunda sıcak temas kaçınılmaz gerçekliğimiz olacak. Bu savaşın Ukrayna kadar bizlere de zararı olacak. Biliyorsunuz ki bu güzel şehrimiz içerisinde gerek Ukrayna kökenli gerekse Rusya kökenli vatandaşlarımız bulunmakta. Buradan başta Rusya ve Ukrayna kökenli vatandaşlarımıza sesleniyorum. Yaşanan durumlardan dolayı birbirinizi, milletlerinizi ve ülkelerinizi suçlamayınız ve kavga etmeyiniz. Durumun çok hassas olduğunu biliyorum, biliyoruz. Fakat şuan deniz aşırı bir konumda olan bizler orada yaşayan kişiler için dua etmeli ve savaşın bitmesi için ortak tepki göstermelidir. VICEGOP olarak sabah saatlerinde birtakım kararlar almıştık ve bunları Vice Social üstünden sizlerle paylaşmıştık. Buradan bu kararı tekrarlamak istiyorum.

Vice Şehri vatandaşlarımızın Ukrayna'da bulunan yakınlarının ülkemize dönebilmesi durumunda şehrimize doğrudan ulaşabilen her savaşzedeye beş bin dolar; başka bir Amerikan şehrine ulaşıp şehrimize gelmek isteyen savaşzedelere yedi bin beş yüz dolar nakit desteği sağlayacağız. İhtiyaç durumunda ise Vice Şehri Meclisi kasasında bulunan parti kasamızdaki nakit miktarının yüzde 75'lik dilimini doğrudan ilgili kurumlara bağışlayacağız. Değerli vatandaşlarımız... Sizlerden bir siyasetçi ve sizi Şehir Meclisinde temsil eden bir üye olarak çağrımı yeniliyorum. Yaşanan gerginlikten dolayı lütfen şiddete başvurmayın. Bu savaş insanlığın değil, bir avuç Sovyet sevdalısı aptalın bizlerin başına açmış olduğu zorluktur. Elbette tepki gösterebilirsiniz, en doğal hakkınız. Ancak bunları yaparken kanunlarımıza, yönetmeliklerimize uymayı ve kamu kurumları ile uyum içinde kalmaya devam edelim. Tanrı Ukrayna'yı ve halkını korusun. Gündemi ve gelişmeleri yakından takip ediyor olacağız.

Eight-Ten VCN ekibinin VICEGOP'a soruları ve cevapları!



Randolph Mitchell sordu: VICEGOP'un Social hesabından Başkan Kasparov'a gönderdiğiniz mektubu paylaştınız. Bu açıklama aslında ortak bir basın açıklaması olacaktı, fakat kendisi şu an burada değil. Neden olmadığı hakkında bir bilginiz var mı?

Nicholas Chamberlain cevapladı: Teşekkür ediyorum bay Mitchell... Eehh.. Son toplantıda kendisi yorgun görünüyordu ve bildiğiniz üzere ikinci bir hamilelik sürecinden geçiyor. Muhtemelen dinleniyor olabilir. Bugün burada siyaset üstü bir nedenden dolayı bulunduğumuz için siyasi bir söylemde bulunmayacağım.

Frederick Morgan sordu: Ukrayna vatandaşları için bütçe ayrıldığını söylediniz. Bu çok güzel ancak ViceGOP kasasından bütçe ayrılmış ve bu kararı yine ViceGOP vermiş. Bunun için kimse meclise acil toplanma çağrısı yapmadı mı? Neden partiniz bünye olarak bu kararı aldı?  Böyle bir bütçe meclisten fon olması gerekmez miydi?

Nicholas Chamberlain cevapladı: Acil toplantı için Şehir Meclisi İç Tüzüğüne göre bizim yetkimiz bulunmuyor. Çoğunlukla meclis toplantıları Pazar günü gerçekleştirildiği için ne yazık ki bir öneride bulunamadık. Bundan dolayı acil önlem olarak VICEGOP kendi iç kaynaklarını devreye alarak duruma müdahale ettik. İlk meclis toplantısında bununla ilgili acil fon ayrılması için teklif vereceğiz. Şu an aldığımız karar ise siyaset üstündedir çünkü vatandaşlardan gelen ödemeleri yine vatandaşlarımız için kullanıyoruz. Şuan burada dört meclis üyesi bulunuyor. Hepimizin ilk amacı Vice Şehrine, ülkemize hizmettir.

Henry Dunkirk sordu: Öhmm.. Tekrar Rusya ve Ukrayna meselesine dönmek istiyorum. Sosyal medyada karşılaştığım bir kaç haberde Putin'in açıkça NATO'ya ve Birleşik Devletler'e meydan okuduğu açıklamalar mevcut. Putin'in bu söylemleri ve tehditlerinin içi boş olduğunu düşünüyor musunuz? Öyleyse neden?

Nicholas Chamberlain cevapladı: Teşekkürler soru için... Rusya'nın hareketleri zaten NATO'ya karşı bir eylem, bu açık bir şey. Ukrayna işgalinin ana nedenlerinden birisi bu zaten. Dolaylı olarak da Birleşmiş Milletler'e de "Ben Rusya'yım, ben süper güç bir ülkeyim." mesajını yenilemiş oldu. Kaldı ki Kırım'ın işgali de buna en iyi örnektir. Kısacası, hareketlerin içi boş değil ve her ülkenin önlem alması gerekli.














..........Bizi ViceSocial'dan takip et!..........
           


..........EDITOR..........


Randolph Mitchell


HABER


Randolph Mitchell & Henry Dunkirk & Jacob Fabian


KAMERA


Avienda Fintscher & Frederick Morgan


Tüm Hakları Saklıdır. Daily Countdown Agency, 2022