Alıntı yapılan: GoldenPasa - 09.02.2022 14:13
Gürcistan..
Güney Kafkasya'da yer alan ülkedir. Eski Sovyet cumhuriyetlerinden biri olan Gürcistan'ın kuzeyinde Rusya, doğusunda Azerbaycan, güneyinde Ermenistan yer alır. Ülkenin batı sınırını Karadeniz belirler.
Peki ya bu güzel ülkede büyük soygun nasıl başarıldı? Sizi bir aşağıdaki paragrafa davet ediyorum!
1907 Tiflis Banka Soygunu 26 Haziran 1907 tarihinde Gürcistan'ın günümüzde başkenti olan Tiflis şehrinde gerçekleşmiş silahlı bir soygundur. Sevk edilmekte olan yüklü miktarda nakit para, Bolşevikler tarafından devrimci faaliyetlerine kaynak oluşturmak üzere çalındı. Soyguncular, posta ofisinden Rus İmparatorluğu Devlet Bankası'nın Tiflis şubesine gitmekte olan posta arabası ve korumalarına Erivan Meydanı'nda (şimdiki adı Özgürlük Meydanı) bomba ve silahlarla saldırdı. Resmi kaynaklara göre saldırı sonucu kırk kişi hayatını kaybetti ve elli kişi yaralandı. Soyguncular,
341.000 ruble (2008 yılında yaklaşık 3.4 milyon Amerikan doları) ile birlikte kaçtı.

Saldırı; Vladimir Lenin, Josef Stalin, Maksim Litvinov, Leonid Krasin, Alexander Bogdanov gibi üst düzey Bolşevikler tarafından organize edildi ve Stalin'in uzun yıllardan beri işbirlikçisi olan Kamo'nun öncülüğünde Gürcü devrimcilerden oluşan bir çete tarafından gerçekleştirildi. Soygun ve cinayetler, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin Beşinci Kongresi'nde bu tür faaliyetler açıkça yasaklanmış olduğu için RSDİP içerisinde Bolşevikler'e karşı öfke doğmasına neden oldu. Bunun sonucunda Lenin ve Stalin kendilerini olaydan uzak tuttular. Bu ve takip eden soygunlar sonucu gelişen olaylar, Bolşevikler içinde Lenin'in ve Bogdanov ile Krasin'in destekçileri arasında bölünmeye neden oldu.
Hırsızlığın arka plan hikayesi..
Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin devrimden önceki öncülü Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi (RSDİP) 1898 yılında kurulmuştu. Partinin hedefi Rus İmparatorluğu'ndaki ekonomik ve siyasi düzeni Marksizm'e uygun bir şekilde proleter bir devrimle değiştirmekti. Siyasi etkinliklerin dışında, RSDİP ve diğer devrimci örgütler (anarşistler ve Sosyalist Devrimciler) devrimci faaliyetlerine kaynak oluşturmak amacıyla hükûmete veya özel sermayeye ait kaynakları gasp edip "el koyma" olarak adlandırmak gibi saldırgan eylemlerde de bulundulular.
Bolşevikler soygunların devam etmesini desteklerken, Menşevikler devrime daha barışçıl ve kademeli bir yaklaşımı savunup militan operasyonlara karşı çıktılar. Kongreden çıkan sonuç, "el koymalar" dahil bütün saldırgan eylemlere katılmak veya destek olmak disorganize edici ve ahlâksızca karşılanarak ayıplandı. Bu eylemlere karışan kişilerin partiden uzaklaştırılması kararlaştırıldı. Bu öneri %65 oyla kabul edildi ve %5 tarafından reddedildi (diğerleri çekimserdi veya oy vermediler). Menşevik ve Bolşeviklerin hepsi bu öneriyi kabul etti.
Lenin'in polis tarafından çekilmiş fotoğrafı, Kasım 1895
Soygun günü..
Saat tahminen sabah 10:30;
Saldırı gününde, 26 Temmuz 1907, Stalin dahil saldırıyı düzenleyen yirmi kişi, Yereven Meydanı yakınlarında (seminary, banka ve vali konağından iki dakikalık mesafede) planlarının son aşamalarını bitirmek için buluştular. Toplantıdan sonra saldırıya hazır bir biçimde önceden kararlaştırdıkları yerlere dağıldılar. Rus yetkililer Tiflis'te geniş bir eylemin devrimciler tarafından planlandığının farkına vardılar ve ana meydandaki güvenlik güçlerinin sayısını arttırdılar. Saldırıdan hemen önce, aldıkları bir ihbar sonucu Yerevan Meydanı'nda her sokak başına bir görevli yerleştirildi. Bu arttırılmış güvenlik önlemleriyle başa çıkabilmek için, çete üyeleri saldırıdan önce her bir görevlinin yerini saptadı ve yukarıdan meydanı izlemeleri için binaların üzerine gözcüler gönderdi.
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi. Çetenin geri kalanından farklı olarak Kamo süvari yüzbaşısı kılığına meydana bir faytonla geldi.
Komplocular soyguna hazırlık olarak meydanın hemen önündeki Tilipuçuri adlı meyhaneyi ele geçirdi. David Sagirashvili adında bir şahitin ifadesine göre, daha sonra soygunculardan biri olduğu ortaya çıkan arkadaşı Baçua Kupriaşvili kendisini bir meyhaneye davet edip orada kalmasını istedi. Sagirashvili Meyhaneye girdükten sonra silahlı adamların insanların buradan çıkmasına engel olduğunu fark etti. Silahlı adamlar bankaya ait olan posta arabasının meydana yaklaştığını işaretini alınca silahlarını çekip binadan hızlıca ayrıldılar.
Rus İmparatorluğu Devlet Bankası'nın Tiflis şubesi paranın posta ofisinden Devlet Bankası'na posta arabasıylayla taşınmasını kararlaştırmıştı. Posta arabasında tüfekli iki koruma, bankanın kasiyeri ve muhasebecisi ve para vardı. Korumalarla dolu başka bir fayton arabayı takip ederken, atlı korumalar da arabaların önünde, yanında ve arkasında yolculuk ediyorlardı.
Posta arabası sabah 10:30 civarında kalabalık meydana geldi. Kupriaşvili işareti verdikten sonra soyguncular arabaya el bombaları ile saldırıp at ve korumaların çoğunu öldürdükten sonra arabayı ve meydanı koruyan güvenlik görevlilerine ateş açtı. Bombalar her yöne atıldı. Gürcü gazetesi Isari'nin haberine göre "Korkunç saldırının top atışı mı yoksa bombaların patlaması mı olduğunu söylemek imkânsızdı ... Gürültü her yerde paniğe yol açtı ...

Sıradan bir fayton. Soygunda buna benzer bir araç kullanılmıştı.
Kaçırılan paralar nasıl kullanılacak ve bozdurulacaktı?
Çibriaşvili, Kamo atının üzerindeyken arabadan alabildiği kadar para destesini posta arabasından almaya çalıştı ve Kamo ve başka bir soyguncuyla birlikte parayı Kamo'nun faytonuna fırlattılar. Zamanları yetmediği için yirmi bin rubleyi istemeden arkalarında bırakmak zorunda kaldılar.
Bu paranın bir kısmı posta arabası sürücülerinden biri tarafından çalınmıştı fakat sürücü daha sonra hırsızlıktan tutuklandı.
Kamo parayı güvene aldıktan sonra meydanı hemen terk edecekken yolda bir polis vagonuyla karşılaştı. Süvari yüzbaşısı taklidi yaparak "Para güvende. Meydana koşun." diye bağırdı. Vagondaki polisler emrine itaat etti ve bir soyguncu tarafından kandırıldıklarını anlayamadılar. Kamo çetenin karargahına gidip kıyafetini değiştirdi. Bütün soyguncular da hızlıca olay yerinden uzaklaştı ve hiçbiri yakalanmadı.
Eliso Kupriaşvili hemen üzerini çaldığı öğretmen kıyafetiyle değiştirdi ve meydana geri dönüp olay yerini izledi. Ölen insan ve atlar dışında elli kişi yerde yaralı yatıyordu. Yetkililer sadece üç kişinin öldüğünü bildirseler de Okhranka arşivleri gerçek sayının kırk civarında olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Devlet Bankası ne kadar paranın çalındığını tam olarak bilmese de yaklaşık 341.000 ruble, 2008 yılında 3.4 milyon Amerikan doları tutarında olduğu tahmin edilmektedir.Yaklaşık 91.000 ruble küçük ve takip edilmesi zor banknotlardaydı, geri kalanı ise değerli 500 rublelerdi ve seri numaraları polis tarafından bilindiği için bunları kullanmak zordu.
Soygunda elde edilen işaretsiz banknotları bozdurmak kolaydı fakat 500 rublelik banknotların seri numaraları yetkililer tarafından bilindiği için Rus bankalarında bozdurulmaları imkânsızdı. 1907'nin sonuna doğru Lenin 500 rublelik banknotları ülke dışında bozdurmaya karar verdi. Krasin bir kalpazana bazı banknotların seri numarasını değiştirtmeye çalıştı. İki yüz adet beş rublelik banknot, Martin Liadov tarafından Stalin ve Bogdanov'un eşlerinin Lenin'in Kuokkala)'daki evinde diktiği yeleğin içinde ülke dışına kaçırıldı. Lenin'in planına göre ele geçirilen 500 rublelik banknotların aynı anda farklı kişiler tarafından Avrupa'daki farklı bankalarda bozdurulmalıydı. Jitomirski bu plandan haberdar oldu ve Ohrana'ya bildirdi. Ohrana, Avrupa genelinde polis karakolları ile iletişim kurup, seri numarası bilinen banknotları bozdurmaya çalışan herkesin tutuklanmasını istedi.
Ocak 1908'de birkaç kişi para bozdurmaya çalışırken tutuklandı. The New York Times'ın haberine göre 500 rublelik bir banknotu bozdurmaya çalışan bir kadın, polis tarafından tutuklanınca polisler geldikten sonra suç ortaklarıyla buluşma planına ait delilleri yutmaya çalıştı. Polis memurları kadının boğazını sıkarak kâğıtları yutmasını engelleyerek kâğıttaki bilgiler üzerine suç ortaklarını tren istasyonunda tutukladılar. Bu kişilerden en çok tanınanı Paris'te Gare du Nord'daki trenine metresi ile ve üzerinde Londra'da bozdurmayı planladığı 12 adet 500lük banknotlarla yakalanan Maksim Litvinov'du. Fransa Adalet Bakanlığı Litvinov ve metresini etti ve bu durum Litvinov'un iadeini isteyen Rus hükûmeti tarafından öfkeyle karşılandı.
Gerçekleşen hikayenin sonucu..
Kısacası soygunda kaçırılan paraların bir kısmı o zamanlardaki dövizcilerde ve el altından çevrildi. Büyük paranın bir kısmı çevrilse de bir kısmı hükümete geri gönderildi. Başarılı ancak bir çok hata yapılan bu soygun tarihe adını yazdırmayı başardı.
Soygunun gerçekleştiği Erivan Meydanı'nın adı 1921 yılında Sovyet yetkilileri tarafından Lenin Meydanı olarak değiştirildi. 1956 yılında ise Lenin'in büyük bir heykeli meydana dikildi. Kanlı soygun için suçlu bulunmasına rağmen, Kamo'nun bedeni Erivan Meydanı yakınlarında bulunan Puşkin Bahçeleri'nde heykeltıraş Iakob Nikoladze tarafından yapılmış bir anıtla birlikte gömülüydü. Stalin'in yönetimi sırasında bu heykel kaldırıldı ve Kamo'nun kalıntıları başka bir bölgeye taşındı. Lenin'in heykeli ise Sovyetler'in son birkaç ayından biri olan 1991'in Ağustos'unda yıkılarak 2006 yılında yerine Özgürlük Anıtı dikildi. Meydanın adı da 1991 yılında Lenin Meydanı'ndan Özgürlük Meydanı'na çevrildi.