Selahaddin Yusuf bin Eyyub, Yusuf, Selahaddin Eyyubi
El-Melik en-Nâsır
""Dostlarıyla uğraşanlar, düşmanlarıyla savaşamazlar."
Kudüs-ü Şerif esir, Mescid-i Aksâ mahzun...
1138 doğumlu Selahaddin Eyyubi, Türk-Arap birleşiminden gelen bir çocuktu. Babası ise Tikrit komutanı olarak görev alan Necmeddin Eyyub'dur. Annesi ise Selçuklular'dan Mahmud'un kız kardeşidir. Selahaddin Eyyubi'ye kürt denmesinin sebebi, o dönemde ailesiyle birlikte Azerbaycan'a göçüp bölgenin kürtleriyle yakın ilişki kurup bir nevi onlar gibi olmasıdır. Aslında kürt olmamasına rağmen tarihçelerde "Kürt Prensi" olarak geçer. Ki bunu Prof. Dr. İlber Ortaylı'da katıldığı bir canlı yayın programında belirtmiştir.
Selahaddin Mısır, Suriye, Yemen ve Filistin'in ilk Müslüman sultanı, Eyyubi hanedanının kurucusu ve tüm zamanların en ünlü Müslüman kahramanlarından birisi olarak bilinmektedir. Selahaddin, Hristiyan Haçlılarına karşı savaşmış ve bunlardan en çok bilineni III. Haçlı Seferi esnasında Lionheart Richard (Aslan Yürekli Richard) olarak bilinen I.Richard'a karşı olan mücadelesidir.

1187 yılında Kudüs Krallığı ordusunu(I.Richard'ın ordusunu) büyük bir şekilde mağlup edip, doksan senenin üzerinde Frankların işgali altında kalan kutsal toprakları geri almıştır. Şehri aldıktan sonra kana bulamaktan ziyade, Hristiyan ve Yahudi vatandaşlarına cömert şekilde davranmıştır. Kadınların, yaşlıların, fakirlerin herhangi bir kefalet ödemeden şehirden ayrılmalarına müsaade etmiştir. Çoğu kişi tarafından "Savaşçı Kral" olarak nitelendirilir; çünkü muharebede bir o kadar gaddarken, düşmanlarına karşı da bir o kadar cömert olabiliyordu. Richard, her ne kadar farklı inançlara mensup olsalar da Eyyubi'ye karşı büyük saygı duymuş ve onu İslam dünyasının kuşkusuz, en büyük ve en güçlü lideri olarak övmüştür.
Bütün bu savaşların ardından 1192 yılında Richard ve Eyyubi, ateşkes anlaşması imzalamış ve savaşı bitirmiştir. Bir sonraki sene Selahaddin vefat etmiş, vefat etmeden önce ise kişisel servetinin çoğunu halkına bağışlamıştır. Diğer yandan Eyyubi hanedanı, nesiller boyunca Mısır ve Suriye'ye hükmetmeye devam etti. Müslüman hayranları ve Hristiyan düşmanları tarafından büyük saygı gören Selahaddin, günümüzdeki tarihçelerde halen göz nuru olarak biliniyor.