
Jonah Harlaw 26 yaşında, Gwayne'n iki yan evinde oturan komşusuydu. Babası bir dedektif, kendisi de onun yolunda yürümek isteyen bir çocuktu. Polisiye romanlar okurdu, babası evde değilken onun çalışma odasındaki dosyalarını karıştırırdı.
Ufak yaşlardan beri sağlam bir dostlukları olan Jonah ve birbirlerini sevip sayar, birbirlerine güvenirlerdi. Arkadaş grubunun girdiği kavgalardan, olaylardan çoğunlukla onları dışa çekip kurtarmaya çalışırken bazen de kendini olayların ortasında buluyordu. Liseden sonra üniversite için Florida'ya gitti, bu sırada Seattle'daki babası kendisinden üst rütbede olan memurların yaptığı haksızlık ve rüşvet olaylarına göz yummaması, itiraz etmesi sebebiyle meslekten ihraç edildi. Hakkını aramaktan çekinen Jonah'ın babası emekli hayatı sürmek için eşiyle Montana'ya yerleşti.
Bu olaydan sonra Jonah Seattle'a dönmedi ve Florida'da kalmaya karar verdi. C.L.A.W projesi için Gwayne onu aradığında uzunca bir konuştular. Babasına yapılan haksızlığın da yarattığı etkiyle bu davadan etkilendi ve katılma kararı aldı.