İçeriğe geç

Legacy of Sir Randolph Mitchell

+205 1,752 yanıt 59,819 görüntülenme Açan the batuhan batrix ·

/// Yalnız IC mesajlar Yalnız görselli ve [ic] mesajlar, karakter adıyla. OOC konuşmalar gizli. Bulunduğun yerden ileri doğru.

Leopold GallowayPRISM · the batuhan batrix
#934 · 3 yıl önce
Alıntı yapılan: the batuhan batrix - 01.11.2022 02:41


Randy'nin Gece Hikayeleri 12. Bölüm: Masal & Sözüm kadınlara...


Gecenin en keskin gölgelerinin içinden, zihninizdeki içindeki yolculuğun tam yanından, Randy'nin Gece Hikayeleri'nden merhabalar.

Bu akşam, sizlere masallardan bahsetmek istiyorum.
Bu konuyu, benim için çok ama çok değerli bir insan ile görüştüm, önce ona anlattım.
Ve bana dedi ki: "Bunu yayında anlatmalısın Randy." Ben de onun dediğini yapıyorum ve ona selamlarımı yolluyorum.
Kendisi şu an beni dinliyor, belki bir kahvesini içerim. Çok da iyi yapar kahveyi, heheheheh.
Çocuklarınıza masal anlatmayın!
Neden diyeceksiniz, haklısınız...
Masalların neredeyse tamamı, aslında kadınları ikinci sınıf gösterir. Ve bunu minik beyinlerin içine sokar.
Gerçekten öyledir bu. Mesela Rapunzel bir kulede hapistir ve onu bir erkek kurtarmaya gelir.
Cindirella'yı prens öpünce kendine gelir.
Kadınların masallarda bir erkeğe ihtiyacı vardır. Hiç sordunuz mu? Neden?
Çaktırmadan o küçük çocuk beyinlerin içine aslında bu bilgileri biz öyle düşünmesek de sokarız.
Hiç aklımıza gelmez bu. Bakın lütfen, masal kahramanlarına... Bir tane kadın yoktur.
Kahraman olanlar, hep erkektir. Gerçekten öyledir bu.
Neredeyse hiçbir masal kahramanı eğer sonu dramatik değilse... hepsi erkektir.
Hiç kadın kahraman yoktur. O yüzden sözüm kadınlara: Kendi kahramanlarınızı çıkartmanız gerekiyor.
Kendi masallarınızı yazmanız ve çocuklara onları örnek göstermeniz gerekiyor.
Başarılı, güçlü, dimdik ayakta duran kadınları kız çocuklarına işaret etmek gerekiyor: Sen de öyle olabilirsin diye.
Yoksa bir gün geliyor ve çok geç oluyor...

Kadınlar demişken... Kadın olmak zor, genel olarak zor. Çok zor. Bizim şehrimizde, daha da zor.
Zor, kadın olmak zor. O yüzden, bir erkekten kadınlara tavsiyeler vereceğim...
Çok yüreğinizi tüketmeyin. Her sorununuzu da çözmeye çalışmayın.
Hepsini siz yapamayacaksınız... O yüzden, enerjinizi kendinize harcayın.
"Keşke" dediğiniz şeylere takılmayın... Ama, "iyi ki" dediklerinizi de sık sık yapın.
Herkesi memnun etmeye de çalışmayın... çünkü böyle bir şey yok, en azından bu dünyada yok.
Bu dünyada herkesi memnun ve mutlu edemiyorsunuz.
Bir de, sakın ola ki özverileriniz için madalya beklemeyin, vermiyorlar. En azından burada yok...
Ev, göçüp gidiyor bile olsa, her yeri toz götürüyor bile olsa... Arada sırada bir durun, kahvenizi alın, açık havaya çıkın, için ya...
Herkesin nabzına göre şekerli kahve hazırlamayın. Ve unutmayın, şeker zararlıdır.
O yüzden boşverin... Herkesin nabzına göre davranmayın.
Ve hepsinden önemlisi, bir gün takdir edileceğim diye o günü beklemeyin. O gün yok.
Ve eğer becerebiliyorsanız...
* * derin bir nefes alır. * * Sizi her zaman kendinizi iyi hissettirecek birine aşık olun... O bir kral olmasa bile...
Çünkü bu krallar ve kraliçeler, sadece hikayelerde var...
Benden bu gecelik bu kadar;
Sizleri çok ama çok seviyorum, * * öpücük sesi * * Sevgi ile kalın... İyi geceler.

Leopold GallowayPRISM · the batuhan batrix
#944 · 3 yıl önce
Alıntı yapılan: the batuhan batrix - 04.12.2022 00:39



Randy'nin Gece Hikayeleri 13. Bölüm: Ne istediğinize dikkat edin & The Rock


Sizlere bir çiftin hikayesini anlatacağım bu gece, yetmişli yaşlarda bir çiftin hikayesi.
Çok güzel bir sahilde yürüyorlarmış bu çift. Birdenbire, yürürken kadının gözüne bir parlaklık çarpmış.
Eğilmiş, parlaklığın ne olduğunu anlamaya çalışırken bunun bir lamba olduğunu anlamış.
Şaşırmış, kadın. O anda da "İster misin, bunun bir sihirli lamba olduğunu?" diye şaka yapmış eşine.
Derken birdenbire kadın onu okşamış, kumları temizlemiş ve içinden bir peri çıkmış.
Ve peri demiş ki: "Dile benden, ne dilersen!" Eşini de görmüş: "Oh, iki kişisiniz! İkiniz de dua edebilirsiniz." demiş.
Kadın bir anda heyecanlanmış, çok heyecanlanmış ve "Ben çok güzel bir gezinti gemisiyle Karayipler'de hiç bitmeyecek uzun bir yolculuğa çıkmak istiyorum!" demiş.
Ve birden bire "puf!" olmuş ve kadın gerçekten de rüya gibi bir Cruiser geminin üzerinde Karayipler'de dolaşmaya başlamış.
Eşinin bir anda gözleri parlamış ve "Harika, o zaman ben de şu an burada benden otuz yaş genç biriyle olmak istiyorum!" demiş.
Ve birden bire "puf!" diye bir ses gelmiş, eşi yanına gelmiş adamın! Adam kendine bir bakmış, yüz yaşında olmuş!
Ne dilediğimize dikkat etmek gerekir... Çok düşünmek gerekir dilemek için.
Bazen istediğimiz şeyler, aslında bizim kafamızdaki şeyler olmuyor...
Ve dilediğimiz şey yaşanıyor. O yüzden bir kez daha, ne istediğinize ve ne istediğinize hep iki kere dikkat edin...


İnsanları aslında etrafa yaydıkları enerjiye göre değerlendirmeye çalışıyorum.
"Enerji" derken, bu dünyaya katkılarına göre değerlendirmeye çalışırım yani.
O yüzden de en çok saygı duyduğum insanlar, bir şeyler yaratan insanlardır.
Tek başına bir şeyler yapıp kendi yaratıcılıklarıyla iyi yerlere gelmiş insanlar...
Tırnaklarının içinde çamurla çalışanlar... Onlar bambaşkadır.
Bu aralar en saygı duyduğum insan kim, biliyor musunuz?
Geçtiğimiz günlerde beni ringde pataklayan The Rock.
Evet, Dwayne "The Rock" Johnson'a çok büyük bir saygı beslediğimi bu gece itiraf ediyorum.
1997 yılında, The Rock henüz bir yıllık güreşçi iken WWE'deki en derin gruplardan birisi olan Nation of Domination'a girer.
Orada sürekli diğer güreşçiler tarafından ırkçılığa uğrayan Nation of Domination üyeleri, buna karşı adeta savaşa girmişlerdir.
Ama o grubun yeni üyesi The Rock, insanlar tarafından asla sevilmez, nefret edilir hatta.
Hem güreşteki yeteneği beğenilmez, hem de yaptığı konuşmalar...
Ama bir gün kendisi patlama anını yaşadı ve güreş tarihinin en önemli söylemlerinden birini yaptı.
The Rock dedi ki: "Bana üç kelime söyleniyor: Öl, Rocky, öl...
"Sizler benim döktüğüm kana, akıttığım gözyaşlarına ve terime karşı minnettarlığınızı böyle gösteriyorsunuz.
Hey, biliyor musunuz? Bu benim ten rengimin meselesi değil. Bu, bir saygı meselesi.
Ben, WWF tarihinin en geç Kıtalararası Şampiyonu oldum.
Ve bunun karşılığında ne mi aldım? Ülkenin her yerindeki arenalarda "Rocky Berbat!" tezahüratları...

Rocky Maivia birçok şey olabilir, ama "berbat" onlardan değil...

Bu bir siyah şeyi değil, bu bir beyaz şeyi değil.
Buradaki siz izleyicilere karşı bir noktaya değinmek istiyorum.
Rocky Maivia ve yeni Nation of Domination saygıyla nefes alıyor, yaşıyor ve ölüyor.
Ve biz bu saygıyı gerekli olan her yolla kazanıyoruz..."

O günden sonra The Rock kendisini geliştirmeye gün be gün devam eder ve sadece bir yıl sonra, 1998 yılında--
O dönemki WWE'nin en geç WWE Şampiyonu ünvanını kazanır.
Bir yıl boyunca The Corporation adında, şirketin en büyük grubunda yükselen The Rock,
Orada da ihanete uğrar ve kendisini "Halkın Şampiyonu" ilan eder. Halk da bunu kabul eder...
Ve halen üstünden 23 yıl geçmesine rağmen, o halen halkın şampiyonudur...
İyi ki varsın güzel dostum Rock, iyi ki VFC'ye geldin, bizleri mutlu ettin. İyi ki benim dünyama bir şeyler kattın...
Benden bu gecelik bu kadar, sizleri çok ama çok seviyorum, sevgi ile kalın...