Moritz Schulze, 1996 yılında Frankfurt da dünyaya geldiği biliniyor. Geçmişi hakkında kayıtlara geçen detaylı bir bilgiye rastlanılmamıştır. Kendine sorulduğunda ise ailesi ile ilgili bir şey hatırlamaması ve kendisinin farkında vardığı yaşlarında Waisenhaus da ''Yetimhane''olduğu kayıtlara geçmiştir. Küçük yaşlarında yalnızlıktan dolayı oluşan psikolojik sorunlar, yalnızlık sendromu gibi sorunları olan Schulze yetimhane de olduğu zamanlarda psikolojik destek almış ancak bir gelişme görülememiştir. Hayatında ki dönüm noktalarından birisi olan olayı şu şekilde anlatıyor: ''Sanırım on yaşındayım, aile dostumuz olduğunu söyleyen bir aile geldi ve beni oradan almak istediklerini söyledir. Bana sorduklarında ise ailemi bile tanımadığımı onları da bilmediğimi söyledim. Beni odadan çıkarttıktan sonra yetimhane müdürü ile konuştular ve nasıl olduğunu bilmediğim şekilde beni oradan çıkarttılar. Bence başkasının benim kaderim hakkında aldığı en yanlış karar bu olmalı.'' şeklinde ifade etmiştir. Onu yetimhaneden çıkartan aile ile bir süre yaşadığı ve bu sürede oluşan psikolojik sıkıntılarının geçtiğini belirtmiştir, bu süreç çokta uzun olmayacaktır tabii ki de. İçerisinde ki yalnız kalma korkusu onun için en büyük sorun ve bu sorunların üstesinde gelecek bir yaşta olmayan Schulze yeni ailesi ve psikolog yardımı ile bu sorunu atlatmaya çalışır. Tabii ki de bir süre sonra aslında oraya hiç ait olmadığını anlamıştır, yaşadığı ailenin üç tane çocuğu olması Schulze'e sürekli psikolojik baskı, zorbalık gibi durumların yapılması psikolojik sorunlarını tetiklemesine sebep oluyordur. On dört yaşında yaşadığı evden kaçan Schulze sefil bir yaşantı sürdürmüş, dışarıda ki aileleri ile gezen ve şık giyinimi olan çocukları her zaman kıskandığını söylemiştir. Ancak onun için o dönemde en büyük sorunu açlık olmalı ki ilk suçlarından birisini aslında o zaman işlemiş, aşırı aç olmasından dolayı bir marketten yiyecek bir kaç şey çalmış ve orada ki çalışanlardan birisine yakalanmıştır. Schulze'nin hırsızlık yaptığını fark eden market çalışanı Schulze'e orada vurmuştur ve çevresinde ki bir kaç insanın ''Çocuğu neden dövüyorsun'' diye tepki göstermesinden sonra Schulze adam kendini ifade edemeden kaçmıştır. Bu olayda bir kaç yıl sonra aynı yere gitmiştir, bu süreçte birçok suç işlemiş olan Schulze kendisi döven adam ile tartışmaya girmiş adamın kendisine saldırması sonucundan adamla kavga etmeye başlamıştır. Kavga esnasında adama cebinde ki bıçakla vurmuş ve adam yere düştükten sonra olay yerinde hızlıca uzaklaşmıştır. Polis tarafından bir süre aranmış ve tam iki ay sonra yakalanmış, bu suçu işlediğinde Jugendliche"genç" kapsamında olduğundan buna göre yargılanacaktır. Almanya da çocuk zamanlarda işlene suçlarda ceza süreleri çok uzun değildir ancak Schulze cinayet işlemiştir. Bu olayda tek cezasını hafifletecek durum ölen adamın kendisine saldırmasıdır ve cinayet delili olan bıçak ortada yoktur. Sonuç olarak mahkemeye çıkmış ve cezasını almıştır sıkıntılı bir ruh halinde olan Schulze, iafedesialındığı sırada şunları söylemiştir: ''On dört yaşındayken ilk yemeğimi çaldım ve On altı yaşındayken ilk kez birisinin hayatını çaldım''.