
Gus dedektif büroda geçirdiği aylar boyunca işine alışıldık bir memur ciddiyetinden fazlasını verdi. Sokak görevinden gelen bir polis için dedektif büro yalnızca farklı bir masa değildi; kendini kanıtlama fırsatıydı. Dosyaların peşinden gitmesi, raporlarını eksiksiz tutması ve soruşturmaları aksatmaması bu yüzden tesadüf değildi.
Teğmen Nelson'ın açığa alınmasıyla büro bir süre başsız kaldı. Bu süreçte Gus, bütün büro arkadaşları ve amiri Pavlov ile birlikte çalışmaya devam etti. Büro içindeki işleyişin tamamen dağılmaması için herkes elinden geleni yaparken, Gus da bu düzenin bir parçası olarak görevini sürdürdü. Onun zihninde basit bir düşünce vardı: Teğmen geri döndüğünde kimin gerçekten çalıştığını görecekti.
Nelson geri döndüğünde ise beklenen olmadı. Büro içindeki düzeni beğenmeyen teğmen, kısa süre içinde dedektif büroyu askıya aldı. Böylece aylar boyunca verilen emek bir anda anlamını yitirdi ve bütün personeller Saha Hizmetine geri döndü.
Bu karar Gus için küçük ama önemli bir kırılma noktası oldu. Terfi umuduyla çalışan bir polis olmaktan çok, sistemin ne kadar hızlı değişebildiğini görmüş bir polis haline geldi. Büro kapanmış olabilir, fakat şehir hâlâ aynıydı.
Gus arafta kaldı, ne olacağını zaman gösterecek..