Hey, hey! Hah, daldın sanırsam. Pekala, hikaye sadece orada sona ermiyor. Hadi, yola çıkıyoruz. O sırada sana anlatmaya başlayayım.
Ben mi? Ah, kendimi tanıtmadım. Benim hatam. Adım Kael Smith, Kanada'da dünyaya geldim. Annemi küçük yaşlarımda trafik kazasında kaybettim, babam beni tek başına yetiştirdi. Lise hayatımın başlarına kadar tek arkadaşım amcam oldu, çevremdeki diğer insanlara kıyasla pek sıcak kanlı değildim, bu huyum da küçüklüğümde yalnız kalmama sebep oldu. Babam sakin bir hayat yaşayıp odağını işine verse de, -vergi memurluğu yapıyordu- amcam daha özgür ruhlu biriydi. Hayatının büyük bir kısmını Amerika'da geçirdiği için ona arada sırada Kanada'lı olduğunu hatırlatmam gerekiyordu. Oturduğumuz bölge ABD sınırlarına gitmeye müsait olduğu için sık sık Ottawa'dan Toronto'ya, daha sonra da sınır kapılarından geçip Detroit'e giderdik. Amcam Dean Smith, '01 model Corvette C5 sürüyordu, sık sık direksiyon başına geçmem için bazı ucuz bahaneler söyleyip, benim sürmemi istiyordu. Kanada'nın genelde kar tutan yollarında bu aracı sürerken zorlansam da, Amerika kısımlarında -Detroit, Kansas- oversteer tekniğini kullanmakta pek zorluk çekmedim. Lise üçe geçtiğimde Dean'in aracında ilk yarışıma girdim, akşam saatlerinde alkolü fazla kaçırdığı için erkenden uyuyakalmıştı, C5'in anahtarlarını kapıp otelin otoparkından ayrıldım, Detroit'te gece saatlerinin vazgeçilmezlerinden olan genel olarak gençlerin bulunduğu drag yarışlarından biriydi bu. Rakibim siyah renkli '02 Camaro SS sürüyordu, kafasından başlayıp beline doğru ilerleyen garip bir dövmesi vardı. Amcamın bana sık sık anlattığı şeyleri uygulayarak, vites geçişlerine dikkat ederek yarışı kazandım. Pek zorlanmış ya da keyif almış gibi hissetmedim, drag yarışları anlamsız geliyordu. Sadece düz yolda gitmek ilgi çekici değildi, yine de bu olayın ardından sürdüğüm C5'i ne kadar sevdiğimi fark ettim.
Amcam durmadan aracın üzerinde çalışıyordu, hatta bir hafta sonu ben okula gitmek için evden ayrılırken onu tam yola çıkacağı sırada onu yakaladım, bana bir işi olduğunu ve tekrardan Detroit'e, oradan da Florida taraflarına gidip eski tamirci dostlarıyla görüşeceğini söyledi. Mekanik olarak fazla tecrübesi yoktu, ama zamanında bu "dostlarına" oldukça fazla para gömdü. Birkaç haftalık serüveni bittiğinde ve eve geldiğinde aracın dış görünüşü pek farklı değildi, fakat aracı tekrardan sürdüğümde bu aniden gelen sürüş rahatlığının sebebini sordum, süspansiyonlar ile ilgili birkaç laf edip beni garajından kovdu. Dean sabit bir işte çalışmıyordu, bu paranın nereden geldiği benim için hep bir merak konusuydu. Sonunda liseyi bitirdim, 2012 yılında biriktirdiğim paralar ile ilk aracımı aldım. Daha önceden gemi olarak hitap edilen Amerikan araçları ile istemsizce içli dışlı olsamda, ilk seçeneceğim bir Impreza almaktı. Aracı ilk Dean ve yarışlar sayesinde edindiğim arkadaşlarıma gösterdiğimde alay ettiler, fakat içten içe doğru kararı verdiğimi hissediyordum. Impreza'yı sık sık uğradığım üç şehirde bulabildiğim ve yerliler tarafından kullanılan tüm rotalarda denedim, Kanada'nın buzlu yollarında Impreza'dan daha iyi bir araç olamayacağına kendimi inandırmıştım, fakat amcamın yanından ayrılmayıp Blobeye'ımı bir drag yarışında test etme şansını yakaladım, AWD sistemi sayesinde rakibime yakın bir sonuç alsam bile çoğu zaman kazanmam için yeterli olmadı, Dean bunu zamanla fark edip benle ortak çalışmaya başladı.
Üyesi olduğu ekibe beni de dahil etmek için çeşitli kişiler ile görüştü, ve en sonuda bende onlardan biri oldum. Sanırım azmimi sonunda gördü, en iyilerden olmasam bile ortalama üstü bir sürücüydüm, fakat sürüşten iyi yaptığım bir şey varsa o da yarışçıları bir araya getirmekti.
Bu üç bölgede yaptığımız yarışlar genelde yasaldı, yasa dışı yarışlara katılmak için insanların cesaretlendirilmeye ihtiyacı olduğunda ve bu yarışlar için mekan ayarlama konusu açıldığında gözler bana dönüyordu. Amcam da geri kalmayıp, çeşitli Vette modellerini sokaklarda deneyerek bana katıldı. Arada bir kendi araçlarımızı kenara bırakıp test etmemiz için bize sağlanan bu araçlar ile yarışlaya katıldığımız da oluyordu. Lise hayatımı sonlandırdıktan sonra geçen yıllarım tamamen yasa dışı yarışlarda yarışmak, yarışmaktan daha çok organize etmek ile geçti. Oldukça uzun süren ve elime bolca paradan başka bir şey getirmeyen aktivitelerimi amcam direktifinde LESAMURAI adına yarışan ekibi adına yapmaya başladım. Ottawa'da ekip adına yaptığım işleri yapmaya devam ettim, oturttuğum düzen işliyordu, tek derdim Impreza'yı sokakta yarışmaya daha uygun hala getirmekti -vites geçişlerini dengelemek ilk hedefim oldu- bunu da hallettikten sonra Reiji ile tanıştım. Kendisi Japon'ya dan buraya gelmiş, rekabeti seven ve bizler gibi kendi bölgesinde LESAMURAI adına yarışan bir yarışçıydı. Onun Import ve export işlerine elimden geldiğince yardım ettim, beraber geçirdiğimiz zamanlar sona erdiğinde de bana Avrupa'da geçecek olan uzun yolcuğundan bahsetti, Reiji Kanada'dan ayrıldıktan birkaç ay sonra organizasyonun uygulamasından yeni bir görev aldım. Ayrıca, organizasyona katıldıktan sonra çeşitli Impreza modellerini deneme şansını yakaladım. Hawkeye, bugeye gibi klasik STI'ların yanında Impreza P1 gibi nadir bulunan modelleri test ettim. | |
Florida taraflarına gitmem, bir süre boyunca bölgeyi gözetlemem ve orada oluşacak LESAMURAI ekibinin temel ihtiyaçlarını -mekan vs.- karşılamam istendi, bu çarğıdan birkaç gün sonra da Reiji de beni arayıp Amerika'da yapacağımız aksiyonlar hakkında beni bilgilendirdi.
Kanada'daki işlerimi bırakıp çantalarımı paralarım ile doldurum, Impreza'm ile Amerika'nın kuzeyinden, güneyine doğru uzun bir yolculuğa çıktım. Yarışarak, bulunduğum bölgenin tadını çıkartarak istikametime iki haftada ulaştım, Florida'ya ulaşıp Vice şehrine geldiğimde alışmam pek zor olmadı, geçirdiğim bir-iki hafta içinde rotaların bir kısmını ve yarış konusunda sözü geçen insanları/ekipleri tanıdım.
Görünüşe göre şehirde işlerini oldukça iyi yürütmeyi başarabilmiş yaklaşık üç ekip vardı. Gece saatlerinde Casper Livingston adlı bir herifin düzenlediği, San Fierro'nun güzelim sokaklarını inleten birkaç toplu yarışa katıldım. Yarışlardan birkaçını kazandıktan sonra sık sık konuşmaya başladık, bana kendi ekibinden bahsetti, 666 denilen ve genelde gençlerden oluşan ekibin liderliğini üstleniyordu. Fakat tanışmamızın ardından bir ay içinde ekibi dağıldı ve yarış işlerini aynı benim Ottawa'da önceden yaptığım gibi, tek başına ilerletmeye koyuldu. Bu fırsatı kaçırmamam gerektiğini düşünerek organizasyonda üstümde bulunan birkaç kişiye telefon ile ulaştım, son olarak Dean ile görüştükten sonra Casper'ı ve dağılan ekibinden yanında kalanları Amerika'da sağlam adımlar atmak üzere LESAMURAI bünyesine kattım. | |
Daha sonra diğer görevlerime kafa yormaya başladım, Casper'ın bu şehirdeki bağlantıları sayesinde Verdant Bluffs'ta önceliğimiz olan garajımızı açtık. Önceden Detroit, Toronto ve Ottawa arasında en büyük ve en işlevli garajımız Toronto'nun güneyinde bulunuyordu, fakat Vice'ta elde ettiğimiz mekan onun ışığını çoktan söndürmüştü. Bu olaylar ile uğraşırken, Impreza ile yaptığım test sürüşlerinden birinde dayanıksız olmasıyla bilinen, Impreza modellerinin rakibi Lan-Evo'lara karşı en büyük dezavantajı olan EJ motoru bakımlarıma rağmen dayanamadı ve contalarıma veda etmek zorunda kaldım. Bu olayı sır gibi saklayıp aracımı güvenli bir yere çektikten sonra, tüm bu olaylardan önce yola çıkmadan çağrısını aldığım Reiji'yi beklemeye koyuldum.
Evet, geldik. Burası son durak. Az önce bahsettiğim garaj burası, şu anda Amerika'daki neredeyse tüm LESAMURAI organizasyon üyelerinin faaliyet gösteren kesimi burada bulunuyor. Onları gün içinde tamirhaneyi ziyat ederek görebilir, sohbet edebilirsiniz.